Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Temmuz, 2014 08:41 tarihinde yayınlandı
0

Toprakcuma Sağlık Ocağı ve Lojman inşaatı yer teslimi yapıldı

                Geçtiğimiz aylarda sözleşmesi imzalanan Toprakcuma Köyü Sağlık Evi Hizmet Binası inşaatının yer teslimi yapıldı.

İl Özel İdare Genel Sekreteri  Mehmet Uzun beraberinde Yatırım ve İnşaat Müdürü Ramazan Aydın, Mimar Enver Şahin, İnşaat Mühendisi Arif Bahadir Erbey ve Yüklenici firma yetkisi ile birlikte Toprakcuma köyüne giderek Sağlık Evi Hizmet Binası inşaatının yapımı ile ilgili yer teslimini yaptılar. Genel Sekreter Mehmet Uzun “Toprakcuma Sağlık Evi Hizmet Binasının ihalesi geçtiğimiz aylarda yapılmış ve sözleşmesi imzalanmıştı. Eski binanın yıkım kararının alınmasıyla yer teslimi yapmak üzere bu gün buraya geldik. Yüklenici firma Eski Sağlık Evini yıkarak Zemin kat sağlık ocağı ve üst katta lojman olmak üzere 2 katlı Sağlık Evi Hizmet binasının yapım işine bu günden itibaren başlayacak.  İşin süresi 270 gün ama ben burada firma yetkilisinden ricam süreyi beklemeden hızlı bir şekilde çalışarak işi teslim etmesidir. Firmamıza kolay gelsin, kazasız ve her hangi bir olumsuzluk yaşamadan inşaatı tamamlamasını temenni ediyorum. Yapılacak sağlık evinin Toprakcuma Köyümüze hayır olmasını diliyorum” dedi.

Genel Sekreter Mehmet Uzun ve beraberindekiler daha sonra restorasyon çalışmaları devam eden Toprakcuma Taş Hana giderek çalışmalar ve Taş han hakkında bilgi aldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin