Trabzon’da bir zamanlar sayıları 33’dü, 7’si günümüze kadar ulaştı - Karabük Haber Postası
trabzonda bir zamanlar sayilari 33du 7si gunumuze kadar ulasti y8jOscxY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Ocak, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Trabzon’da bir zamanlar sayıları 33’dü, 7’si günümüze kadar ulaştı

Trabzon’da 1873 tarihli Vilayet Salnamesi’nde, kent merkezinde 33 han bulunurken bu hanlardan yalnızca 10’unun yeri tespit edilerek 7’si günümüze kadar ulaştı.

Osmanlı döneminden günümüze ulaşan ve özgünlüğünü büyük oranda koruyan hanlar arasında mülkiyeti Vakıflar’a ait Alacahan, Taşhan, Vakıfhan, Bedesten ile özel mülkiyete ait Sabırhan yer alıyor.

Bunun yanı sıra, geçirdiği niteliksiz müdahaleler nedeniyle özgünlüğünü büyük ölçüde kaybeden Anadoluhan ve Yalıhan da günümüze ulaşan Osmanlı yapıları arasında bulunuyor. Yakın dönemde yıkılarak yerine modern bir iş hanı yapılan Suluhan ise hakkında bilgi edinilen Osmanlı dönemi Trabzon hanlarından biri olduğu belirtildi.

Yapılan araştırmalar sonucunda Trabzon’da Osmanlı döneminde inşa edilen hanların sayısını kesin olarak tespit etmek mümkün olmadı. Ancak 1873 tarihli Vilayet Salnamesi’nde, kent merkezinde 33 hanın bulunduğu belirtilirken, bu hanlardan yalnızca 10’unun yeri tespit edilerek, bunlardan 7’si günümüze ulaştı.

Trabzon’daki hanlar, menzil hanlarından farklı olarak Osmanlı kent içi hanları özelliği gösteriyor. Bu yapılarda birden fazla girişin bulunması ve cephelerde çok sayıda pencerenin yer alması dikkat çekiyor.

Hanlar; ipek yolunun geçtiği Kunduracılar Caddesi’nin, batıdan Semerciler Caddesi ile Moloz’a, doğudan İskele Caddesi ile yeni limana, güneyden ise Erzurum Caddesi’ne bağlandığı aks üzerinde konumlandı.

Osmanlı Dönemi Trabzon Hanları şu şekilde sıralanıyor: Alacahan (Vakıf), Taşhan (Vakıf), Vakıfhan (Gönhan) (Vakıf), Bedesten Çarşısı (Vakıf), Sabırhan (Özel mülkiyet), Yalıhan (Özel mülkiyet), Anadoluhan (Özel mülkiyet) ve Suluhan (Özel mülkiyet).

Trabzon Çarşı Mahallesi Bakırcılar Mevkii’nde yer alan Alacahan’ın yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, birçok kaynak yapıyı 15. yüzyıla tarihlendiriyor.

Çarşı içindeki konumu, açık avlusu, avluyu çevreleyen revakları ve revakların arkasında yer alan odalarıyla tipik bir Osmanlı şehir içi hanı özelliği taşıyor. Üç katlı ve avlulu bir plan şemasına sahip olan Alacahan, 2014 yılından bu yana Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulu olarak kullanılıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr yuksel cicek kalp krizinde ilk 1 dakika hayat kurtariyor kv1LrPQP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Nisan, 2026 12:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Yüksel Çiçek: “Kalp krizinde ilk 1 dakika hayat kurtarıyor”

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Çiçek, kalp krizinde ilk 1 dakikanın çok önemli olduğunu belirterek “İlk 1 dakika hayat kurtarıyor. Dakikalar ilerledikçe ölüm riski artıyor. Özellikle 5. dakikadan sonra beyin hasarı başlıyor” dedi.

İmperial Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Çiçek, kalp krizi nedeniyle yaşanan ölümlerin doğru tanımlanmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. “Bütün ölümlerin kalp krizinden kaynaklı gibi lanse edilmesi doğru değil” diyen Çiçek “Bu durumları ani kardiyak ölüm olarak tanımlıyoruz” diye konuştu.

Ani kardiyak ölümün daha önce bilinen bir kalp hastalığı olmayan kişilerde, belirtilerin başlamasından itibaren bir saat içerisinde kalbin durması ve ölümle sonuçlanması olarak ifade edildiğini belirten Çiçek, bu ayrımın doğru yapılmasının hem farkındalık hem de müdahale açısından kritik olduğunu dile getirdi.

Ani kardiyak ölümleri

Ani kardiyak ölümlerin yaşa göre farklı nedenlere dayandığını söyleyen Çiçek, “35 yaş altı ile 35-40 yaş üzerindeki vakaları ayırmak gerekiyor. Sebepler birbirinden tamamen farklı. Gençlerdeki her ölümün kalp krizi olarak sunulması doğru değil” ifadelerini kullandı.

Bu ayrımın özellikle teşhis ve önleyici yaklaşımlar açısından önemli olduğuna dikkat çeken Çiçek, yanlış genellemelerin hem toplumda yanlış algı oluşturduğunu hem de risklerin doğru değerlendirilmesini zorlaştırdığını söyledi.

35 yaş altındaki bireylerde ani ölümlerin en sık nedeninin hipertrofik kardiyomiyopati olduğunu belirten Çiçek, kalp kası sorununun genetik bir hastalığı olduğunu ve özellikle egzersiz sırasında ani ölümlere yol açabildiğini ifade etti.

Bunun yanı sıra doğumsal kalp damar çıkış anomalileri ve genetik ritim bozukluklarının da önemli risk faktörleri arasında yer aldığını söyleyen Çiçek, uzun QT, kısa QT ve Brugada sendromu gibi hastalıkların bu grupta öne çıktığını dile getirdi. Çiçek, bu tür ritim bozukluklarının bazı kişilerde uykuda, bazılarında efor sırasında, bazılarında ise ani korku ve stres sonrası ortaya çıkabildiğini belirtti.

“Ani ölümün yüzde 90’ı ritim bozukluğu kaynaklı”

Çiçek, hangi yaş grubunda olursa olsun ani ölümlerin büyük bölümünün ritim bozukluklarından kaynaklandığını vurgulayarak, “Sonuçta hangi hastalık olursa olsun ani ölümün kaynağı yüzde 90 ventriküler fibrilasyondur” dedi. Kalbin bu durumda normal kasılma düzenini kaybettiğini ve kan pompalayamaz hale geldiğini ifade eden Çiçek, bu nedenle ritim bozukluklarının ani ölümlerde belirleyici rol oynadığını söyledi.

35 yaş üstünde damar tıkanıklığı öne çıkıyor

İleri yaş grubunda ise tablonun değiştiğini belirten Çiçek, “35 yaş üzerindeki ani ölümlerin en sık sebebi kalp damar tıkanıklıklarının tetiklediği ritim bozukluklarıdır” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle özellikle bu yaş grubunda düzenli kardiyolojik kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, göğüs ağrısı gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini söyledi.

“Bu ölümleri tamamen önlemek mümkün değil”

Tüm önlemlere rağmen ani kardiyak ölümlerin tamamen engellenemeyeceğini ifade eden Çiçek, “Yüzde 100 önlemek mümkün değil ancak bazı hastalarda ICD dediğimiz şoklama cihazları ile bu risk azaltılabiliyor” diye konuştu. Bu cihazların ritim bozukluğu geliştiğinde otomatik olarak elektrik şoku vererek kalbi yeniden normal ritmine döndürdüğünü belirtti.

“Her kalp hastasına uygulanmaz”

Şoklama özelliği bulunan kalp pillerinin her hasta için uygun olmadığını vurgulayan Çiçek, bu cihazların belirli kriterlere göre değerlendirildiğini ifade etti. Hastanın risk durumuna göre karar verildiğini belirten Çiçek, bu nedenle kişiye özel değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekti.

Kontroller ve taramalar hayati önem taşıyor

Prof. Dr. Yüksel Çiçek, özellikle 35 yaş üzerindeki bireylerde damar tıkanıklığına yönelik düzenli kontrollerin büyük önem taşıdığını söyledi.

Genç bireylerde ise genetik nedenlerin ön planda olduğunu belirten Çiçek, bir kez yapılacak detaylı kardiyolojik değerlendirmenin çoğu zaman yeterli olabileceğini ifade etti.

Riskli durumların erken tespit edilmesi halinde gerekli tedavi ve takiplerin yapılabileceğini vurguladı.

“Herkes potansiyel aday”

Çiçek, ani kardiyak ölümlerin herhangi bir belirti olmadan da ortaya çıkabileceğini belirterek “Ne yaparsak yapalım bu durumu tamamen ortadan kaldıramayız. Hepimiz potansiyel adayız” dedi.

Bu nedenle toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Çiçek, erken müdahalenin hayati rol oynadığını ifade etti. Ani kalp durması durumunda ilk müdahalenin kritik olduğunu söyleyen Çiçek, “İlk 30 saniye ile 1 dakika içerisinde müdahale edilirse yüzde 99 geri dönüş sağlanır” dedi.

Dakikalar ilerledikçe riskin hızla arttığını belirten Çiçek, özellikle 5. dakikadan sonra beyin hasarının başladığını ifade etti.

“Defibrilatör her yerde olmalı”

Toplumda defibrilatör kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Çiçek, bu cihazların yalnızca hastanelerde değil, AVM’lerde, statlarda ve iş yerlerinde de bulunması gerektiğini söyledi.

Cihazların kullanımının oldukça basit olduğunu ifade eden Çiçek, “Cihaz ritmi tanıyor ve elektrik şoku vererek kalbi yeniden çalıştırıyor” dedi.

İlk müdahalenin ardından profesyonel sağlık desteğinin şart olduğunu belirten Çiçek, “Mutlaka 112 aranmalı ve hasta hastaneye ulaştırılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin