Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
28 Mart, 2022 09:53 tarihinde yayınlandı
0

TEKSİF’den Karabük’te Örgütlenme Çalışmaları

(Haber Merkezi) Türkiye Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayi İşçileri Sendikası (TEKSİF) Karabük’te Örgütlenme çalışmalarına başladı.

GÜRMEN Tekstil Fabrikasında çalışan işçiler üye oldukları Öz İplik-İş Sendikasının haklarını savunamadığı gerekçesi ile Türkiye Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayi İşçileri Sendikası’nı Karabük’e davet ettiler. Davet üzerine Karabük’e gelen Sendikasının Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Ersin Çelik ve  Örgütlü olunan yerlerdeki temsilcilerin  katılımı ile Gözde Düğün Salonunda Bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Kalabalık bir katılımla yapılan toplantı ile ilgili Gazetemize açıklama yapan TEKSİF Sendikasının Avukatı Özgür Ekin; “GÜRMEN Tekstilde çalışan 1200’e yakın işçinin daha önce örgütlenmiş Öz İplik-İş Sendikası ile yapılan bir toplu iş sözleşmesi var. Toplu İş Sözleşmesinde işçiler kendilerine verilen  hakların düşük olduğundan dolayı TEKSİF Sendikası ile bağlantıya geçerek sendikaya üye olmak istediklerini, bu konuda bilgilendirme yapılmasını istediklerini bize ilettiler. biz de bugün Karabük’te bu arkadaşların TEKSİF Sendikası örgütlenmesi kapsamında bilgilendirme işlemini yapmak üzere bir araya geldik. Burada TEKSİF Sendikasına üye olmaları halinde elde edecekleri mali veya sosyal haklarının neler olabileceğine dair bilgilendirme yapılacak.

İşçilerimize bilgilendirmeyi  Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Ersin Çelik yapacak. Bilgilendirme toplantısına TEKSİF Sendikasının Örgütlü olduğu yerlerdeki temsilcileri katıldı. Toplantıya ağırlıklı olarak bayan temsilcilerimizin gelmesini istedik. Çünkü örgütlenilmesi istenen Gürmen’de  bayan işçiler yoğunlukta bunlara daha rahat bir ortamda bilgilendirme yapılabilmesi için onların gelmesini istedik.

Zaten daha önce Genel Merkezimizle ve diğer şubelerdeki işçilerle sosyal medya üzerinden bağlantıya geçmişler TEKSİF Sendikasının işçilere, üyelere karşı yaklaşımını, onlar için almış oldukları sosyal hakların neler olduğunu bizim bilgimiz haricinde sosyal medyadan ulaşarak öğrenmişler ve bundan TEKSİF Sendikasına talep işlerden geldi ve bugün yapmış olduğumuz düğün salonundaki  toplantıda hemen hemen oturacak bir yer kalmadı.  Mevcut sayının yüzde 51’ini geçtikten sonra TEKSİF Sendikası yetki başvurusunu yapacak” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin