Reklam
Reklam
tatlicilarda ramazan bereketi iste en cok tercih edilen tatlilar cq3VfXef
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Mart, 2025 16:22 tarihinde yayınlandı
0

Tatlıcılarda Ramazan bereketi: İşte en çok tercih edilen tatlılar

Bolu’da iftar sonrası tatlı keyfi yapmak isteyen vatandaşlar, tatlıcılara akın ediyor. Bilhassa sütlü tatlılar tercih edilirken, mekik baklava ve Dubai baklavası da en çok ilgi gören tatlılar ortasında yer alıyor.

Bolu’da iftarın akabinde tatlıcıların yolunu tutan vatandaşların en çok tercih ettiği lezzet mekik baklava oldu. 9 yıldır tatlı dalında hizmet veren Müslüm Kurt, Ramazan ayının rahmetini yaşadıklarını söz ederek, tatlıya olan ilginin her geçen gün arttığını söyledi. Vatandaşların bilhassa sütlü tatlılara ve mekik tatlısına yöneldiğini belirten Kurt, “Daha hafif olmaları nedeniyle güllaç, soğuk kadayıf, soğuk baklava ve öteki sütlü tatlılar ağır talep görüyor. Bunların yanı sıra, en çok tercih edilen eserimiz ise Antep mekik. Bu tatlıyı gerçek Antep baklavası tarzıyla, koyun sade yağı kullanarak hazırlıyoruz. Başka eserlerimizde ise inek sade yağı tercih ediyoruz. Antep baklavası isteyen müşterilerimize ikram ettiğimizde çabucak onu tercih ediyorlar. Şu anda en çok talep gören tatlımız da Antep mekik diyebiliriz. Kilosu bin 100 lira, öbür sütlü tatlılarımız ise 950 liradan satışa sunuluyor” dedi.

“Çikolatasından esinlendik, baklavasını yaptık”

Dubai çikolatasından esinlenerek yaptıkları Dubai baklavasının da ağır ilgi gördüğünü belirten Müslüm Kurt, “Dubai tatlısı, çikolatasından sonra ağır talep görmeye başlamıştı. Biz de bundan esinlenerek bir çalışma yaptık ve Dubai baklavası hazırladık. Bu tatlıda baklavayı çikolata ile kaplıyoruz. İçeriği üzerinde de özel çalışmalar yaptık ve şu an hayli revaçta. Dubai baklavasının kilo fiyatı da bin 100 lira” diye konuştu.

4 kişilik bir ailenin tatlı yeme maliyetinin bin lira ile bin 200 lira ortasında değiştiğini aktaran Kurt, “4 kişilik bir aile olarak gelindiğinde künefe, çay, çerez, meyve ve süt ikram ediyoruz. İkramların akabinde da kahve servis ediyoruz. Toplam hesap ise bin 000 lira ile bin 200 lira ortasında değişiyor. Son olarak vatandaşlarımıza tatlı tüketmelerini kesinlikle tavsiye ediyorum. Kan şekeri düştüğünde tatlı kan şekerini istikrarlar ve biz de bu dengeyi sağlayarak müşterilerimizi sahura uğurluyoruz” sözlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin