Türk Eğitim Derneği (TED), “Tam Eğitim Bursu” sınav başvurusu Pazartesi başlıyor.
TED Karabük Koleji Müdürü Kerim Barçın, TED’in başlattığı bursun diğer burslardan farklı olarak sadece maddi destek sağlamakla kalmayıp, öğrencilerin üniversite sonuna kadar tüm eğitim masraflarını karşıladığını söyledi.
Barçın, “Öğrencilerin eğitim hayatı boyunca takibi yapılmakta, gelişimleri uzmanlar aracılığıyla izlenmektedir. Tam Eğitim Bursunu almaya hak kazanan öğrenciler, TED tarafından açılmış olan 25 okulda okumakta ve mezun olduktan sonra ülke genelindeki üniversitelerde eğitim almaktadır. Burs öğrencilerin tüm eğitim, servis, yemek, kitap, kırtasiye, giyim ve cep harçlıklarını karşılamaktadır. TED burs vereceği öğrencileri seçmek üzere her yıl tam eğitim bursu sınavı yapmaktadır. Ülke genelinde sınavın duyurusu yapılır. 5, 6, 7 ve 8’inci sınıfa devam eden öğrenciler sınava başvuruda bulunabilir. Öğrencilerin başvuru yapabilmesi için, en son bitirdikleri sınıfa ait karnede yıl sonu başarı ortalamasının 85-100 aralığında olması gerekmektedir. Başvurusu kabul edilenler, TED tarafından açılan sınava girerler. Yazılı sınavda başarılı olan öğrenciler TED uzmanları tarafından evlerinde ziyaret edilir. Öğrenci ve ailesi ile görüşmeler yapılır. Yazılı sınavda başarılı olan ve ev ziyaretlerinde uygun bulunan öğrenciler TED’den Tam Eğitim Bursu almaya hak kazanırlar. Bu sınava TED okulunda okumakta olan öğrenciler giremezler” dedi.
TED Koleji Müdürü Kerim Barçın, burs için sınav başvurularının 13 Aralık’ta başlayacağını ve 15 Şubat’ta da sona ereceğini ifade ederek, “Tam Eğitim Bursu sınavı 05 Mart 2016 Cumartesi günü saat 10.00’da okulumuzda düzenlenecektir, Sınav başvuruları 03 Aralık 2015 – 15 Şubat 2016 tarihleri arasında www.ted.org.tr ve www.turkegitimdernegi.org.tr adresinden online olarak yapılması gerekmektedir” diye konuştu.


TED Koleji’nin Tam Eğitim Bursu Başvuruları Başlıyor
Uzmanından uyarı: “3 aydan uzun süren bel ağrısına dikkat”
Romatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini, aksi takdirde büyük sorunlarla karşılaşılabileceğini söyledi.
Medicana International Samsun Hastanesi Romatoloji Kliniğinden Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Zahiroğlu Yeliz Zahiroğlu, “Ankilozan spondilit, özellikle omurga ve leğen kemiği eklemlerini etkileyen kronik iltihaplı bir romatizmal hastalıktır. Halk arasında çoğu zaman ‘bel fıtığı’, ‘mekanik bel ağrısı’ ya da ‘kas tutulması’ ile karıştırılabilir. Oysa bu hastalıkta ağrının temelinde iltihap vardır. Erken tanı konulmazsa omurgada hareket kısıtlılığına, duruş bozukluğuna ve yaşam kalitesinde belirgin azalmaya yol açabilir” dedi.
“Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez”
Belirtilerin büyük önem taşıdığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Zahiroğlu, “Her bel ağrısı, ankilozan spondilit anlamına gelmez. Ancak bazı özellikler bizim için uyarıcıdır. Özellikle 40 yaşından önce başlayan, 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu ile birlikte olan, hareket ettikçe açılan ama istirahatle geçmeyen bel ağrısı önemlidir. Gece özellikle sabaha karşı uyandıran bel veya kalça ağrısı da iltihaplı bel ağrısını düşündürür. ASAS kriterlerinde de egzersizle düzelme, gece ağrısı, sinsi başlangıç, 40 yaş altı başlangıç ve istirahatle düzelmeme önemli özellikler olarak tanımlanmıştır. En sık bel ve kalça ağrısı, sabah tutukluğu, hareket kısıtlılığı ve yorgunluk görülür. Bazı hastalarda topuk ağrısı, diz veya ayak bileği şişliği, göğüs kafesinde ağrı olabilir. Ankilozan spondilit sadece omurgayı tutmaz, gözde üveit, bağırsak iltihabı ve sedef hastalığı gibi durumlarla da birlikte olabilir. Bu nedenle ‘sadece bel ağrısı’ olarak görülmemelidir” diye konuştu.
“3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan bel ağrılarına dikkat”
Özellikle 3 aydan fazla süren bel ağrılarına dikkat çeken Zahiroğlu, ayrıca şunları söyledi:
“Tanıda en önemli adım, hastanın öyküsünü dikkatle dinlemek ve iltihaplı bel ağrısını fark etmektir. Muayene, kan testleri, CRP-sedimantasyon gibi iltihap göstergeleri, HLA-B27 testi ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Özellikle erken dönemde röntgen normal olabilir, bu durumda sakroiliak eklem MR’ı tanıda çok değerlidir. Günümüzde oldukça etkili tedavi seçeneklerimiz var. Tedavide düzenli egzersiz, duruş eğitimi, sigaranın bırakılması ve gerektiğinde ilaç tedavileri birlikte planlanır. Ağrı kesici-antiinflamatuvar ilaçlar, uygun hastalarda biyolojik tedaviler ve hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir. NHS gibi hasta bilgilendirme kaynaklarında da egzersiz, fizyoterapi, antiinflamatuvar ilaçlar ve gerekli hastalarda biyolojik tedaviler temel yaklaşımlar arasında sayılır. Erken tanı ile hem ağrıyı kontrol etmek hem hareket kabiliyetini korumak hem de omurgada kalıcı hasarı azaltmak mümkündür. Genç yaşta başlayan bel ağrısının ‘nasıl olsa geçer’ diye ihmal edilmemesi gerekir. 3 aydan uzun süren, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan bel ağrısı varsa mutlaka bir romatoloji uzmanına başvurulmalıdır.”


