'Taciz' Tuzağına Düşen Yaşlı Adam Dolandırıcılara 50 Bin TL Kaptırdı - Karabük Haber Postası
67ab0565d142d
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Şubat, 2025 11:08 tarihinde yayınlandı
0
0

‘Taciz’ Tuzağına Düşen Yaşlı Adam Dolandırıcılara 50 Bin TL Kaptırdı

Karabük’te bir kişi, cinsel taciz iddiasıyla uzlaştırma ödemesi talebinde bulunan telefon dolandırıcılarına 50 bin TL kaptırdı. Yaşlı adamın dolandırıcılara göndermek için çekeceği krediyi de polis ekipleri engelledi.

Karabük’te yaşayan Orhan T. (60) isimli şahıs, sosyal medya üzerinden bir kadın olduğunu iddia eden bir hesapla yazışmaya başladı. Daha sonra cep telefonu numarasını aldığı hesaptaki şahısla sohbeti Whatsapp üzerinden devam ettiren Orhan T., özel fotoğraflar ile videolarını ismi öğrenilemeyen kadına gönderdi.

Bir süre sonra kendini arabulucu olarak tanıtan biri, yaşlı adama ulaştı.

Sosyal medyada yaşı küçük olan kişiyle cinsellik üzerine konuştuğu ve karşılıklı özel fotoğraflarını paylaştığına’ dair şikayet dilekçesi gönderen sözde arabulucu, Orhan T. hakkında dava açacaklarını bildirdi.

Yaşlı adamın paniklediğini anlayan telefon dolandırıcısı 145 bin TL verilmesi halinde şikayetten vazgeçeceklerini söyledi.

Korku içerisinde kalan yaşlı adam hesabındaki 50 bin TL’yi bildirilen hesaba göndererek geri kalan parayı ödeyebilmek için bankanın yolunu tuttu.

Kredi çekmek için beklediği sırada yaptığı telefon görüşmelerinden şüphelenen vatandaşlardan biri durumu polise bildirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…