Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Eylül, 2024 04:52 tarihinde yayınlandı
0

Trabzonspor’da 5. Şenol Güneş dönemi

Trabzonspor’da Abdullah Avcı’dan boşalan teknik direktörlük koltuğu artık Şenol Güneş’e emanet. Bordo-mavililerde, 5. Güneş dönemi resmen başlıyor.

Avrupa’da ve Trendyol Süper Lig’de beklentilerin gerisinde kalarak iyi bir başlangıç yapamayan Trabzonspor’da, Teknik Direktör Abdullah Avcı ile yollar ayrılmıştı. Bu ayrılığın ardından Şenol Güneş ile görüşmelere başlayan bordo-mavililer tecrübeli teknik adam ile her konuda anlaşmaya vararak 5. Güneş, dönemi başladı.

72 yaşındaki Şenol Güneş, daha önce 13 Eylül 1988 – 17 Ağustos 1989, 23 Eylül 1993 – 3 Şubat 1997, 17 Ocak 2005 – 26 Eylül 2005 ve 4 Aralık 2009 – 29 Ocak 2013 tarihleri arasında bordo-mavili takımda 4 dönem görev yaptı.

Güneş’in teknik adamlık kariyerindeki en büyük başarıları ise A Milli Futbol Takımı’nın başında 2002 Dünya Kupası’nda elde ettiği 3.’lük olurken Trabzonspor’daki oyunculuk kariyerinde bordo-mavili ekip ile 6 şampiyonluk yaşadı. Beşiktaş ile 2 lig şampiyonluğu yaşarken, Trabzonspor ile 2 Türkiye Kupası ve 2 Süper Kupa elde etti.

Kaleciliği döneminde 3 de Türkiye Kupası kazanan Güneş, Trabzonspor ve A Milli Takım hocalıkları dışında Türkiye’de Boluspor, İstanbulspor, Antalyaspor, Sakaryaspor, Bursaspor, Beşiktaş takımlarını çalıştırdı. Deneyimli teknik adam 2007-2009 yılları arasında ise Güney Kore’nin FC Seoul takımında görev yaptı.

Trabzonspor, Şenol Güneş döneminde 367 maçta 211 galibiyet, 80 beraberlik ve 76 mağlubiyet elde etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin