Trabzon’da son 24 saatte metrekareye 160 kilogram yağışın düştüğü, sel ve heyelanların yaşandığı Araklı, Arsin, Sürmene ve Yomra ilçelerinin cadde ve sokaklarında temizlik çalışmaları sürüyor.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi İçme Suyu ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (TİSKİ), Yol Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı, İtfaiye Dairesi Başkanlığı ile Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, dün etkili olan yağış nedeniyle Arsin, Araklı Sürmene ve Yomra ilçelerinde başlatılan çalışmaları gece boyunca sürdürdü. Ulaşımda aksamaların yaşandığı Araklı-Bayburt karayolu ve Arsin Santa grup yolunun yanı sıra, Sürmene ile Yomra ilçelerinde yol açma ve temizlik çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Dün akşam Arsin’in Yolüstü Mahallesi’nde evine su basmasını engellemeye çalışırken toprak altında kalan Ayşenur Kaba, çevredekilerce bulunduğu yerden çıkarıldı. Yol çöktüğü için Kaba’nın evine araçla ulaşamayan ekipler yaklaşık 1.5 kilometrelik yolu yürüdü. Kaba, Büyükşehir Belediyesi itfaiye ve AKUT ekipleri tarafından sedye ile taşınarak ambulansa ulaştırıldı. Hastaneye kaldırılan kadının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Selin etkili olduğu Sürmene’nin Çavuşlu Mahallesi’nde kaybolan 65 yaşındaki Ali Kemal Demir’e ise henüz ulaşılamadı.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Arsin, Araklı, Yomra ve Sürmene ilçelerimizde şiddetli yağışın neden olduğu su baskınları ve heyelanlardan dolayı ekiplerimiz çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kapalı olan yollarımız açılırken, temizlik çalışmaları devam ediyor. İlçe belediyeleriyle koordineli ve kapsamlı bir çalışma gerçekleştiriliyor. Hasar tespit çalışmaları ise devam ediyor. Vatandaşlarımızın mağduriyetini önlemek için tüm birimlerimiz ve kamu kurumlarımızla seferberlik halindeyiz. Hayatın normale döndüğü ilçelerimizde olumsuzluklar en kısa sürede giderilecek. Bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun” denildi.


Trabzon’da 4 ilçede etkili olan selin izleri siliniyor
Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı
Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.
Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.
Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.
Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”
Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.
Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.
Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

