Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Ağustos, 2024 12:45 tarihinde yayınlandı
0

Tokat’ın kültürel mirası geleceğe taşınarak 222 tahta kalıp ve 30 ürün tescillendi

Tokat Olgunlaşma Enstitüsü geleneksel Tokat tahta baskı desenlerini arşivleme çalışmalarına başladı. 108 geleneksel ve 114 modernize edilmiş desen kalıbı ile 30 ürün tescil belgesi aldı.

Tokat Olgunlaşma Enstitüsü 2021 yılında tahta baskı ustası, kalıp ustası, el sanatları öğretmeni ve görsel sanatlarda çalışan usta öğreticilerle beraber bir ekip kuruldu. Çalışmalara başlayan ekip geleneksel Tokat tahta baskı desenlerini hem aslına bağlı kalarak hem de bazı motifleri modernize ederek arşivlenmeye başladı. 108 geleneksel 114’ü de modernize edilen tahta baskı desenlerinin tescil belgesi alındı. Ayrıca enstitü bünyesindeki 30 ürün de tescillendi. Geleneksele bağlı kalarak tescillenen kalıplar ıhlamur ağacından oyularak yapıldı. Bu sayede hem kalıplar enstitü bünyesinde tescillendi hem de desenlerin vektörel arşivleri hazırlandı.

“Tescillenen kalıp desenlerini kullanabilir ve sürdürülebilir hale getirdik”

222 kalıp tescilini alarak desenleri kıyafetlerde ve ev tekstilinde kullanarak kullanılabilir ve sürdürülebilir hale getirdiklerini söyleyen Tokat Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Aslı Gül, “2021 yılında başlattığımız çalışmayla tahta baskı ustamız, kalıp ustamız, el sanatları öğretmeniniz ve görsel sanatlarda çalışan usta öğretici arkadaşlarımızla beraber bir ekip kurduk. Bu ekiple beraber biz bu çalışmalara önce geleneksel desenlerin bilinen yaygın Çengelköy ve Sinekli Hamamiye gibi desenlerin toparlanması, arşivlenmesi ve sanat tarihindeki arkadaşımızın vektörel çizimleriyle bunların dijital ortama aktarılması çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalar modernize edilerek yeni yorumlar katıldı. Bununla ilgili de çalışmalar tamamlandıktan sonra 108 tane geleneksel, 114 tane de modernize çalışmayla toplam 222 adet desene tasarım tescili aldık. Tasarım tescili alındıktan sonra bu desenleri kıyafetlerde ve ev tekstilinde kullanarak kullanılabilir ve sürdürülebilir hale getirdik” dedi.

Gül, toplamda 222 tane desen tescillerinin olduğunu ifade ederek, “Bunun yanı sıra da kıyafetlerden de tescil aldık. Bu da masa örtüsü ve kıyafet olarak düşündüğümüzde 30 adet ve ürün bazında tescil alındı. Her tescil aldığımız eser için kalıp oyuldu. Geleneksele bağlı kalarak ıhlamur ağacından kalıplar oyuldu. Bunlarla ilgili de biz kendi bünyemizde arşiv hazırladık. Hem kalıbımız var, hem de desenin vektörel çizimleri arşivimizde yer almaktadır” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
uzmanindan uyari 3 aydan uzun suren bel agrisina dikkat r9Wz2sUs
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
08 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Uzmanından uyarı: “3 aydan uzun süren bel ağrısına dikkat”

Romatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini, aksi takdirde büyük sorunlarla karşılaşılabileceğini söyledi.

Medicana International Samsun Hastanesi Romatoloji Kliniğinden Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu Yeliz Zahiroğlu, “Ankilozan spondilit, özellikle omurga ve leğen kemiği eklemlerini etkileyen kronik iltihaplı bir romatizmal hastalıktır. Halk arasında çoğu zaman ‘bel fıtığı’, ‘mekanik bel ağrısı’ ya da ‘kas tutulması’ ile karıştırılabilir. Oysa bu hastalıkta ağrının temelinde iltihap vardır. Erken tanı konulmazsa omurgada hareket kısıtlılığına, duruş bozukluğuna ve yaşam kalitesinde belirgin azalmaya yol açabilir” dedi.

“Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez”

Belirtilerin büyük önem taşıdığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Zahiroğlu, “Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez. Ancak bazı özellikler bizim için uyarıcıdır. Özellikle 40 yaşından önce başlayan, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu ile birlikte olan, hareket ettikçe açılan ama istirahatle geçmeyen bel ağrısı önemlidir. Gece özellikle sabaha karşı uyandıran bel veya kalça ağrısı da iltihaplı bel ağrısını düşündürür. ASAS kriterlerinde de egzersizle düzelme, gece ağrısı, sinsi başlangıç, 40 yaş altı başlangıç ve istirahatle düzelmeme önemli özellikler olarak tanımlanmıştır. En sık bel ve kalça ağrısı, sabah tutukluğu, hareket kısıtlılığı ve yorgunluk görülür. Bazı hastalarda topuk ağrısı, diz veya ayak bileği şişliği, göğüs kafesinde ağrı olabilir. Ankilozan spondilit sadece omurgayı tutmaz, gözde üveit, bağırsak iltihabı ve sedef hastalığı gibi durumlarla da birlikte olabilir. Bu nedenle ‘sadece bel ağrısı’ olarak görülmemelidir” diye konuştu.

“3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan bel ağrılarına dikkat”

Özellikle 3 aydan fazla süren bel ağrılarına dikkat çeken Zahiroğlu, ayrıca şunları söyledi:

“Tanıda en önemli adım, hastanın öyküsünü dikkatle dinlemek ve iltihaplı bel ağrısını fark etmektir. Muayene, kan testleri, CRP-sedimantasyon gibi iltihap göstergeleri, HLA-B27 testi ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Özellikle erken dönemde röntgen normal olabilir, bu durumda sakroiliak eklem MR’ı tanıda çok değerlidir. Günümüzde oldukça etkili tedavi seçeneklerimiz var. Tedavide düzenli egzersiz, duruş eğitimi, sigaranın bırakılması ve gerektiğinde ilaç tedavileri birlikte planlanır. Ağrı kesici-antiinflamatuvar ilaçlar, uygun hastalarda biyolojik tedaviler ve hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir. NHS gibi hasta bilgilendirme kaynaklarında da egzersiz, fizyoterapi, antiinflamatuvar ilaçlar ve gerekli hastalarda biyolojik tedaviler temel yaklaşımlar arasında sayılır. Erken tanı ile hem ağrıyı kontrol etmek hem hareket kabiliyetini korumak hem de omurgada kalıcı hasarı azaltmak mümkündür. Genç yaşta başlayan bel ağrısının ‘nasıl olsa geçer’ diye ihmal edilmemesi gerekir. 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulmalıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin