Reklam
Reklam

Tokat’ta milli patates çeşitleriyle yerel tarım güçleniyor

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Kasım, 2024 20:00 tarihinde yayınlandı
0

Tokat’ta düzenlenen programla yerli üretimi desteklemek için çiftçilere “Başçiftlik Beyazı” ve “Güngörbey” cinsi milli patates çeşitlerine ait 20 ton tohumluk dağıtıldı.

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile Tokat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen “Milli Patates Çeşitlerinin Tohumluk Dağıtımı” programında, yerli üretimi desteklemek amacıyla çiftçilere milli patates çeşitlerine ait tohumluklar dağıtıldı. Şehit Ferhat Koç Konferans Salonu’nda gerçekleşen törene, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Reşadiye Kaymakamı Ahmet Tan, akademik ve idari personel, öğrenciler ve üreticiler katıldı.

“Yerel üretimi artıracak”

Programda konuşma yapan TOGÜ Ziraat Fakültesi Endüstri Bitkileri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yasin Bedrettin Karan, “Başçiftlik Beyazı” ve “Güngörbey” adlı milli patates çeşitlerine ait 20 ton tohumluk patatesin, DOKAP destekli projeyle üretildiğini belirterek projenin, yerel üretimi artırmak ve sürdürülebilir tarımı desteklemek açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Tokat İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Şahin, Tokat tarımında yapılan çalışmalar ve üretim süreçleri hakkında bilgi verirken, DOKAP Başkan Yardımcısı Mustafa Kemal Bilgin de bölge tarımını güçlendirmeye yönelik faaliyetlerini anlatarak milli projelere verdikleri desteğin altını çizdi.

“Ülke tarımına değer kazandıracak”

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz ise konuşmasında, üniversitenin bölgesel kalkınmaya katkı sunma misyonuna değinerek, milli çeşitlerin geliştirilmesiyle ülke tarımına önemli bir değer kazandırıldığını ifade etti. Üzüm, ceviz ve tütün gibi diğer yerel ürünlerde de önemli çalışmalar yürüttüklerini belirten Yılmaz, ata tohumlarının korunması için düzenlenen tohum takas etkinliklerini vurguladı.

Tören, üreticilere tohumluk patateslerin dağıtımıyla sona erdi. Katılımcılara, milli patates çeşitlerinden hazırlanan yemekler ikram edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Sağlıklı zayıflamanın sırrı: Bütüncül yaklaşım

saglikli zayiflamanin sirri butuncul yaklasim nGnWyqug
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Haziran, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0 0

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, bütüncül yaklaşım olmadan sadece ilaçla kilo vermenin kas kaybına yol açtığını söyledi.

Son dönemde popülaritesi hızla artan yeni nesil obezite ilaçlarının hekim kontrolü dışında kullanılmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten uzmanlar, doğru bir zayıflama sürecinde protein alımı ve fiziksel aktivitenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Obezite tedavisinde dünya çapında yaygınlaşan yeni nesil zayıflama iğnelerinin (Monjaro, Wegovy, Ozempic) doğru kullanılmadığında vücutta kalıcı deformasyonlara neden olabileceğini ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, sürecin mutlaka bir hekim, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist eşliğinde, bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

“Sadece ilaçla kilo vermeye çalışırsanız; kas, yağ ve kemik dokusu kontrolsüzce gidiyor”

Obezite ilaçlarının çalışma mekanizması ve sosyal medyadaki yanlış algılar hakkında bilgi veren Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, “Bu ilaçlar midenin boşalmasını yavaşlatarak sürekli tokluk hissi veriyor ve beyindeki açlık merkezini baskılıyor. Kalp damar sağlığı üzerinde de olumlu etkileri net bir şekilde gösterilmiş durumda. Ancak en büyük mücadelemiz bu ilaçların kulaktan dolma bilgilerle, reçetesiz olarak doğrudan eczanelerden alınıp kullanılması. Eğer sadece ilaçla kilo vermeye çalışırsanız; kas, yağ ve kemik dokusu kontrolsüzce gidiyor. Sonucunda sosyal medyada sıkça görülen süzülmüş, iki büklüm, sağlıksız bir insan profili ortaya çıkıyor. Bizim hedefimiz bu değil, fit ve sağlıklı bir kilo verme sürecidir. Bunun için de haftada 3 gün yürümek, 2 gün direnç egzersizi yapmak ve kas dokusunu çalıştırmak gerekiyor” dedi.

“Kas kaybı iğneye değil, hızlı kilo vermeye bağlıdır”

Kilo verme süreçlerinde kas kaybının kaçınılmaz bir risk olduğunu, ancak bunun iğneden kaynaklanmadığını belirten Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, “Normal diyetlerde de kaybedilen kilonun ortalama yüzde 25’i kas dokusudur. Obezite cerrahisi geçirenlerde ise bu oran yüzde 30’lara çıkıyor ve hastalar bir yılda 10 kiloya yakın kas kaybedebiliyor. Demek ki kas kaybı ilaca değil, hızlı kilo vermeye bağlı bir durumdur. Bunun önüne geçmek için protein alımına odaklanmalıyız. Sağlıklı bir insan günde kilogram başına 1 miligram protein alırken, kilo veren hastalarda bu miktar 1.2 ya da 1.5 miligrama çıkmalı; yani ortalama 70 ila 130 gram protein tüketilmelidir. Beslenmeyle karşılanamıyorsa dışarıdan whey veya bitkisel protein takviyesi yapılmalıdır. Kas kaybedersek vücudun çatısını ayakta tutan direnç kaybolur, halsizlik başlar ve enerjimiz düşer” diye konuştu.

“3-5 kilo için metabolik hafızanızı bozmayın”

İnsan beyninin ve metabolizmasının her zaman hayatta kalmaya programlandığını hatırlatan Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, zayıflama ilaçlarının bilinçsiz kullanımı konusunda uyarılarda bulunarak, “Vücudumuz yaşadığı her açlık ve kıtlık dönemini hafızasına kaydeder. Örneğin Ramazan’ın ikinci gününden sonra çok rahat oruç tutabilmemizin nedeni, metabolik hafızanın eski kayıtları devreye sokarak vücudu korumaya alması ve metabolizma hızını yavaşlatmasıdır. Bu yüzden 3-5 kilo fazlası olanların bu ilaçları kullanmasını kesinlikle istemiyoruz. Bu ilaçla çok çabuk kilo verirsiniz ancak eski yaşam tarzınıza döndüğünüzde metabolizma yavaşladığı için verdiğiniz kiloları yağ olarak geri alırsınız. Üstelik aradan yıllar geçip tekrar bu ilacı kullanmak istediğinizde gram kilo veremezsiniz; çünkü metabolik hafıza o yolağı tamamen kapatmıştır. İlacı bırakırken de aniden kesmek yerine, kilo sabitlenene kadar en düşük dozda hatırlatma dozları uygulanarak kademeli bir geçiş yapılmalıdır. Atılan taş, ürkütülen kurbağaya değmelidir” şeklinde konuştu.

İlaçların kesinlikle kullanılmaması gereken hasta gruplarına da değinen Doç. Gökosmanoğlu, ayrıca şunları söyledi:

“Ailesinde çok nadir görülen medüller tiroid kanseri öyküsü olanlar, şiddetli mide boşalma sorunu (gastroparazi) yaşayanlar, hamileler, emziren anneler ve daha önce akut pankreatit atağı geçirmiş olanlar bu ilaçları kesinlikle kullanmamalıdır. Ayrıca ilaç başlarken veya doz artırırken bulantı, kusma, hazımsızlık gibi yan etkiler görülebilir. Bunları önlemek için küçük porsiyonlarla beslenmeli, kızartma ve şekerli gıdalardan uzak durmalı, yemekleri çok çiğnemeli ve en önemlisi böbrek hasarını önlemek için bol su içmeliyiz. Piyasada zayıflatıcı adı altında satılan, içeriği belirsiz zayıflama çaylarından ise kesinlikle uzak durulmalıdır; bunlar karaciğer yetmezliğine yol açabilir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin