Tokat’ta uzay mekiği minareli cami dikkat çekiyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Şubat, 2024 04:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Tokat’ta uzay mekiği minareli cami dikkat çekiyor

Tokat’ın merkezinde yer alan Hz. Osman Cami, mimari estetiğiyle adeta bir görsel şölen sunuyor. 2008 yılında inşaatına başlanan ve 2011 yılında ibadete açılan bu muazzam yapı, Tokat’ın ilk uzay mekiği minaresiyle dikkatleri üzerine çekiyor.

Karşıyaka Mahallesi Fatih Caddesi’nde bulunan Hz. Osman Cami’nin minaresini görenler şaşkın dönüyor. Caminin uzay mekiğini andıran minaresi, şehrin siluetinde eşsiz bir görünüm sergiliyor. Yüksekliği ve modern tasarımıyla bölge halkı ve ziyaretçiler arasında hayranlık uyandırıyor. Minareye bakarak şaşkınlığını gizleyemeyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Hz. Osman Cami, Tokat’ın dini ve kültürel hayatına önemli bir katkı sağlıyor. İç mekanındaki detaylı işçiliği ve modern mimarisiyle ibadet edenleri adeta büyülüyor. Cami, ibadetin yanı sıra ziyaretçilere de ilham verici bir deneyim sunuyor. Tokat’ın gururu ve simgelerinden biri haline gelen Hz. Osman Cami, bölgenin turistik potansiyeline de büyük katkı sağlıyor. Tokatlılar, Hz. Osman Cami’nin modern tasarımıyla gurur duyarken, bu benzersiz yapıyı ziyaret etmek isteyen misafirler için kapılarını her zaman açık tutuyor. Hz. Osman Cami, Tokat’ın kültürel mirasına ve şehrin panoramasına benzersiz bir katkı sunarken, ziyaretçilerine de unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Cami mimari güzelliği ve teknik mükemmelliğiyle bölgenin önemli bir simgesi haline geldi.

“Uzay Mekiğine Benziyor”

Hz. Osman Cami Yardımlaşma Derneği Başkanı 74 Yaşındaki Ömer Erdoğan, “2006 yılında derneğimiz kuruldu. 2008’de cami inşaatına başlandı. 2011 yılında da inşaatı bitti. Projeyi o dönem mimar Ercan Poyraz çizdi. Mühendis Salman Demir’de görev aldı. Biz de dernek yönetimi olarak onayladık. Biraz su deposuna da benziyor, uzay mekiğine de benziyor” dedi.

Caminin uzun yıllardır imamlık görevini üstlenen Remzi Kaya ise caminin eşsizliğine vurgu yaparak, “12 yıldır Hz. Osman Cami’nde imamlık yapıyorum. Tokat’ta tek özellikte olduğuna inanıyorum. Farklı bir mimarisi ve desen tarzı var. Yapım, sağlamlık ve kullanım bakımından çok iyidir. Genel olarak camimizin güzel bir yapımı var. Minarenin dışarıdan aydınlık olması, içerideki insanın yukarı güvenli bir şekilde çıkması vesile oluyor. Yapımında çok sağlam demirler kullanıldı. Dökümü de çok sağlam şekilde yapıldı. Güvenlikli bir minare ama şekil bakımından uzay mekiği tarzında olabilir. Gök semasına yükselmesi, insanlar tarafından bilinmesi gibi bir anlamı olur. Yoksa diğer türlü Osmanlı’dan farklı bir mimari özelliği var” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ahsabin cazibesi belgesel filmi ilk kez izleyiciyle bulustu 3jYNRpOQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Mart, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

“Ahşabın Cazibesi” belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu

Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan “Ahşabın Cazibesi” belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu.

Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı.

Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti.

Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı.

Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu.

İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu.

Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. “İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz” diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi.

Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, “Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor” dedi.

Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin