Reklam
Reklam
ters yonden gitmisti 3 ay ehliyetine el koyuldu 9 bin lira para cezasi 18gPS7Qb
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Şubat, 2025 20:52 tarihinde yayınlandı
0

Ters yönden gitmişti: 3 ay ehliyetine el koyuldu, 9 bin lira para cezası

Bolu’da geçtiğimiz gün D-100 kara yolunda zıt şeritten ilerleyerek kazaya davetiye çıkartan Tofaş marka arabanın şoförüne, 9 bin 267 lira para cezası kesilerek, 3 ay mühletle ehliyetine el koyuldu.

Olay, 23 Şubat tarihinde saat 04.30 sıralarında meydana geldi. Bolu’nun Çaydurt bölgesinde gece saatlerinde plakası aşikâr olmayan Tofaş marka araba, aksi şeride girdi. Ankara istikametini tersten ilerleyen araba, kilometrelerce gitti. Baht yapıtı önüne araç çıkmayan ve kazaya davetiye çıkartan şoförün tehlikeli yolcuğu bir öbür vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Reaksiyon yağan imajların akabinde Bolu Valiliği harekete geçti. Kazaya davetiye çıkartan şoför, Bölge Trafik Polisi ve Vilayet Jandarma Komutanlığı takımları tarafından tespit edildi. Şoförün 3 ay mühletle ehliyetine el koyularak 9 bin 267 lira ceza kesildi.

“3 ay mühlet ile ehliyetine el konularak 9 bin 267 TL idari para cezası uygulanmıştır”

Valilik tarafından yapılan açıklamada, “İl Jandarma Komutanlığı takımlarımız tarafından aracın plakası ve şoförü tespit edilerek yakalanmıştır. Araç şoförü hakkında “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma” hatasından 3 ay mühlet ile ehliyetine el konularak 9 bin 267 TL idari para cezası uygulanmıştır” sözlerine yer verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin