Reklam
Reklam
tablo gibi sehir amasya jBWwqDsQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Kasım, 2024 16:07 tarihinde yayınlandı
0

Tablo gibi şehir Amasya

Amasya’da 2 bin yıllık surların üstünde inşa edilmiş tarihi Yalıboyu Evleri şehrin ortasından geçen Yeşilırmak Nehri’ne tablo gibi yansıdı. Sonbahar aylarında durağanlaşan suya daha belirgin şekilde yansıyan kartpostallık manzara, turistlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.

UNESCO Geçici Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarları ile dağın eteklerinde inci gibi sıralanan Osmanlı döneminden kalma Yalıboyu Evleri’nin yaklaşık bir kilometre boyunca suya yansıdığı tablo gibi görüntüleri havadan dron kamerasıyla kaydedildi.

Amasya Valisi Önder Bakan, “Amasya, sahip olduğu değerleriyle yılın her mevsiminde olduğu gibi sonbaharı yaşadığımız bu günlerde Yalıboyu Evleri’nin Yeşilırmak’a yansıyan silüeti ile izleyenlere tarifsiz görüntüler sunmaktadır” dedi.

“Misafirlerimizi Amasya’mızı keşfetmeye davet ediyorum”

Işıklandırma sistemiyle akşam masalsı bir görüntüye bürünen tarihi şehri 2024 yılının ilk 9 ayında müze ve ören yerlerini 12 bini yabancı turist olmak üzere 407 bin ziyaretçinin gezdiğini açıklayan Vali Bakan, “Yerli ve yabancı misafirlerimizi sonbaharda ayrı bir güzelliğe bürünüp kartpostallık görüntülerle unutulmaz hatıralar bırakan Amasya’mızı keşfetmeye davet ediyorum” diye konuştu.

Şehrin görüntülerini sık sık sosyal medyada paylaşan Hasan Karadağ, “Her çektiğimiz videoda Amasya’ya daha aşık oluyoruz. Amasya’yı gören herkes zaten hayranlık duyuyor” şeklinde konuştu.

Tuncay Köksal ise “Tarihi evler Yeşilırmak’a tablo gibi yansımakta. Bu güzelliği herkes görmeli” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
kastamonuda seyh saban i veli sempozyumu basladi nVMzXgSg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu’da “Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu” başladı

Kastamonu Üniversitesi’nde “Tasavuuf Ahlak ve Toplum Tarihi ve Güncel Yaklaşımlar” temalı 9. Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu başladı.

Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen IX. Uluslararası Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu, “Tasavvuf, Ahlak ve Toplum: Tarihi ve Güncel Yaklaşımlar” temasıyla gerçekleştiriliyor. Tasavvuf ve ahlak alanında akademik çalışmaları teşvik etmek ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan sempozyumun açılış programı, Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda yapıldı. Sempozyum, Nasrullah Kadı Camii Başimamı Hafız Kahraman Şekercioğlu tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Sempozyumun açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, tasavvufun, İslam’ın zahir ve batın yönünü birlikte ele alan; bilgi ile ahlakı, teori ile pratiği bütüncül şekilde değerlendiren bir düşünce sistemi olduğunu ifade etti. Tasavvuf adı altında ortaya çıkan ölçüsüz yorumlar, bilgisizlikler ve istismarların bu geleneğin yanlış anlaşılmasına sebep olduğunu belirten Rektör Topal, tasavvufun özünde peygamber Efendimiz’in ahlakını örnek alma çabası bulunduğunu dile getirdi.

Rektör Topal, “Tasavvuf, bizler için üsve-i hasene, yani en güzel örnek olan Yeygamber Efendimiz’i yakından tanıyabilme, O’nun şahsiyet ve ahlakını örnek alarak dini özüne ve ruhuna uygun bir şekilde yaşayabilme gayretidir” diye konuştu.

Sempozyum Başkanı Doç. Dr. Eyyup Akdağ ise sempozyuma bu yıl yaklaşık 100 bildirinin kabul edildiğini belirterek, organizasyona olan ilginin her geçen yıl arttığını ifade etti. Tasavvufun güzel ahlak, takva, nefis terbiyesi ve kalbin arındırılması gibi kavramlarla tanımlandığını belirten Doç. Dr. Akdağ, bu anlayışın özünde insanın Allah’a yakınlaşma gayreti ve kulluk bilincinin bulunduğunu söyledi.

Doç. Dr. Akdağ, “Tasavvuf yolu; gösterişten uzak, ihlas ve takva üzerine kurulu bir eğitim anlayışıdır. İnsanın nefsini terbiye etmesini, dilini, gözünü, elini ve bütün davranışlarını kötülükten korumasını esas alır. Güzel ahlakı ve sevgiyi merkeze alan bu anlayış, bireyin hem kendisiyle hem toplumla hem de Rabbiyle sağlıklı bir ilişki kurmasını hedeflemektedir” ifadelerini kullandı.

Modern dünyanın sunduğu maddi imkanlara rağmen insanlığın ciddi manevi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Akdağ, “Hız, tüketim ve yalnızlık ekseninde şekillenen modern hayat, insanın iç huzurunu tam anlamıyla karşılayamamaktadır. Bu noktada tasavvufun nefis muhasebesi, sevgi, merhamet, paylaşma ve hizmet anlayışıyla günümüz insanına önemli bir bakış açısı sunduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Sempozyumun açılış konferansı ise Prof. Dr. Kadir Özköse tarafından gerçekleştirildi. Konuşmasında tasavvufun sanat, medeniyet, kültür, ahlak ve irfanla iç içe geçmiş bir hakikat arayışı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özköse, tasavvufun İslam bilimleri içerisinde kimi çevrelerce benimsenen, kimi çevrelerce ise eleştirilen bir alan olduğunu ifade etti. Tasavvufun yalnızca teorik bilgiyi değil, ilham, keşif ve irfan yoluyla tevhidi anlamayı hedefleyen bir disiplin olduğunu söyleyen Özköse, tasavvufun sadece dünyadan uzaklaşma anlamına gelmediğini dile getirerek, kişinin iç dünyasında bulduğu huzuru dış dünyaya taşıyarak toplumsal barış ve selamete katkı sunmasının esas olduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından Rektör Topal, Özköse’ye plaket takdim etti. Programa, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Kastamonu İl Müftüsü Bekir Derin’in yanı sıra kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin