Amasya’nın Taşova ilçesinin ortasından geçen Yeşilırmak Irmağında kirlilikten ötürü köpürme yaşandı. Su yüzeyinde zirai ilaç atıkları ve şişeler görüldü.
Yeşilırmak Nehri’nde kirlilik sebebiyle köpürme görüldü. Irmak yüzeyinde zirai ilaç atıkları ve şişeler olduğu görüldü. 37 yıl sonra döndüğü memleketinde Yeşilırmak Nehri’nin eski halini görememekten çok keder duyduğunu belirten Hüseyin Şahin, “Sanki 80’li 90’lı yıllardaki Haliç’i üzere olmuş. Yeşilırmak’ımız can çekişmekte. Bunu bu türlü görmek hakikaten beni derinden üzüyor. Kimyasal atıkların pervasızca atılması, yani fabrikalarımızın filtre, arıtma takmaması bunun göstergesi” dedi.
Kirliliğin artmaması için önlemler alınmasını isteyen Şahin, “Yukarıdan baktığımızda balıkları görürdük evvelden. Su içilecek kıvamdaydı. Beşerler burada harmanlarını sürdükten sonra buğdaylarını yıkardı. Su o kadar temizdi. Halk plajı üzereydi burası. O neslin hepsi yüzmeyi Yeşilırmak’ta öğrenmiştir. Ancak artık parmağını sokabilecek bir nitelikte olduğunu düşünmüyorum bu suyun” diye konuştu.


Taşova’da Yeşilırmak kirlilikten köpürdü
Safranbolu TSO’dan Mengen Aşçılık Kampı’na stratejik destek
Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), Bolu’nun Mengen ilçesinde düzenlenen 6. Mengen Aşçılık Kampı’na destek vererek Safranbolu safranının gastronomi alanındaki doğru kullanımına yönelik bilimsel bir çalışma sundu.
Yaklaşık 90 üniversiteden akademisyen, öğrenci ve şefin katıldığı organizasyonda, Safranbolu’nun coğrafi işaretli ürünlerinden biri olan safran ön plana çıkarıldı.
Etkinlik kapsamında katılımcılara “Safranbolu Safranı Tarifnamesi” adlı kitap dağıtıldı. Çalışmada safranın gastronomide doğru kullanımı, aroma yönetimi, ekstraksiyon teknikleri ve sık yapılan hatalar bilimsel ve uygulamalı olarak ele alındı.
Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, safranın yalnızca bir baharat değil aynı zamanda kültürel ve ekonomik bir değer olduğunu belirterek, doğru kullanımın önemine dikkat çekti.
Altuntepe, Mengen Aşçılık Kampı gibi geniş katılımlı bir organizasyonda yaklaşık 90 üniversiteye ulaşmanın önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, hazırlanan çalışmanın sahadaki yanlış kullanım alışkanlıklarını düzeltmeye yönelik rehber niteliği taşıdığını ifade etti.
Etkinlikte, Safranbolu safranının gastronomide bilimsel temelli yaklaşımla ele alınmasının, ürünün ulusal ve uluslararası alanda değerinin artırılmasına katkı sağlayacağı belirtildi.

