Reklam
Reklam
tarihi mahallede bahar guzelligi FIL8yNYG jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Nisan, 2024 16:12 tarihinde yayınlandı
0

Tarihi mahallede bahar güzelliği

Gümüşhane’nin tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlü Süleymaniye Mahallesi, baharın gelişiyle birlikte adeta renk cümbüşüne dönüştü. Tarihi yapıların arasında yükselen ağaçlar, rengarenk çiçekleriyle ziyaretçilerini büyülüyor.

Türkiye’de adını değerli bir madenden alan tek şehir olan Gümüşhane’nin eski yerleşim yeri olan tarihi Süleymaniye Mahallesi, tarihi ve doğal güzellikleriyle dikkat çekerken bahar mevsimiyle birlikte oluşan renk cümbüşü de bölgeye gelenleri mest ediyor.

Ağaçların çiçek açması, doğanın canlanmasıyla birlikte eşsiz manzaraların ortaya çıktığı, cami ile kilisenin yan yana bulunduğu ve şehre adını veren “Gümüş” madenlerinin yüzyıllar boyunca işletildiği mahalle, tarihten bugüne miras kalan camisiz minareleriyle de göz dolduruyor.

Yüzyıllar boyunca Türk, Ermeni ve Rumlar’ın bir arada yaşaması nedeniyle ’Hoşgörü merkezi’ olarak da nitelendirilen, doğa ile tarihi iç içe barındıran Süleymaniye Mahallesi geçmişin izlerini taşıyan camiler, minareler, kiliseler, hanlar, köprüler, hamamlar ve dükkanlar gibi 30’dan fazla tarihi eserin günümüze ulaştığı 3.derece kentsel ve doğal sit alanı.

Kayak merkezi yapılması planlanan zirvelerindeki beyaz kar örtülerinin eriyip yerini yeşil manzaraya bıraktığı bugünlerde mahalleye gelen ziyaretçiler tarihi bir yolculuğa çıkarak baharın getirdiği canlı renklerin tadını çıkarıp farklı kültürlerin izlerini keşfediyor.

“Süleymaniye binaların dışında hikayeleriyle de çok büyük hazineleri içeren bir şehir”

Sadece doğal güzellikleriyle değil aynı zamanda tarihi dokusuyla da öne çıkan Süleymaniye Mahallesiyle ilgili akademik çalışma da yapan Süleymaniye Mahallesi Uygulama Oteli İşletme Müdürü Muhammet Kılıç, “Eski Gümüşhane, kadim bir şehrin merkezi. Türk, Rum ve Ermenilerin yüzlerce yıl barış içerisinde yaşadığı bir şehir. Kanuni Sultan Süleyman Han’dan ismini alan camisiyle, hamamlarıyla, kiliseleriyle, büyük bir medeniyeti bünyesinde barındıran, altın değerinde bir şehir. 1647 yılında bölgeye gelen Evliya Çelebi’nin de seyahatnamesinde bahsettiği üzere 70 adet madenin bulunduğu Gümüşhane’de Kırkpavli ve Hazine Galerileriyle bölgenin en büyük madenlerine sahip bir merkez. Aynı zamanda çok büyük acıları, çok büyük üzüntüleri ve güzel anıları, hikayeleri bünyesinde barındıran, binaların dışında hikayeleriyle de çok büyük hazineleri içeren bir şehir” dedi.

Bölgede geçmişte yaşananlardan da örnekler aktaran Kılıç, “Kırk Pavli galerisinden bahsetmek gerekirse burada yüzlerce Rumun öldüğü, hatta bu yüzden dolayı sadece Pavli adında Kırk Rumun olması sebebiyle dağa Kırk Pavli’nin adının verildiği, bölgeden geçen kişilerin ağlama seslerini bile duyabildiği, hatta geçenlerin sorduğu zaman herkes kendi pavlisine ağlar diye cevap verilmesinden kaynaklı olarak herkes kendi balasına ağlar sözünün de buradan geldiği düşünülen bir şehir” diye konuştu.

“Sakin şehir patentini Gümüşhane Merkez ilçesi alabilirse turizm alanındaki tanıtım ve pazarlamasının yolu çok daha kolay bir şekilde olacaktır”

Alanla ilgili bilimsel çalışmalardan da bahseden Kılıç, “Doç. Dr. Murat Ödemiş hocamızla birlikte bölgeyle ilgili yaptığımız araştırmada özel ilgi turizmi kapsamında bölgeyi incelediğimizde sürdürülebilir turizm temelinde, özgün mimari yapılarının ön plana çıkarıldığı, kültürel öğelerinin yansıtıldığı bir master planı hazırlanabilir ve uygulanabilirse, barındırmış olduğu bu zengin kültür mozaiğiyle, bölge ve Türkiye’de eşsiz bir destinasyon olarak parlayabilecek nitelikte bir şehir. Yine aynı şekilde Doç.Dr. İsmail Çalık hocamızla birlikte yürüttüğümüz Gümüşhane Merkez ilçesinin sakin şehir potansiyelinin SWOT araştırmasında da Süleymaniye Mahallesi büyük bir kaynak olarak karşımıza çıkmakta. Eğer sakin şehir patentini Gümüşhane Merkez ilçesi alabilirse turizm alanındaki tanıtım ve pazarlamasının yolu çok daha kolay bir şekilde olacaktır” diye konuştu.

“İlkbahar mevsimi nedeniyle çok güzel kadrajlar yakaladık”

Bölgedeki renk cümbüşünü ölümsüzleştirmek için alan giden fotoğraf sanatçılarından Metin Aydın ise “Bugün Süleymaniye Mahallesi’ne geldik. İlkbahar mevsimi nedeniyle çok güzel kadrajlar yakaladık. Ağaçlar hep çiçek açtı. Aynı zamanda yerlerde de çok güzel çiçekler var. Güzel fotoğraflar çektik. Süleymaniye Mahallesi merkeze çok yakın yürüyerek de gelinebilen bir yer. Mahallede eski konaklar var, camiler var, camisiz minareler var, hamamlar var, birçok çeşme var. Gümüşhane adını değerli bir madenden alan tek şehir. Bu mahalle de bu madenlerin çıkarıldığı yerlerden birisi. Burada cami ve kilise yan yana bir hoşgörü merkezi de diyebiliriz buraya” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
yagislardan dolayi arilar calisamadi dollerme olmayinca meyvede dokulme riski artti 7CvmVRYX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
0 0

Yağışlardan dolayı arılar çalışamadı, döllerme olmayınca meyvede dökülme riski arttı

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, son yılların en yoğun yağışlarının özellikle meyve ağaçlarında tozlanma ve döllenmeyi olumsuz etkileyerek verim kayıplarına neden olabileceğini söyledi.

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, bu yıl etkili olan aşırı yağışların tarımsal üretime etkilerini değerlendirdi. Türkiye’nin son 30 yılın en fazla yağış alan yıllarından birinin yaşandığını belirten Gerçekcioğlu, kuraklık ve donun etkili olduğu geçen yılın ardından bu yıl ise aşırı yağışların üreticileri zorladığını söyledi.

Yağış bereketi bazı bölgelerde zarara dönüştü

Geçen yıl kuraklık ve don nedeniyle açık alanda yetiştirilen ürünlerde ciddi kayıplar yaşandığını hatırlatan Gerçekcioğlu, bu yıl ise uzun yıllardır atıl durumda bulunan baraj ve göletlerin dahi dolduğunu ifade etti. Yağışların genel anlamda su kaynaklarını beslediğini belirten Gerçekcioğlu, taşkınlardan kaynaklı büyük çaplı bir zarar görülmediğini ancak özellikle ırmak kenarındaki tarım alanlarında bazı ürünlerin etkilenmiş olabileceğini kaydetti.

Yağışlar nedeniyle çiftçi tarlaya geç girdi

Tokat’ta önemli tarımsal ürünlerden biri olan domates üretiminde de yağışların etkisinin hissedildiğini belirten Gerçekcioğlu, çiftçilerin uzun süre tarlaya girememesi nedeniyle ekimlerin geciktiğini söyledi. Haziran ayının başından itibaren dikimlerin başladığını ifade eden Gerçekcioğlu, sebze üretiminde ciddi bir kayıp beklemediğini dile getirdi.

Aşırı yağışların en büyük etkisinin meyvecilik sektöründe görülebileceğine dikkat çeken Gerçekcioğlu, özellikle çiçeklenme döneminde yaşanan yağışların arı faaliyetlerini olumsuz etkilediğini belirtti. Meyve ağaçlarında tozlanma ve döllenmenin sağlıklı şekilde gerçekleşebilmesi için arıların polen taşımasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Gerçekcioğlu, aralıksız süren yağışlar nedeniyle arıların yeterince çalışamadığını söyledi.

Tozlanma sorunu verime yansıyabilir

Ağaçlarda meyve görünmesine rağmen önemli bir kısmının dökülme riski taşıdığına işaret eden Gerçekcioğlu, “Tozlanma ve döllenme yeterli düzeyde gerçekleşemediği için ağaç üzerindeki meyvelerin bir kısmı gelişimini tamamlayamayabilir. Ağaç hafifçe silkelendiğinde çok sayıda meyvenin döküldüğü görülebilir. Bu durum özellikle çiçeklenme döneminde yağış alan türlerde verim düşüklüğüne neden olabilir” dedi.

Erkenci çeşitlerde hasar büyük

Kiraz, erik, elma, armut ve ayva gibi meyve türlerinin yağışlardan farklı düzeylerde etkilenebileceğini ifade eden Gerçekcioğlu, çiçeklenme süresi kısa olan kiraz ve erikte riskin daha yüksek olduğunu belirtti. Çiçeklenme döneminde yağmura yakalanan meyve türlerinde verim kaybı yaşanabileceğini söyleyen Gerçekcioğlu, Tokat’ta özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde yoğun çatlamalar görüldüğünü kaydetti.

Çatlamalar tamamen önlenemiyor

Kirazdaki çatlamaların doğrudan yağışlarla bağlantılı olduğunu belirten Gerçekcioğlu, “Dünyada bu sorunun önüne geçebilmek için çok sayıda araştırma yapılıyor. Çatlamalar azaltılabiliyor ancak tamamen önlenemiyor. Aşırı yağış ve ağacın aldığı suyu yeterince dışarı verememesi nedeniyle meyvede çatlamalar meydana geliyor” ifadelerini kullandı.

Geç olgunlaşan kiraz çeşitlerinde çatlama riskinin daha düşük olabileceğini belirten Gerçekcioğlu, buna rağmen döllenme yetersizliğine bağlı meyve dökülmelerinin görülebileceğini sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin