karabuk
İmsak 05:44
Güneş 07:08
Öğle 13:06
İkindi 16:18
Akşam 18:53
Yatsı 20:13
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
trafik kazasi gecirdi futbol hayati bitti sacma sapan tutanak tutulmus burada
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Eylül, 2024 20:30 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 3dk

Trafik kazası geçirdi, futbol hayatı bitti: “Saçma sapan tutanak tutulmuş burada”

Bolu’da geçtiğimiz Mayıs ayında trafik kazası geçiren ve 3 ameliyat olan 25 yaşındaki futbolcu Umutcan Şeremet, “Futbol hayatım bitti” dedi. Mahkeme sürecinde kendisine haksızlık yapıldığını belirten Şeremet, “Mahkeme, tek taraflı kaza olarak göstermiş bizim kazamızı. Hiçbir araba olmadığını söylüyorlar. Ama karşı tarafın, bize vuran adamın plakası var” diye konuştu.
Olay, 22 Mayıs 2024 tarihinde D-100 kara yolunun Kuruçay Mahallesi mevkiinde meydana geldi. İddiaya göre, İstanbul istikametinde seyreden S. G. yönetimindeki 14 AAF 652 plakalı Tofaş marka otomobil, C.B. idaresindeki 14 KJ 972 plakalı hafif ticari aracın önüne aniden manevra yapmasıyla çarpıştı. Meydana gelen kazada Tofaş’ta yolcu konumunda bulunan Umutcan Şeremet (25) ayağından yaralandı. Amatör kümede futbol kariyeri devam eden kaleci olarak devam eden Şeremet, kaza sonrasında 3 ameliyat geçirdi. Yaşamını olumsuz etkileyen kazanın ardından, Umutcan Şeremet hiçbir şekilde hak talep edemedi. Kaza tutanaklarının ve mahkeme karanının yanlış olduğunu dile getiren Şeremet, hafif ticari aracın kasıtlı olarak manevra yaptığını belirtti. Davanın peşini bırakmayacağını ifade eden Şeremet, “Futbol hayatım bitti” dedi. Öte yandan, mahkemeye sunulan evraklarda kazanın tek taraflı olduğunun belirtildiğini dile getiren Şeremet, “Bu adamın plakası yazıyor tek taraflı kazaysa adamın plakası niye yazıyor? Yani bu saçma saçma tutanak tutulmuş burada” diye konuştu.

“3 tane ameliyat oldum”
Ayağının üzerine 4 aydır basamadığını ifade eden Umutcan Şeremet, “22 Mayıs tarihinde yanımda yeğenim vardı. Birlikte arabayla seyir halindeydik. Daha sonradan Çaydurt’tan Bolu istikametine gelirken EDS’lerin orada, biz sol şeritte arka yeğenim yavaş yavaş giderken önümüze birden manevra yaptı. Önümüzde frene bastı. Sonradan biz de ne olduğunu anlamak için selektör attık buna bu da durmadı hiçbir şekilde. Ondan sonra bu önümüzden seyir halinde devam ediyordu. Bilerek yapılmış gibiydi. Daha sonradan bu devam ediyordu. Sanayinin orada Kuruçay Köprüsü’nü geçtik, hızımız 90 civarındaydı arabamız Tofaş’tı zaten. Daha sonradan biz tam bunu sollamaya çıktık. Önümüze birden manevra yaptı. Bizi sağ ön çamurluktan bize hafiften hasar verdi. Biz de dengemizi kaybederekten refüje vurduk. Oradan yol kenarına savrulduk. Daha sonradan ben ayağım gördüğümde kemik dışarı çıkmıştı. Ayağım ters dönmüştü. Kemik dışarı çıkmıştı benim. Ambulansla hastaneye gittim. Ameliyata girdim. 3 tane ameliyat oldum. 4 aydır falan yatıyorum. Ve hala daha ayağımın üzerine düzgünce basamıyorum” dedi.

“Benim dosyamı kapatmışlar”
C.B.’nin ifadelerinde kazaya karışmadığını belirtmesine tepki gösteren Şeremet, “C.B.’nin ifadelerinde suçunun olmadığını söylemiş. Hiçbir türlü ben kazaya karışmadım falan demiş. Kamera kayıtlarımın olduğu söyleniyor. Polisler kamera kayıtlarının olduğunu söylüyor. Kamera kayıtları var sağ şeritte gösteriyorlar. Yani biz sağ şeritte gidiyormuşuz sözde. Biz kazayı sol şeritte yapıyoruz. Yani kamera kayıtları nasıl, kamera kayıtları oluyor anlamıyorum. Arabamızdan kıvılcım çıkıyormuş bizim. Yani saçma saçma şeyler yazılmış tutanaklara. Ve adamın bir ifadesiyle benim dosyam kapatılmış. Ben adamdan şikayetçiyim ve ben şu anda hiçbir türlü hak talep edemiyorum. Benim dosyamı kapatmışlar. Yani benim haberim olmadan ben bugün adliyeye gittim kendim öğrendim. Eğer ben bugün adliyeye gitmeseydim benim bu dosyamın kapandığından haberim yoktu yani. Ben bugün adliyeye gidip de öğrendim dosyanın kapandığını” ifadelerini kullandı.

“Futbol hayatım bitti”
Futbol hayatının bittiğini dile getiren Şeremet, “Ben futbol oynuyordum zaten. 13 yıldır lisanslı futbolcuyum. Futbol hayatım bitti. Oradan yine az çok bir ekmeğimiz kazanıyorduk. Ya o önemli değil. 4 aydır iş güç göremiyorum. Şimdi köyde hayvancılık var, dükkanımız var. Yani hiçbir iş yapamıyorum. 4 aydır evde yatıyorum yani. Sadece yaptığım tek şey” dedi.

“Mahkeme, tek taraflı kaza olarak göstermiş bizim kazamızı”
Tekrardan dava açılması için koşturacağını dile getiren Şeremet, “Tekrardan dava açılması için sonuna kadar koşturacağım. Şimdi ben şöyle bir şey söyleyeyim. Karşı taraftaki insanın kim olduğunu da biliyorum. Bulduk yani. Onu da bulduk. Ben ondan güzelce rica edeceğim. Gelip yüz yüze konuşalım. Hani doğruları anlatması için ondan gerçekten güzelce rica edeceğim. Benim kesinlikle burada gidip adamla itişmek, kakışmak hani kötü olmak değil. Öyle bir niyetim yok. Ben sadece bu adamın cezasını almasını istiyorum. Bu gitsin adliyelerde, sağda solda uğraşsın. Ben parasında pulunda da değilim. Tazminatında falan da değilim. Bu adamın cezasını çekmesini istiyorum sadece. Başka hiçbir şey istemiyorum. Mahkeme, tek taraflı kaza olarak göstermiş bizim kazamızı. Hiçbir araba olmadığını söylüyorlar. Ama karşı tarafın, bize vuran adamın plakası var. Dosyalarda yazıyor. Bu adamın plakası yazıyor tek taraflı kazaysa adamın plakası niye yazıyor? Yani bu saçma saçma tutanak tutulmuş burada” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bu haberin kategorisini takip et:
yeni1
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mart, 2026 13:10 tarihinde yayınlandı
0
0
Okuma Süresi: 3dk

BBP Genel Başkanı Destici: “Trump ve Netenyahu gibi liderler dünya tarihinden silinmelidir”

 Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu sert sözlerle eleştirerek, "Trump ve Netanyahu gibi liderler dünya tarihinden silinmelidir" dedi.
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, bir dizi ziyaretler için Karabük'e geldi. İlk olarak Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya'yı ziyaret eden Destici, çalışmalarında başarılar diledi. Destici, Büyük Birlik Partisi Karabük İl Başkanlığında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın zorluklarına dikkat çeken Destici, "Öyle bir coğrafyada bulunuyoruz ki İbn-i Haldun'un dediği gibi ‘Coğrafya kaderdir.' Biz de kaderimizi yaşıyoruz. Cennet vatanımız, şehit kanlarıyla sulanmış mübarek bir vatandır. Bu vatana sahip olmanın ve onu korumanın bir bedeli vardır. Bu toprakların her karışında şehit kanı vardır. Gerektiğinde biz de kanımızı akıtarak bu toprakları koruyacağız" dedi.
Bölgede yaşanan gelişmelere değinen Destici, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sürdüğünü, Suriye'deki karışıklığın tam olarak sona ermediğini ifade ederek, "Irak adeta üçe bölünmüş vaziyette. İsrail, 7 Ekim 2024'ten beri Gazze'de bir toplu soykırım gerçekleştiriyor ve yüz binden fazla insan hayatını kaybetti" diye konuştu.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına değinen Destici, "ABD Başkanı Donald Trump, ‘Biz saldırmasaydık onlar bize saldıracaktı' diyor. İran bugüne kadar Amerika'ya böyle bir saldırı gerçekleştirdi mi? İran'ın on bin kilometre ötedeki Amerika'yı vuracak imkanı mı var? Bu tamamen yapılan saldırganlığa bir gerekçe üretmekten başka bir şey değildir" ifadelerini kullandı.
Trump'ın İran'ın kısa sürede nükleer silah elde edebileceği yönündeki açıklamalarını da eleştiren Destici, "Daha önce ‘nükleer tesislerini vurduk, hepsini imha ettik' diyorsunuz. Şimdi ise ‘bir hafta sonra nükleer silaha sahip olacaklardı' diyorsunuz. Buna kimse inanmaz" dedi.

"İran elbette ki ülkesini ve insanını koruyacaktır"
Trump'ın ‘Ya teslim olacaksınız ya da öleceksiniz' söylemini haydutluk olarak nitelendiren Destici, şunları söyledi:
"Böyle bir şeyi ancak haydutlar yapar. Eskiden yol keserlerdi; düzenin, nizamın, kanunun, askerin, polisin olmadığı yerlerde silah doğrultur, ‘Ellerinizi kaldırın, ya teslim olun ya da ölürsünüz' derlerdi. Aynısını yapıyorlar. Başka ne diyor? İran'da Hamaney'nin yerine kimin geleceğini de biz belirleyeceğiz, onun dışındakini kabul etmeyiz' diyor. Bir taraftan İran'a müzakere için haber gönderiyor, bir taraftan da ‘Biz müzakereye kapalıyız, teklifimizi reddettiler' diyor. Eder tabii. Senin nerene güvenecek?"
Destici, İran'ın kendisini savunmasının doğal olduğunu belirterek, "İran elbette ki ülkesini ve insanını koruyacaktır. Bu anlamda verdiği karşılık da nefsi müdafaadır" diye konuştu.
"Bizim İran'la geçmişten bugüne problemlerimiz olabilir" diyen Destici, "Farklı mezheplerden olabiliriz. Bunların şu anda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Neticede bir zalim, bir haydut zorbalık yapmaktadır. Katliam yapmaktadır. 7 ile 12 yaş arasında 168 çocuğun ne suçu vardı? Ne günahı vardı? Onun için bunlar dünya tarihinden silinmeli. Böyle liderler olmaz. Bunlar dünyayı savaşın içine sürükler. Bunlar sadece bizim coğrafyamızı değil, bütün dünyayı yakar ve yıkar. Umurlarında bile olmaz. Onun için bizim çağrımız hem İslam dünyasına hem diğer dünya devletlerine yöneliktir" ifadelerine yer verdi.

"Devletimiz, hükümetimiz, askerimiz, polisimiz, Milli Savunma Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız bu konuda hazırdır, hazırlıklıdır"
İslam ülkelerine birlik çağrısında bulunan Destici, Avrupa ülkelerinin de ortak tavır alması gerektiğini vurgulayarak, "İspanya'nın ortaya koyduğu tavrı İtalya, Almanya, İngiltere ve Mısır da ortaya koyarsa ABD bu kadar rahat İsrail'in arkasında duramaz" değerlendirmesinde bulundu.
Olası göç dalgalarına da değinen Destici, İran'daki gelişmelerin yeni bir göç hareketine yol açabileceğini belirterek, "Bizim için bu savaşın en büyük tehdidi aslında budur. Ama biliyorum ki devletimiz, hükümetimiz, askerimiz, polisimiz, Milli Savunma Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız bu konuda hazırdır, hazırlıklıdır. İnşallah Suriye'de yaşanan türden bir göç dalgasının yaşanmasına da müsaade edilmeyecektir" dedi.
Ülkedeki çeteleşmeye dikkat çeken Destici, "Bir de şimdi çeteler var. Bu çetelerin kullandığı on sekiz yaş altı, on yedi yaş altı, yasada ‘çocuk' diye tanımlanan suçlular var. En son İstanbul Çekmeköy'de bir öğretmenimiz, bu çete mensubu sözde bir çocuk, sözde bir öğrenci tarafından bıçaklanarak hayattan koparıldı. Hayatını kaybeden öğretmenimiz Fatma Nur Çelik'in on yaşında bir çocuğu var. Şimdi Adalet Bakanımızın bugünkü açıklamaları adeta yüreğimize su serpti. Ne diyor? Çocuk suçlarıyla ilgili cezalar yetersiz. Adam öldürme gibi suçlarda gerekirse ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olmalı. Hatta biz ne diyoruz? Büyük Birlik Partisi olarak gelin anayasayı değiştirelim, idamı getirelim. Olmadı mı? O zaman sadece müebbet değil, tahliyesiz müebbet olsun. Ölene kadar orada kalsın. Birisinin canına kıymışsa idam edilsin. Anayasayı değiştirmiyor musunuz? O zaman tahliyesiz müebbet olsun. Çıkmasın oradan. Çünkü çıktığı zaman gidip birisini daha öldürüyor. Adam içeride daha da hırslanıyor. Bunun pek çok örneği var" şeklinde konuştu.
Konuşmanın ardından Destici, Karabük Üniversitesinde iftar programına katılarak şehirden ayrıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin