Reklam
Reklam
trabzonspor kupada surprize yer vermek istemiyor guwQuRiJ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Şubat, 2025 00:30 tarihinde yayınlandı
0

Trabzonspor kupada sürprize yer vermek istemiyor

Trendyol Muhteşem Lig’de beklentilerin gerisinde kalarak tarihinin en makus dönemlerinden birini yaşayan Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası’nda yoluna devam etmek istiyor.

Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası A Kümesi birinci maçında alanında Alanyaspor’u 3-0 mağlup ederek kupaya moralli bir başlangıç yaptı. Bordo-mavililer, ikinci maçında 5 Şubat Çarşamba günü TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta gayret eden İskenderunspor ile deplasmanda karşılaşacak. Trabzonspor, dış alanda yaşadığı makûs sonuçları geride bırakıp, bu karşılaşmayı kazanarak kupada kayıpsız gitmeyi hedefliyor.

16 defa final oynadı

Trabzonspor, geçtiğimiz dönem Ziraat Türkiye Kupası finalinde Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda Beşiktaş’a karşı oynanan maçı son saniye golüyle 3-2 kaybederek, kupayı müzesine götürememişti. Karadeniz grubu, bu dönem ise kupayı almak istiyor. A Grubu’nda önder pozisyonda yer alan bordo-mavili ekip, İskenderunspor ve Çaykur Rizespor ile karşılaşacak.

9 kere şampiyon oldu

Bordo-mavililer, Ziraat Türkiye Kupası’nda 16 defa final oynarken, 9 kere de kupayı müzesine götürdü. Birinci şampiyonluğunu 1976-1977 döneminde Beşiktaş’a karşı kazanan Trabzonspor, toplamda 2 defa Beşiktaş’ı, 2 kez Gençlerbirliği’ni, 1’er kere de Galatasaray, Bursaspor, Adana Demirspor, Fenerbahçe ve Alanyaspor’u finalde mağlup etti.

Trabzonspor’un, Türkiye Kupası şampiyonlukları şöyle:

1976-1977: Beşiktaş

1977-1978: Adana Demirspor

1983-1984: Beşiktaş

1991-1992: Bursaspor

1994-1995: Galatasaray

2002-2003: Gençlerbirliği

2003-2004: Gençlerbirliği

2009-2010: Fenerbahçe

2019-2020: Alanyaspor

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin