Reklam
Reklam
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
14 Mart, 2025 23:35 tarihinde yayınlandı
0

TİGAD’dan TÜRMOB’a sert çıkış!

Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) Genel Başkanı Okan Geçgel, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin (TÜRMOB) Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunduğu ilan teklifine sert tepki gösterdi. Geçgel, ““Şimdi de odalar basının cüzi gelirlerine göz dikti. Yıllarca basından medet uman odalar şimdi basını karşısına aldı. Bu teklif yasalaşırsa zaten güçlükle ayakta duran yerel gazetelere bir darbe daha vuracaktır.” dedi.

TÜRMOB’un Teklifi Ne Getiriyor?

Geçtiğimiz yıl Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), ilan ve duyurularını gazeteler yerine kendi kurumsal internet sitesi üzerinden yayımlamayı öngören bir değişiklik yapmış, gelen tepkiler üzerine bu uygulamadan geri adım atmıştı. Şimdi ise TÜRMOB, benzer bir düzenlemeyi TBMM’ye sundu.

Meclise sunulan teklife göre, TÜRMOB’un genel kurul ilanlarının resmi gazeteler yerine odanın internet sitesinde yayımlanması öngörülüyor. Eğer bu değişiklik yasalaşırsa, diğer meslek odaları, birlikler ve kooperatifler için de emsal teşkil edecek ve ilanların gazetelerde yayımlanma zorunluluğu ortadan kalkacak.

“Basının Cüzi Gelirlerine Göz Diktiler”

TİGAD Başkanı Geçgel, yaptığı açıklamada basının gelir kaynaklarının bilinçli olarak azaltıldığına dikkat çekerek, “Tasarruf tedbirleri kapsamında zaten yerel basının ilan ve reklam alma imkânı kısıtlandı. Şimdi de odalar, basının cüzi gelirlerine göz dikti. Zaten zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan basına bir darbe daha vuruluyor” ifadelerini kullandı.

“Basının Geleceği Tehlikede”

Geçgel, yerel basının ilan gelirleriyle ayakta durduğunu vurgulayarak, “Resmi ilan ve reklamlardan beslenen birçok basın kuruluşu var. Eğer bu teklif yasalaşırsa, basının geleceği ciddi anlamda tehlikeye girecektir. Diğer meslek birlikleri de benzer kararlar alarak gazetelerden ilanlarını çekebilir” dedi.

TBMM’ye ve Meslek Odalarına Çağrı

TİGAD Başkanı, Meclis’teki milletvekillerine ve meslek odalarına seslenerek, “Basına yeni bir darbe vurulmasına izin vermeyin. Demokrasinin teminatı olan basını koruyun. Tasarruf tedbirleri gözden geçirilmeli ve basına yönelik acımasız tutumlardan vazgeçilmelidir” çağrısında bulundu.

Eğer TBMM’ye sunulan teklif yasalaşırsa, gazetelerde yayımlanan diğer oda, birlik ve kooperatif ilanlarının da internet ortamına kayması kaçınılmaz olacak. Bu durum, özellikle yerel basının varlığını sürdürmesini zorlaştıracak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin