Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Mühendisliği Bölümü tarafından “Tıp Mühendisliği: Bugünü ve Geleceği” konulu çalıştayı gerçekleştirildi.
Hamit Çepni Konferans Salonu’nda düzenlenen “Tıp Mühendisliği: Bugünü ve Geleceği” konulu çalıştayda tıp ve tıp mühendisliği alanında çalışan bilim insanları, öğrenciler ve sektör temsilcileri bir araya geldi.
Çalıştayın açılışında konuşan Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Özalp “Karabük Üniversitesi olarak Türkiye’de tıp mühendisliğini inşallah hak ettiği yerlere çıkartacağız. Gerçekleştirilen çalıştayın başarılı bir şekilde sona ermesini diliyorum” dedi.
“Cumhurbaşkanımızın milli ve yerli üretim vizyonu Tıp Mühendisliği Bölümünün icraatları ile örtüşmektedir”
Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tamila Anutgan, KBÜ Tıp Mühendisliği Bölümünün 2013’te Türkiye’de ilk olma özelliği ile Karabük Üniversitesinde kurulduğunu belirterek şunları söyledi:
“Yüzde 30 ve yüzde 100 İngilizce eğitim dili programları bulunmaktadır. Öğrencilerimizin ve mezunlarımızın bir kısmı eğitimlerini Erasmus ve Mevlana kapsamında desteklemiştir. Aynı zamanda çoğu öğrencimiz yurt içinde ve yurt dışında saygın kuruluşlarda staj yapmıştır. Toplam mezun sayımız 65 olmakla birlikte, bölümümüz 2017 yılından itibaren mezun vermektedir.”
Tıp Mühendisliği Bölümünün kısa süre içinde önemli başarılar elde ettiğini belirten Anutgan devamında şöyle konuştu:
“56 Lisans bitirme projesi, 8 lisans TUBİTAK projesi ve 3 Lisans BAP Projesi yürütülmüştür. 5 patent belgesi alınmış ve 16 patent başvurusu yapılmıştır. Böyle yeni bir bölümün mezunlarının sektörde hızlı bir şekilde iş bulmaları bu sektördeki ihtiyacı gözler önüne sermektedir. Cumhurbaşkanımız tarafından vurgulanmakta olan milli ve yerli üretim vizyonu Tıp Mühendisliği Bölümünün icraatları ile örtüşmektedir.”
Açılış konuşmalarının ardından davetli konuşmacıların sunumları ve Karabük Üniversitesi Tıp Mühendisliği Bölümü 4. Sınıf öğrencilerinin hazırlamış oldukları “Diabet Hastaları İçin Ayakkabı, Makine Öğrenmesi ile Atriyal Fibrilasyon Tespit ve Takip Cihazı, Robotik Dispenser Cihazı, Kalp Seslerinin Kaydedilip İşlenmesiyle Üfürüm Tespiti ve Hastalıklara Ön Tanı Konulması, Mobil CPM – Ayak Bileği Sürekli Pasif Hareket Cihaz Prototipi, PID Tabanlı Portatif İnkübatör Cihazı, Rezeksiyon Protezlerinde Yeni Bir Yöntem, Radyasyon Engelleyen Yelek Tasarımı” isimli 8 adet proje sunuldu.
Çalıştay açılışına Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Özalp, Tıp Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tamila Anutgan, Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Başhekimi Dt. Ahmet Ustaoğlu, KOSGEB İl Müdürü Serhat Saygın, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.


“ Tıp Mühendisliği Bugünü ve Geleceği” çalıştayı yapıldı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


