Kardemir Karabükspor, ana sponsoru olan Kardemir fabrikalarını ziyaret etti. Ziyaret sırasında konuşan başkan Ferudun Tankut, ligin geri kalanında 3 büyük takımı yendiklerini belirterek, “Fenerbahçe’yi de mağlup ederek bu seneyi çok anlamlı kılacağız” dedi.
Kırmızı-mavili ekip, sosyal sorumluluk projesi kapsamında Kardemir fabrikasını gezerek, bin 600 derece sıcaklıkta üretilen sıvı çelik üretimlerinin yapıldığı yüksek fırın, kok fabrikaları ve haddehaneler hakkında bilgi aldı. Karabükspor Kulüp Başkanı Hikmet Ferudun Tankut, yönetim kurulu üyeleri ile teknik heyet ve futbolcular Kardemir A.Ş. Genel Müdürü Ercüment Ünal tarafından Kültür ve Eğitim Merkezi önünde karşılandı.
Konferans salonunda teknik heyet ve futbolculara Genel Müdür Ünal tarafından fabrika hakkında bilgiler vererek, takımı sezon sonunda üst sıralarda görmek istediklerini söyledi.
“BİR İLKİ BAŞARMAK İSTİYORUZ”
Kardemir Karabükspor Başkanı Hikmet Feruddun Tankut, futbolculara çok anlamlı bir forma giydiklerini söyleyerek, “Bu sene bir ilki başaracağız. 4 büyük takımdan 3’ünü kendi sahamızda yendik. Şimdi önümüzdeki hafta içeride Fenerbahçe maçımız var. Fenerbahçe’yi de yenerek bu sene çok anlamlı olacak” dedi.
Konuşmaların ardından Kardemir A.Ş. Genel Müdürü Ercüment Ünal, başkan Tankut’a ve Teknik Direktör Zoran Barisic’e ilk Türk Demiri şilti takdim ederken, Tankut da Ercüment Ünal’a isminin yazılı olduğu 78 numaralı forma hediye etti.
Teknik heyet ve futbolcular daha sonra fabrika alanını gezerek işçilerle bol bol hatıra fotoğraf çektirdi.


Tankut: “Fenerbahçe’yi Yendiğimizde Bu Sene Çok Anlamlı Olacak”
KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.
Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.
Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.
Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır
Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.
Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.
Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.
İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.
İlyas Erbay


