Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Temmuz, 2022 13:17 tarihinde yayınlandı
0

TEKNOFEST İçin İkinci Elektrikli Arabayı Tasarlandı

Karabük’te Meslek Eğitim Merkezi öğrencileri tasarladıkları ‘Kara Şimşek’ isimli elektrikli araçla TEKNOFEST’te derece elde edebilmek için mücadele edecek.
Mesleki Eğitim Merkezine kayıtlı 12 kişilik ekipten oluşan öğrenciler TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali çerçevesinde düzenlenecek olan Liseler Arası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları için elektrikli araç tasarladı. İki kişilik olan araç için 30 gün boyunca aralıksız çalışan öğretmen ve öğrenciler aracın adını ‘Kara Şimşek’ olarak belirledi. Öğrenciler yaklaşık 30 kilometre mesafe kat edebilen elektrikli araçla yarışmadan derece elde etmek istiyor.
İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “İlimiz genelinde akademik başarıda çok iyi bir yerdeyiz. Sosyal, kültürel, sportif faaliyetlerimizde çok güzel ve süreç devam ediyor. Valimiz geçen yıl TEKNOFEST’e katılım ile ilgili bir soru sorduğunda bir mahcubiyet yaşamıştık. Bu sene yaptığımız güzel çalışmalar neticesinde ilimizden iki okuldan TEKNOFEST’e katılım ile ilgili araçlarımızı görüyorsunuz. Bu elektrikli araçlarımızla ilgili güzel bir süreç var. İki okulumuzu da TEKNOFEST yarışması için uğurlayacağız” diye konuştu.
Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Ahmet Çelebi ise “12 kişilik ekiple kısa sürede TÜBİTAK’ın vermiş olduğu imkanlarla bu çalışmayı yaptık. Amacımız Karabük’ü TEKNOFEST’te en iyi şekilde temsil etmek. Umarım iyi bir derece alırız” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Metal Bölümü öğrencileri de tasarladıkları ‘Safrantech’ isimli elektrikli araçla yarışmada boy gösterecek. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin