Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Eylül, 2021 13:18 tarihinde yayınlandı
0

Talep Bakanlığa İletilecek

Hayırsever İşadamı Recep Özçelik Karabük’e ikinci bir Fen Lisesi yaptırma konusunda yaptığı talep yerinde görülürken, konuyla ilgili gazetemize konuşan bulunan İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş “Talep bizim için önemli ve değerli. Sayın Recep Özçelik’in talebini Milli Eğitim Bakanlığımıza ileteceğiz” dedi

Basliksiz 13 kopya 8

Karabük’ün tanınmış iş adamlarından Recep Özçelik’in Karabük’e bir Fen Lisesi kazandırma konusundaki açıklamasıyla ilgili görüşlerini aldığımız İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, konunun Milli Eğitim Bakanlığına iletileceğini belirtti.

Konuyla ilgili olarak Recep Özçelik ile görüştüğünü belirten Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, “Sayın Recep Özçelik ile görüştük. Kendisi bize Fen Lisesi yaptırmak istediğini söyledi. Kendisi Yenişehir Bölgesinde ve Bayır Mahalle Bölgesinde yaptırmak istediğini bize belirtti. Şu anda Yenişehir Bölgesinde ve Bayır mahalle Bölgesinde yerimiz yok. Bizim Belen Köy TOKİ’de bir ilkokul, Ortaokul ve Anaokulu ihtiyacımız olduğunu söyledik. Beşbinevlerde 5 dönüm bir arazimiz var. İlkokul yapılacak. Yenişehir Bölgesinde 4 dönüm bir arazimiz var. Mescier Özel Eğitim Okulu yanında. Bizim Özel Eğitim Okuluna ihtiyacımız var. Yönetmelik gereği Karabük’e ikinci bir Fen Lisesi olmuyor. Mevcut Fen Lisemiz 16 derslikli ve 120 öğrencimiz var. Belirli bir kontenjanı olduğu için okulumuz yeterli. Ama yinede biz sayın Recep Özçelik beyin talebini Milli Eğitim Bakanlığımıza ileteceğiz. Bizim için bir hayırseverimiz okul yaptırmak istemesi memnuniyet verici. İnşallah bu konuyu çözüme ulaştıracağız. Şimdiden kendisine memleketimiz için göstermiş olduğu duyarlılıktan ötürü teşekkür ediyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
02 Haziran, 2026 13:57 tarihinde yayınlandı
0

MİLLİ İRADE, SİYASETE UZAK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Türk siyaseti son çeyrek yılda milli irade politikasına sahne oldu…

21. asırla birlikte başlayan milli iradenin siyaset üzerindeki etkisi, her geçen gün azalan bir seyir izledi…

Her alanda Milli İradeyi ağzından düşürmeyen iktidar, son dönemde, kendini iktidara getiren milli iradeyi de görmemeye başladı…

Sosyo-ekonominin tüm verilerini işleyen, değerlendiren ve yayımlayan İstatistik Kurumu’nun verileri, ulusal ve uluslararası sistem tarafından dünya sosyo-ekonomisine entegre edilmekte…

Bu verilerin güvenirliği konusunda, ulusal ve uluslararası sosyo-ekonomi çevresinde tam mutabakat konusunda farklı görüşler ortaya çıkmakta…

Türkiye ekonomisinin rakamsal olarak büyümesi sağlayan İstatistik Kurumunun bu rakamları, gerçekleşen ve çeşitli kuruluşlarca açıklanan ve halka yansıyan rakamsal değerler karşısında, üretici-tüketici ve toplum ekonomisini yansıtmaktan oldukça uzak…

Geçmişten günümüze, ülke siyasetinde her dönem ülkeye ve topluma farklı sistemler dayatılmış, siyasetin bu uygulama ve düzenlemeleri, halka yeterli fayda sağlayamamış…

Yine geçmişten günümüze, milli iradenin iktidara getirdiği siyasi sistemler, politikalarını ülkenin ve toplumun refah ve huzur içerisinden yaşamasını sağlamak yerine, önceliği siyasi hükümetlerinin icraatlarını, iktidar sürelerini uzatmak yönünde kullandıkları görülmekte…

Küresel sistemin, faize dayalı finansal sisteminden, Türkiye ekonomisin uzak tutmaya çalışan iktidar ve ekonomi yönetimi, uluslararası ekonomik ve finansal baskıyla, sosyo-ekonomik krizlerin çözümü olarak, uluslararası finansal sistemlerden destek almak zorunda kaldı…

Uluslararası ekonomik sistem ve faiz lobisi, finans sistemlerine ekonomiyi teslim eden iktidar ve ekonomi yönetimi, finansal sorunu çözerken, sistemin acı reçeteleri, iktidara nefes alma imkânı verdi…

Uluslararası finans sisteminin sağladığı finansın, ekonomiye entegresiyle piyasalar, enflasyon ve faiz sarmalıyla sınırları aşarak, üretici-tüketici ve toplumun gelir dağılımından aldığı pay küçülmeye başladı…

Seçim dönemlerinde, ekonomiyi çıkmaza sokacak kararlarla canı yanan toplumun, ekonomiden aldığı refah payı her geçen gün düşüş eğilimi izlemeye davam ediyor…

Cumhuriyet tarihinde, milli iradenin büyük teveccühüyle iktidara getirdiği siyaset ve politikalar, aynı teveccühle milli iradeye, halka, topluma ve ekonomiye, ülkeye maalesef hizmet olarak dönemedi…

Dünya’da, sınırlar ve komşu ülkelerde yaşanan savaşların, kırılgan ekonomiyle bu savaşlara karşı sınırları korumanın zorluğu ortada…

Halka yönelik politikalar yerine, uluslararası finans sistemlerine faiz desteğiyle katkıda bulunan iktidarlardan umudunu kesen milli irade, politika ve siyaseten her geçen gün uzaklaşmakta…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Bizi sosyal medyadan takip edin