Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Nisan, 2016 07:49 tarihinde yayınlandı
0

Temiz Bir Çankırı için Bireysel Mücadele Çağrısı

ÇANKIRI Mart ayından itibaren larva mücadelesi çalışmalarına ağırlık veren Çankırı Belediyesi, yaz aylarının korkulu rüyası vektör ile ilgili en büyük mücadelenin bireysel mücadele olduğuna dikkatleri çekti. Çankırı Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri halk sağlığını tehdit eden karasinek, sivrisinek gibi vektör canlılara karşı ilaçlama çalışmalarına başladı. Ekipler, tüm sulak alanları, su birikintileri, sinek üreme alanlarını (gübrelik, çöp konteynırları) belli periyotlarda ilaçlamaya devam ediyor. İnsan sağlığına ve çevreye zarar vermeyen ilaçlar kullanan Belediye yetkilileri, iki ay içerisinde yaklaşık 100 noktada ilaçlama çalışmalarını gerçekleştirdi. Çalışmalar kapsamında alanların sürekli takibi de yapılarak gübrelikler kontrol ediliyor ve vatandaşlar bilinçlendiriliyor. Çankırı-Merkez’de yaklaşık 2 bin çöp konteynırı bulunduran Belediye, evsel atıkların ve hayvan gübrelerinin açıkta bırakılmaması için gerekli bilgilendirmede bulunuyor. İnsan sağlığını tehdit etmemesi ve sinek ürememesi için çöp konteynırları, 20 günde bir Belediye ekiplerince ilaçlanarak dezenfekte ediliyor. Vatandaşlarda sinekle mücadele bilincinin oluşturulmasının önemine değinen Çankırı Belediye Başkanı İrfan Dinç, vektörle mücadelede vatandaşa da büyük sorumluluk düştüğünü belirtti. Vatandaşların evsel atıklarını ağzı kapalı çöp torbalarına koyarak çöp konteynırlarına atmalarının mücadelenin en önemli parçası olduğunu dile getiren Başkan Dinç, larvaların üreme alanlarının kontrol altına alınarak çoğalmalarına engel olmak için çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Dinç, verimli bir sezon geçirebilmek için Çankırı’da yaşayan vatandaşlardan duyarlılık beklediklerini belirterek, “Evsel atıklarınızı açıkta bırakmayarak akıtmayan ve ağzı kapalı çöp poşetlerine koymanız şehrimizi güzelleştirmeye çalışan ekiplerimizin işini kolaylaştıracaktır. Ayrıca, hayvan besiciliği yapan vatandaşlarımızın da hayvan gübrelerini açıkta bırakmayarak üstünü kireçle kapatmaları sağlımız açısından büyük önem taşımaktadır. Şehrimizi sadece bizim temizlememiz yetmez. Vatandaşlarımızın da bu konuda bilinçli davranarak evlerinde gösterdikleri titizliği şehrimiz için de göstermelerini bekliyoruz. “dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin