Ticaret Bakanı Ömer Bolat, arz talep dengesini bozacak şekilde oluşan stokçuluk ve haksız uygulamaların ve bunlarla bağlantılı fahiş fiyat artışlarının önüne geçmek, sektörde rekabetçi, adil ve istikrarlı bir piyasa yapısını yeniden tesis etmek için titiz ve etkin çalıştıklarını söyledi.
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, piyasada fiyat artışlarını önlemek için yapılan denetimler konusunda bilgiler verdi. Ekovitren’e konuşan Bakan Bolat, görev ve yetki alanları çerçevesinde hizmet için her zaman vatandaşın yanında olduklarını belirterek, “İç ticarette adil, şeffaf ve rekabetçi bir piyasa yapısını sürdürülebilir kılmayı ve fiyat istikrarına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Stokçuluk ve fahiş fiyata karşı tedbirleri arttırdık. Mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızı mağdur edenlere fırsat vermeyeceğiz” dedi. Ömer Bolat, “İhtiyaç duyulan düzenlemeleri gecikmeksizin hayata geçiriyoruz. Denetimlerimizi ara vermeden sürdürüyor ve düzenlemeleri ihlal edenlere gereken idari yaptırımları uyguluyoruz” diye konuştu.
Fiyatların piyasa dışı mekanizmalarla belirlenmesine dönük faaliyetleri caydırıcı denetim faaliyetleriyle aralıksız sürdürdüklerini vurgulayan Ticaret Bakanı Bolat, “Yürütülen bu kararlı politikayla birlikte fiyat anormalliklerinin ortadan kalkacağı görülecektir” şeklinde konuştu.
Bakan Prof. Dr. Bolat şunları söyledi:
“Halihazırda Bakanlığımızda ürün güvenliği denetimi amacıyla 92 Ticaret Denetmeni Yardımcısının alımı ile ilgili süreç devam etmektedir. Bunun yanında gündemin ilk sıralarında yer alan haksız fiyat, stokçuluk ve fiyat etiketi denetimleri ile görevli olan 81 Ticaret İl Müdürlüğümüzde 2218 personelimiz bulunmakla birlikte özellikle yapılan denetimlerin etkinlik ve caydırıcılığının artırılması denetimlerden beklenen sonucun alınabilmesi için, denetim personeli sayısının arttırılması yönünde çalışmalarımız devam etmektedir.”
İhracatı artıran ithalatı azaltan politika
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, proaktif bir yaklaşımla elimizdeki ticaret politikası setleri ve ticari diploması kanallarını kullanarak dış ticarete dönük önemli adımlar attıklarını ve söz konusu faaliyetleri ithalatı azaltan ve ihracatı artıran bir politika haline getirdiklerini bildirdi.
İhracata dayalı bir büyüme sağlamak amacıyla ihracatçının yanında olduklarını dile getiren Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “İhracata ilk hazırlıktan, pazarlama kabiliyetlerinin geliştirilmesine, markalaşmadan, yüksek katma değerli ürün ihracatına kadar desteklerimiz sürecek” dedi.
“Türkiye Yüzyılı Vizyonu doğrultusunda, Bakanlık olarak gündemimizin ilk sırasında ‘2028 İhracat Vizyonu’ yer almaktadır” diyen Bakan Bolat şöyle konuştu: “Hedefimiz 400 milyar dolar mal ihracatı ve 200 milyar dolar hizmet ihracatını yakalamak, KOBİ’lerin ihracattaki payını yüzde 40’a, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatımızın payını yüzde 50’ye taşımak ve hâlihazırda genel ihracatımız içinde yüzde 1,5 olan e-ihracat payını ise 2030 yılında yüzde 10 seviyesine ulaştırmaktır.”
Prof. Dr. Ömer Bolat, ithalat bağımlılığının azaltılmasının tek yolunun yerli üretimin artırılması olduğu bilinci içerisinde, ülkede üretimi mümkün ve uygun olan ürünlerin üretiminin artırılabilmesi için, diğer Bakanlıkların çalışmalarıyla uyumlu bir şekilde, Ticaret Bakanlığı uhdesinde bulunan politika araçlarını etkin bir şekilde kullandıklarını kaydetti.
Ticaret Bakanı Bolat, “İhracatımızı artırmak ve ihracata dayalı bir büyüme sağlamak amacıyla Bakanlık olarak tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu kapsamda, ihracata ilk hazırlıktan, pazarlama kabiliyetlerinin geliştirilmesine, dış pazarda tutunup markalaşmadan, yüksek katma değerli ürün ihracatına kadar verdiğimiz destekler sayesinde ihracatçılarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu. (İHA)


Ticaret Bakanı Bolat: “Piyasalarda fiyat istikrarı için çalışıyoruz”
Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı
Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.
Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.
Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.
Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”
Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.
Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.
Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.


