Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta oynanan ve 90 dakika boyunca hiç şutun çekilmediği Ankaraspor-Nazilli Belediyespor maçının incelemeye alınması gerektiğini söyleyerek, konunun takipçisi olacağını açıkladı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz; TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta hafta sonu Etimesgut Stadı’nda oynanan Ankaraspor – Nazilli Belediyespor maçının hayatın ve futbol tarihinin olağan akışına aykırı bir şekilde tamamlandığına dikkat çekti. 90 boyunca iki takımın şut bile çekmediğini ve müsabakanın 0-0 bittiğinin altını çizen Yavuzyılmaz, her iki takımın uzlaşarak sahaya çıktığını savundu.
Yavuzyılmaz, “2. Lig Beyaz Grup’ta oynanan Ankaraspor – Nazillispor maçı için kulüplerin beraberlik sonucu üzerinde uzlaşarak sahaya çıktıkları görülmektedir. Zira maç boyunca iki takımın kalesine doğru düzgün şut bile çekilmemiştir. Bu durum hayatın ve futbol tarihinin olağan akışına aykırıdır. Bunun bir sonucu olarak Zonguldak Kömürspor küme düşürülmüştür. Maçın mutlaka incelemeye alınması gerekiyor. Konunun takipçisi olacağım” ifadelerine yer verdi.
Yaşanan tartışmalarda Ankaraspor’un play-off’u, Nazilli Belediyespor’un da ligde kalmayı garantilediği; bu durumun Zonguldak Kömürspor’un TFF 3. Lig’e düşmesine sebep olduğuna da dikkat çekildi.


TFF’ye, Ankaraspor – Nazilli Belediyespor maçına ilişkin inceleme çağrısı
SİYASETE DİZAYN…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…
Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…
Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…
İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…
Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…
İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…
Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…
2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…
Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…
Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…
AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…
Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…
Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…
Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…
Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…
Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…
İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…
Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…
Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


