blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Eylül, 2025 12:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: “Hem Karabük hem Kastamonu yangınları büyük ölçüde kontrol altına alındı”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Karabük'ün Eflani ilçesi ve Kahyalar bölgesindeki orman yangınlarının büyük ölçüde kontrol altına alındığını açıklayarak, "Hem Karabük hem Kastamonu yangınları için söyleyeceğim, biz büyük ölçüde kontrol altına alındı dedik, ancak tedbir amacıyla boşaltılan yerleşim yerlerine geri dönüşler AFAD'ın koordinasyonunda, valiliklerimiz tarafından kamuoyumuzla ve vatandaşlarımızla köy bazında bildirilecek" dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Karabük'ün Safranbolu ilçesi Toprakcuma köyünde Orman Yangını Koordinasyon Merkezi'nde açıklamalarda bulundu. Bakan Yumaklı, Karabük'ün Eflani ilçesi ve Kahyalar bölgesindeki orman yangınlarının büyük ölçüde kontrol altına alındığını açıkladı.

‘Yangınlar büyük ölçüde kontrol altında'
Ekiplerin yoğun müdahalesinin sürdüğünü ifade eden Bakan Yumaklı, "Dünkü açıklamamızın ardından maalesef gün içerisinde Manisa Gördes'te ve Muğla Yatağan'da büyüme potansiyeli olan iki farklı yangın çıktı. Ama hamdolsun onları çok kısa bir süre içerisinde arkadaşlarımız müdahil olarak söndürdüler. Yine dün Karabük'ün Eflani ilçesi ve Kastamonu'nun Araç ilçesindeki yangınıyla mücadele ederken, ‘gün içerisinde inşallah iyi haberler vermeyi umuyoruz' demiştim. Hemen buraya birkaç kilometre uzaklıkta Kahyalar bölgesinde bir yeni yangın çıktı maalesef. O da son derece ciddi bir yangındı, çünkü blok ormanlarının olduğu alana çok hızlıca gidebilecek şekilde bir rüzgarın olduğu da saate denk geldi. Eflani ve Araç yangınında mücadele eden arkadaşlarımızı hızlıca oraya sevk etmek durumunda kaldık. Her üç yangına da gece boyunca müdahale edildi. Bazı sarp noktalar vardı, inilemeyecek yerler vardı. Coğrafik şartlar, herkesin malumu. Ama arkadaşlarımız hakikaten kilometrelerce hortumlar sererek bazı yerlere, sarp ve dik bile olsa o bölgeye olabileceği kadar iş makineleriyle yollar açarak, buralara ulaştılar. Hamdolsun bütün bu müdahaleler ve mücadele sonucunda öğleden sonra çıktığını söylediğim Kahyalar yangını büyük ölçüde kontrol altına alındı. Bir diğer yangın yine dün bahsetmiş olduğum Araç yangınıydı. Bu da dediğim gibi coğrafik şartlar sebebiyle biraz uzun sürdü ama arkadaşlarım hem çok ciddi uzunlukta, iki kilometre, üç kilometre hortumlar sererek ve yollar açarak bu yangını çevirdiler ve gece boyunca mücadele ve müdahale sonucunda burasını da büyük ölçüde kontrol altına aldılar" dedi.

"38 yangına bütün Türkiye çapında müdahale edildi"
Dün Türkiye genelinde çıkan 38 yangına müdahale edildiğini ifade eden Yumaklı, "Son olarak Karabük Eflani ve Kastamonu Araç ilçesi sınır. Bu iki ilçede, Eflani'de başlayan ve Araç'a geçen yangından bahsetmek istiyorum. Burada her iki yangın da devam ederken diğer çıkan iki yangın bizim gücümüzü böldü. Aslında çok daha hızlı bir şekilde burayı söndürebilecektik. Siz bir yangınla mücadele ederken yeni cephe açıldığında müdahale süreniz maalesef uzuyor. Sizin yeniden cepheler oluşturmanız gerekiyor, oralara müdahil teşhisi oluşturmanız gerekiyor. Bütün bu olumsuzluklara rağmen hamdolsun bu her üç yangın için de bugün ben büyük ölçüde kontrol altına alındı bilgisini kamuoyumuzla paylaşmak istiyorum. Şu an için ülkemizde aktif bir yangın yok. Ancak dün orman dışı alanlarda çıkıp söndürülen ya da orman dışında çıkıp ormana sirayet eden 38 yangına bütün Türkiye çapında müdahale edildi ve hamdolsun bunların tamamı söndürülmüş oldu" diye konuştu.

"15 Ekim'e kadar teyakkuzdayız"
Bakan Yumaklı şöyle devam etti:
Bir kez daha hatırlatalım. Artık Türkiye'nin belli bölgeleri yangına hassas değil. Yeni bölgeler, özellikle meteorolojik şartların artık bize yeni normal olarak dayattığı birtakım hususlarla birlikte bizim risk olarak gördüğümüz alanlar da oluşmaya başladı. Özellikle Batı Karadeniz'de Zonguldak, Kastamonu, Karabük, Bolu, Düzce, Sakarya, Bilecik hattı, güneye doğru bu illerin tamamında yeni risk alanları oluşturdu. Dolayısıyla bizler buna göre konumlandırmalarımızı yapıyoruz. Yani şu yangınların hakikaten hepsinin üçüncü aşama risk kategorisinde olduğunu belirtmek istiyorum. Bu risk ne zamana kadar devam edecek? Zaman zaman çok aşırı bir meteorolojik veri geldiğinde bunları paylaşıyoruz. Ama 15 Ekim'e kadar bizim teyakkuz halinde olacağımızı, vatandaşlarımızın da bu anlamda hassasiyetlerini bu tarihe kadar üst düzeyde tutmalarını özellikle istirham ediyorum" diye konuştu.

"Türkiye'nin dört bir tarafında 5 bin 800'ün üzerinde yangına Ocak ayından itibaren müdahale ettik"
Bakan Yumaklı, vatandaşların evlerine valilik bilgilendirmesinin ardından dönmesi noktasında çağrıda bulunarak, "Burada önemli olan şu, tekrar edelim. Kapalı alanların dışında herhangi bir sebeple ateş yakılmaması, ateşe sebep olabilecek kaynaktır, spiralle kesmedir ve farklı birçok başlıktaki faaliyette bulunulmaması gerekiyor. Bu faaliyetlerde bulunulmaması çünkü başladığı andan itibaren 15 dakikada, 20 dakika içerisinde yani siz her ne kadar ilk etapta hızlı müdahale ediyorsanız da çok hızlı bir şekilde ilerleme potansiyeline sahip. O yüzden bunu tekrar hatırlatmak istiyorum. Hem Karabük hem Kastamonu yangınları için söyleyeceğim, biz büyük ölçüde kontrol altına alındı dedik, ancak tedbir amacıyla boşaltılan yerleşim yerlerine geri dönüşler AFAD'ın koordinasyonunda, valiliklerimiz tarafından kamuoyumuzla ve vatandaşlarımızla köy bazında bildirilecek. Benim bu açıklamamdan sonra vatandaşlarımız kendiliklerinden evlerine geri dönmesinler. Çok kısa bir süre içerisinde zaten valiliklerimiz bunları açıklamaya devam edecekler. O yüzden vatandaşlarımıza valiliklerimizin açıklamasını takip etmelerini özellikle istirham ediyorum. Bu süreç içerisinde bugüne kadar olduğu gibi Türkiye'nin dört bir tarafında 5 bin 800'ün üzerinde yangına Ocak ayından itibaren müdahale ettik, söndürdük. Bunlar da bizlerin her zaman en yakınında olan Milli Savunma Bakanlığımıza, İçişleri Bakanlığımıza, AFAD'a, valiliklerimize, sivil toplum kuruluşlarına, yerel yönetimlere ve her zaman için bize dualarıyla ve bizatihi ellerinden gelen her türlü destekle yanımızda olan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum"
şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Şubat, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Trabzon Şehir Hastanesi inşaatının yüzde 90’ı tamamlandı

Trabzon’da Şenol Güneş Spor Kompleksi’nin yanındaki dolgu alanında, yapımı süren 900 yataklı Şehir Hastanesi inşaatının fiziki gerçekleşme oranı yüzde 90’a yaklaştı. İnşaatında 5 bin fore kazığın kullanıldığı şehir hastanesi depreme dayanıklı olarak inşa edilen sismik izolatörler ile korunacak. Kentteki yoğun bakım kapasitesini 2 katına çıkartacak olan Trabzon Şehir Hastanesi’nde, 300 poliklinik ve 33 ameliyathane olacak.
Hastane inşaatı ile ilgili bilgi veren Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal, 2026 yılının Mayıs sonu yada Haziran ayı itibarıyla hastanenin teslim alınmaya başlanacağını söyledi. Topsakal, "Şu anda fiziki gerçekleşme oranı yüzde 86-87 seviyelerinde olup, yüzde 90’a yaklaşmıştır" dedi.
Şehir hastanesinde hem yasal hem de fiziki süreçte sona yaklaşıldığını kaydeden Topsakal, "Şehir hastanemizde hem yasal hem de fiziki süreçte sona yaklaşmış durumdayız. Allah nasip ederse, 2026 yılının Mayıs sonu veya Haziran ayı itibarıyla hastanemizi teslim almaya başlayacağız. Yasal süresi 15 Aralık 2025’te sona eren hastanemiz için, Bakanlık ve yönetim olarak proje değişikliklerinden kaynaklanan süreler ile müteahhide ek süre verilmiş ve bu süre Mayıs-Haziran dönemine kadar uzatılmıştır. Bu ek sürenin Mayıs sonu Haziran ortası gibi tamamlanmasıyla birlikte hastanemizi devralacağız. Şu anda fiziki gerçekleşme oranı yüzde 86-87 seviyelerinde olup, yüzde 90’a yaklaşmıştır" diye konuştu.

Yaklaşık 900 yatak kapasitesiyle hizmet verecek
Hastanenin yaklaşık 900 yatak kapasiteyle hizmet vereceğini belirten Topsakal, "Sağlık profesyonelleri olarak bir sağlık politikası geliştiriyor ve birleştirilecek hastaneleri gündeme alıyoruz. Sayın Bakanımızla yaptığımız istişarelerde, Ahi Evren Hastanemizin ve Kemik Hastanemizin taşınması yönünde talimatlar verilmiştir. Bu talimatlar doğrultusunda projemizi revize ediyoruz. Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanemizin ise yalnızca eğitim kadrosu şehir hastanesine taşınacaktır. Bunun dışında hastane mevcut yerinde hizmet vermeye devam edecektir. Bu kapsamda yaklaşık 200 yatak, diğer hastaneden ise 180 yatak olmak üzere toplamda 380 yatak taşınacaktır. Şehir hastanemiz yaklaşık 900 yatak kapasitesiyle Trabzon’umuza hizmet verecektir. Dolayısıyla Trabzon İl Sağlık Müdürlüğü olarak kârdayız; ilimize 500 yataklı yeni bir hastaneyi entegre etmiş olacağız. Bu durum bizleri son derece mutlu etmektedir. Bakanlığımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Şehir merkezinde acil, travma ve ikinci basamak hastanesi olarak Fatih Devlet Hastanesi’nin hizmet vermeye devam etmesi yönünde bizim de görüşümüz bulunmaktadır. Fatih Devlet Hastanemiz, mekânsal eskimesi nedeniyle ekonomik ömrünü büyük ölçüde tamamlamıştır. Muhtemelen hastaneyi yeni şehir hastanesine geçici olarak taşıyarak mevcut binayı yıkıp yerine 250 yataklı yeni bir hastane yapma düşüncemiz bulunmaktadır. İnşallah bu alanı da mekânsal olarak yenileyerek, önümüzdeki 50 yıl Trabzon’un sağlık altyapısıyla ilgili mekânsal sorunlarını çözmüş olacağız. Şehir hastanelerinin en büyük avantajı mekânsal konfordur. 900 yatağın 236’sı yoğun bakım yatağı, 664’ü ise tek kişilik nitelikli yataklardan oluşmaktadır. Bu durum, hastaların tek başına yatabileceği nitelikli yatak oranını çok yüksek bir seviyeye çıkaracaktır. Mekânsal olarak her türlü imkâna sahip olan hastanemiz, içerisinde modern tıbbi tetkiklerin tamamının yapılabileceği donanıma sahiptir" diye konuştu.

Hafif raylı sistemle birlikte bölgedeki ulaşımı rahatlatacak
Hafif raylı sistemin bölgedeki ulaşımı rahatlatacağına dikkat çeken Topsakal, "Karayolları Genel Müdürümüzün ve Ulaştırma Bakanımızın talimatları doğrultusunda, hastanenin etrafını tamamen çevreleyen kuzey, güney, doğu ve batı yönlerinde yollar yapılmaktadır. Ayrıca DSİ Genel Müdürümüzün katkılarıyla, güney taraftaki dağlardan gelen yağmur sularının denize ulaşımını sağlayacak transfer hattı oluşturulmuştur. Bu hat, kapalı sistem bakslar aracılığıyla suların güvenli şekilde denize ulaştırılmasını sağlamaktadır. Belediye Başkanımızın da hafif raylı sistemle birlikte bölgedeki ulaşımı rahatlatacak bir projesi bulunmaktadır. Hafif raylı sistemin ulaşım ağına entegre edilmesiyle birlikte, trafik sorununun büyük ölçüde çözüleceğini düşünüyorum" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin