Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Eylül, 2023 15:44 tarihinde yayınlandı
0

TEKNOFEST İzmir’in açılışı gerçekleşti

Havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in İzmir ayağının açılışı gerçekleşti. İstanbul ve Ankara’nın ardından bu yıl üçüncüsü düzenlenen festivalin açılış konuşmasını BAYKAR ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar gerçekleştirdi.

İstanbul ve Ankara’nın ardından bu yıl üçüncüsü İzmir’de düzenlenen ve Çiğli Ana Jet Üssü’nde başlayan TEKNOFEST’in açılışı gerçekleşti. Gençlerin ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği festivalin açılışı, ana sahnedeki görsel animasyon gösterisi ve TEKNOFEST Marşı’nın icrasıyla başladı.

Vali Elban: “Gençlerimize hakikaten güzel örnek oldular”

Törende konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban, değişimlerin, yeniliklerin çok hızlı geliştiğini söyledi. Vali Elban, “Böyle inanılmaz bir rekabet, bir dönüşüm ve inanılmaz bir yeniliğin olduğu bir dönemde bizim bu dönüşümün dışında kalmamız, buna uzak kalmamız mümkün olamazdı. Ülkemizin gençleri, soyadında da müsemma olduğu üzere Selçuk Bey’in bayraktarlığını yaptığı bu hareketle gelişmiş ülkelerde durum neyse bizde de bunun olabileceğini, bizim de teknolojide lider olabileceğimizi, dönüşümü hızlı yapabileceğimizi gösteren bir hamle yaptılar. Gençlerimize hakikaten güzel örnek oldular ve bunu da yaptıkları güzel eserlerle İHA’larla SİHA’larla diğer teknolojik ürünlerle gösterdikleri gibi TEKNOFEST gibi olağanüstü bir organizasyonla da başta gençlerimiz olmak üzere tüm kardeşlerimizin, vatandaşlarımızın da beğenisine, ilgisine, bilgisine sundular” dedi.

Organizasyonun açılışında yaptığı konuşmada, İzmir’de “Dünyanın en büyük teknoloji ve inovasyon festivali” olan TEKNOFEST’te gençlerle buluşmaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Selçuk Bayraktar, şu sözlere yer verdi: “Yüksek teknoloji ve inovasyon, bireylerin hayatını kolaylaştırdığı gibi, toplumların seyrini değiştirme gücüne de sahiptir. Bugün, dünyanın tartıştığı yapay zekâ teknolojisi, birçok alanda hayatımızı kolaylaştırdığı gibi entelektüel kapasite gerektiren işleri daha verimli hale getiriyor. Dünyadaki değişimi, hareketi yüksek teknoloji sürüklüyor. Değişimin motoru da dev şirketlerden ziyade küçük teknoloji girişimleri. Girişim ekosisteminin işe başlarken ilk cümlesi, insanlığın faydası değil de maalesef daha çok kazanmak. İnsanoğlu yüksek teknolojinin hızlı ve kuralsız hareketliliğin sosyal etkilerine yetişmekte zorlanıyor. Covid salgınında dünyanın temel düzeyde teknolojiye sahip solunum cihazını üretmekte ne kadar yetersiz kaldığını hepimiz gördük. O süreçte dünya, bu basit ama ölümcül yetersizliği uzun süre sorguladı. Akabinde insanlığın temel ihtiyaçlarına, problemlerine çare olacak çözümlere yönelmeye başlandı. Aynı dönemde bizler, teknolojiyi kadim medeniyetimizin iyilik, adalet ve merhamet değerleri ile bütünleştirerek, insanlığa nefes olabilmek için çaba gösterdik. Geliştirdiğimiz solunum cihazları ile imkânsızlıklarla boğuşan halklara, mazlumlara ve insanlığa nefes olmaya çalıştık. Dünya, bırakın solunum cihazlarını, parçalarının dahi satışını yasaklarken, Türkiye hem kendi ihtiyacını karşıladı hem de binlerce cihazı ihraç etti. Bunun yanında, medeniyetimizin değerlerinden aldığı ilhamla, bir tek solunum cihazı dahi olmayan ülkelere, bir nefes almak için bu cihaza ihtiyaç duyanlara hibe etti. İşte insanlık için teknoloji, milli teknoloji hamlesi budur. TEKNOFEST dev bir dip dalgası olarak geliyor, dünyanın daha önce şahit olmadığı zihinsel bir inkılaba imza atıyor. Teknoloji yarışmalarına başvuran milyonlarca gencimiz inşallah tüm dünyaya nam salmış SİHA’larımız gibi teknolojinin tüm diğer sivil alanlarında da bayrağı çok daha yükseğe taşıyacak. Türkiye araştırıyor, geliştiriyor, üretiyor ve her alanda kalkınıyor. Gençlerimiz sanayiyi yüksek teknolojiyle, yapay zekayla harmanlayarak yeni alanlar oluşturuyor. İşte bu yeni alanlara, değişen dünyaya ruh verecek olan bizleriz.” Açılış töreninin ardından program gösterilerle devam ediyor.(İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
zonguldakta 18 yillik cinayet davasinda 4 sanik hakim karsisina cikti HsEWLDGD
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2026 04:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Zonguldak’ta 18 yıllık cinayet davasında 4 sanık hakim karşısına çıktı

Zonguldak’ta 18 yıl önce kaybolan ve 2 sene sonra Ulutan Barajı’nda iskeleti bulunan şahsın ölümüyle ilgili davada 4 sanığın yargılanmasına başlandı.

Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk celsesinde, sanıklardan birinin 18 yıllık sessizliğini bozarak yaptığı kan donduran itiraflar duruşmaya damga vurdu. Duruşmaya tutuklu sanıklar T.Y. ve K.A. ile başka bir suçtan tutuklu bulunan İ.E. ve ev hapsindeki E.İ. katıldı. Öldürülen Ahmet Yılmaz’ın eski eşi D.D. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Hakkında müebbet hapis cezası istenen 4 sanıktan K.A. susma hakkını kullanırken, İ.E. ise suçlamalar ve aleyhindeki tanık beyanlarının husumet kaynaklı olduğunu öne sürerek reddetti.

“Arka koltukta boğarak öldürdü”

Olay gecesi aynı otomobilde bulunduğunu itiraf eden sanık T.Y., cinayet anını tüm detaylarıyla anlattı. Olay günü birlikte alkol aldıklarını ve öldürülen Ahmet Yılmaz’ın sonradan yanlarına geldiğini belirten T.Y., aracı kendisinin kullandığını ifade etti. Arka koltukta oturan ve 2018 yılında vefat eden B.İ. ile ön koltuktaki Ahmet Yılmaz arasında tartışma çıktığını aktaran T.Y., “B.İ. bir anda arkadan Ahmet’i boğmaya başladı. 18 yıldır vicdan yaptım, saklayamadım. B.İ., Ahmet’i boğunca panikle arabadan dışarı atladım. Sonra cesedi B.İ. bagajdan aldığı çuvala koyarak, atıl durumdaki bir kaçak ocağa bıraktı. Benim olayla başka bir ilgim olmadı, daha sonra Bursa’ya gittim” şeklinde konuştu.

“Kardeşinin üzerine atıp kurtulmaya çalışıyor”

Kendisinin sadece bir hurdacı olduğunu ve kamuoyunda yansıtıldığı gibi mafya olmadığını savunan sanık E.İ. ise, ortada bir cinayet olduğunu ve bunu kendisine B.İ.’nin anlattığını iddia etti. Ağabeyini korumak için 18 yıl boyunca sustuğunu belirten E.İ.’nin bu sözlerine maktulün eski eşi D.D. sert tepki gösterdi. E.İ. ile eski kocasının geçmişte birlikte hırsızlık yaptıklarını ve çalıntı malları paylaşamadıkları için aralarında husumet bulunduğunu ileri süren D.D., “Eşim, E.İ’yi emniyete şikayet etmekle tehdit ediyordu ve bu tartışmalardan kısa süre sonra kayboldu. Şimdi suçu ölmüş kardeşinin üstüne atıp kurtulmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

D.D. ayrıca, sanıklardan K.A.’nın geçmişte kendisine eski eşinin E.İ. ile baraja gittiğini ancak E.İ.’nin tek başına döndüğünü söylediğini belirterek, korktuğu için iki çocuğunu alıp şehri terk ettiğini söyledi.

İtirafçı geri adım attı

Duruşmada dinlenen 4 tanıktan biri olan C.M., cezaevinde E.İ. ile aynı koğuşu paylaştığını belirterek, maktul ile sanıklar arasında para mevzusundan doğan bir anlaşmazlık olduğunu iddia etti. C.M., hayatını kaybeden B.İ.’nin cezaevindeyken cinayeti ima eden söylemlerde bulunduğunu kaydetti.

Dosyanın yeniden açılmasını sağlayan kilit isimlerden olan itirafçı H.P. ise şaşırtıcı bir ifade vererek, soruşturma aşamasındaki beyanlarının bir kısmının duyumlara dayandığını söyledi. H.P., olayın kapatılmaması için duyduklarını bizzat yaşamış gibi kurgulayarak anlattığını, aslında cinayet anında orada olmadığını itiraf etti.

Mahkeme heyeti, bir sanığın savunmasının henüz alınmamış olması sebebiyle tutuklu sanıklar T.Y. ile K.A.’nın tutukluluk hallerinin ve E.İ.’nin ev hapsi kararının devamına hükmetti. Heyet, İ.E. hakkındaki adli kontrol şartını kaldırarak, hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin