Trabzon’un Ortahisar ilçesi Pazarkapı mahallesinde bulunan Kadınlar Hali’nin yanındaki sur duvarının restorasyon çalışmalarına başlandı.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi, şehrin tarihi ve kültürel mirasının korunması ve turizme olan katkısının artırılmasına yönelik çalışmalara devam ediyor. Bu kapsamda Pazarkapı Mahallesi’nde yer alan Kadınlar Hali’nin yanındaki sur duvarının restorasyon çalışması başladı. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı’nca ihale edilen projenin yer teslimi yapıldı. 5 teknik personel, 4 işçi ve 1 stajyer olmak üzere 10 kişilik ekibin görev alacağı proje 1 yıl içerisinde tamamlanacak. Restorasyon çalışmasıyla birlikte tarihi surların estetik değeri korunarak bölgenin turistik cazibesinin artırılması hedefleniyor.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Şehrimizin tarihi dokusunu ve kültürel mirasını korumak, aynı zamanda turistik cazibesini artırmak için önemli bir adım attık. Sur duvarının restorasyonu için başlattığımız projeyle, şehrimizin tarihi değerlerine sahip çıkıyoruz. Projenin, hem Trabzon’un tarihi mirasını koruma hem de bölgenin turistik çekiciliğini artırma anlamında büyük bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Trabzon’umuz tarihi ve kültürel zenginlikleriyle her geçen gün daha fazla yerli ve yabancı turisti ağırlayacak ve bu tür projelerle şehrimizi daha da güzelleştireceğiz” dedi.


Trabzon’da tarihi surlarda restorasyon çalışmaları başladı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

