Reklam
Reklam
tokatta bob ross tablolarini andiran manzarada sportif olta balikciligi keyfi ciF1qRlk jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Eylül, 2024 16:15 tarihinde yayınlandı
0

Tokat’ta Bob Ross tablolarını andıran manzarada sportif olta balıkçılığı keyfi

Tokat’ta bulunan Harami Yaylası, Bob Ross’un tablosunu andıran manzarasıyla ziyaretçilerin ilgisini çekerken, balık sezonunun açılmasıyla olta balıkçılarının da uğrak mekânı oldu.

Tokat’ın Almus ilçesine 6 kilometre uzaklıkta bulunan ve yeşil doğanın kucakladığı manzarasıyla doğaseverleri kendine hayran bırakan Harami Yaylası, balık sezonunun açılmasıyla avcıları ağırlıyor. Ünlü doğa ressamı Bob Ross’un tablolarını andıran manzarasıyla ziyaretçilerin ilgisini çeken alan, Yeşilırmak’ın doğuş noktası olarak da biliniyor. Kış aylarında dahi yeşilliğin hâkim olduğu bölgedeki eşsiz doğa manzarası, bölgeyi adeta kartpostallık görüntülere dönüştürüyor. Harami Yaylası, ziyaretçilerine doğanın her tonunu yaşama fırsatı sunarken, yeşilin en canlı haliyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Ziyaretçilerine doğa terapisi sunan yayla, karşı konulmaz manzaralarıyla ziyaretçilerini büyülüyor. Yılın her mevsimi doğa tutkunlarına farklı güzellik sunarak ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatan Harami Yaylası, 1 Eylül tarihinde kalkan av yasağı ile birlikte sportif olta balıkçılarının uğrak mekânı haline geldi.

Hafta sonları Harami Yaylası’na gelerek güzel vakit geçirdiğini söyleyen Caner Doğru, “12 yıldır Almus’ta görev yapmaktayım. Beden eğitimi öğretmeniyim. Bundan dolayı da sportif olta balıkçılığına merak saldık. Burada Yeşilırmak üzerinde bulunan Harami Yaylası’ndayız. Buraya gerek hafta sonları gerekse okuldan vakit bulduğumuz zamanlar olsun arkadaşlarımızla gelip sportif olta balıkçılığı yapıyoruz. Çok da keyif alıyoruz. Sizleri de bu güzellikleri görmek için, arkadaşlarınızla güzel vakit geçirmek için buraya bekliyoruz” dedi.

“Kamp aktiviteleri yapıyoruz”

İlçede yaşayan Anıl Aybek ise, “Almusluyum. Harami Yaylası’nda sportif olta balıkçılığı için buraya geldik. Ailemle ve arkadaşlarımla güzel vakit geçiriyorum. Balık tutarak mangal yakıyoruz. Birçok kamp aktivitesi yapıyoruz. Sizleri de bu güzellikleri görmeye davet ediyoruz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA 1
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
10 Mayıs, 2026 12:16 tarihinde yayınlandı
0

Gördük işittik söylüyoruz

“Bozacının şahidi şıracı.”

Aaa habere bak sen.

Miting meydanında olmasam, konuşmayı dinlemesem inanır mıyım?

Yoo.

Yine de inanmam.

Biliyorum ki, haberleri sipariş.

Aynen Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünden yaptığı haber gibi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Karabük’te hastane yok.” Demiş.

Dedik ya.

İzlemesek mitingi, yerinde dinlemesek.

İl Sağlık Müdürü figüran olmuş.

Spiker İl Sağlık Müdürünün sözlerini bile çarpıtma gayretine girmiş.

Tam “Bozacının şahidi şıracı.” Misali.

Yahu adam “Hastane yok.” Demedi ki.

“Devlet hastanesi.” Yok dedi.

Yağdanlığın da bir sınırı olmalı canım.

Kumbara kalemliğin de.

Milletin gözünün içine baka baka yalan haber yapmanın ne anlamı var?

 

 

Miting ve sonrası

 

Başladık CHP Karabük Mitingi ile devam edelim.

Belki de Karabük’te tarihinin en coşkulu, en kalabalık mitingini yaptı CHP.

Genel Başkan kalabalığı ve coşkuyu görünce “Bu iş olmuş.” Dedi.

Alanın hazırlanmasında Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz ve arkadaşlarının büyük emeği ve alın teri var.

Merdiven tepelerinde gecenin bir yarılarına kadar afiş ve pankart astılar.

Çorbada en az tuzu olan genel başkandan en fazla övgüyü aldı.

Bizim kumbara kalemler fırsatı kaçırır mı?

Çalakalem balon şişirme telaşına girdiler.

“Civcinin güzün sayıldığını” bilirler de, işte.

O zamana kadar köprünün altından ne sular akar bir bilseniz?

Hem ne sular?

CHP mitinginden sonra iktidar partisinin yereldeki yöneticileri her halde durum değerlendirmesi yapmışlardır?

Önümüzdeki seçim diğerlerine benzemeyecek çünkü.

Çeşitli kaygılarla meydana girmeyen kalabalığın coşkusu da cabası.

Bunu fark eden CHP Genel Başkanı onları da diyaloglarına katmayı başardı.

Bir de mitingin renkli sahnelerinden Deniz Özgü var ki?

Acizlik ve telaş insana neler yaptırıyor.

Bu gencecik delikanlının görüntüsü üzerinden nasıl hemen kaydına ulaştınız da kötülük çarklarını işlettiniz?

Nerede kaldı Kişisel verileri Koruma Kanunu?

Bu gencimiz için kim işletecek bunu?

 

 

 

 

 

 

Kıymayın Yenişehir’e

 

Daha önceleri konuşuluyordu.

Bir hamle Yenişehir Pazar Yeri ile ilgili olarak Mimarlara Odası’nın açtığı dava nedeni ile mahkeme kararı ile durdurulmuştu.

Şimdilerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının Karabük ziyareti ile yeniden pişirildi.

Yenişehir’in imara açılmasından bahsediyoruz.

Örnek bir semtten bahsediyoruz.

Öyle ki;

Yenişehir sitesinin (Yenişehir Mahallesi) planlaması 1938 yılında Fransız Şehir Plancısı H. Prost’a yaptırılmıştır. Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları’nın (KARDEMİR) kurulmasıyla birlikte, fabrika çalışanları için modern bir yerleşim yeri olarak tasarlanan Yenişehir’in inşaat süreci 1930’ların sonu ve 1940’ların başında hız kazanmıştır.

Şehri yönetenlerin hiç birisi dönüp bu örneğe bakmamış, kafalarına ve taraftarlarına göre imarlarla şehri bu günkü haline getirmişler.

Şimdi gözü buraya mı diktiler?

Kıymayın beyler Yenişehir’e.

 

 

 

 

Kurbağa taktiği mi?

Şu Sağlık-Sen Şube yöneticisi vardı ya?

Atatürk’e ağız dolusu hakaret eden.

Hani sendikanın ihraç ettik dediği.

Meğer işi soğutmaya bırakmışlar.

Adam haftalık sendikal izinlerini kullanıp, sendikanın protokol ziyaretlerinde boy göstermeye başladı yine.

Sendikacılar kamuoyuna yalan söylemiş.

Hem de kuyruklusundan.

O zaman bu Atatürk, daha önceleri Recep Tayyip Erdoğan düşmanı Nurettin Çamlıca’nın fikirlerine sendika yönetimi de mi katılıyor?

Bu meczubu koruma kollama görevini büyük cengaverlikle üstlenen malum yapı artığı olduğu iddiaları dilden dile dolaşan İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri de mi onaylıyor?

Yapanın yanına kar mı kalacak?

Atatürk’ü koruma kanunu nerede, bunu hangi savcı hatırlayacak?

Yoksa kurbağa haşlama taktiğine devam mı edilecek?

Unutmayın devlet unutmaz.

Dün unutmadı, gelecekte unutmaz.

 

 

Manzara koyalım

 

“Kurt yavrusuna hayatı öğretirken koyunları gösterir,

bunun eti lezzetlidir,

Çobanı gösterir

bunun sopası acıdır,

dikkat etmelisin

Yavru kurt,

köpeği görünce baba bu bize benziyor der,

Baba kurt,

oğlum bunu görünce kaç biz ne çektiysek bize benzeyip bizden olmayanlardan çektik der.”