Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Mayıs, 2023 13:10 tarihinde yayınlandı
0

Suudi Arabistan ve Kanada arasında 5 yıl sonra diplomatik ilişkiler yeniden kurulacak

Suudi Arabistan ve Kanada, 2018’de kopan diplomatik ilişkilerin karşılıklı büyükelçi atanarak yeniden kurulacağını duyurdu.

Suudi Arabistan ve Kanada, 5 yıl aradan sonra kopan diplomatik ilişkilerin yeniden kurulacağını duyurdu. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kanada ile diplomatik ilişkilerin eski durumuna getirilmesine karar verildi” ifade edilerek, Kanada’ya atanacak büyükelçinin kim olacağı hakkında bilgi paylaşılmadı.
Kanada Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise, kararın geçtiğimiz sene kasım ayında Tayland’ın başkenti Bangkok’ta düzenlene Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Forumu’nun oturum aralarında Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman arasında yapılan görüşmeleri takip ettiği ifade edildi. Açıklamada, Kanada’nın Suudi Arabistan büyükelçi olarak Jean-Philippe Linteau atanacağı bildirildi.
Suudi Arabistan-Kanada arasındaki gerginlik, 2018’de Kanada’nın Riyad Büyükelçiliğinin Suudi Arabistan’da tutuklu bulunan kadın hakları aktivistlerinin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunan Arapça bir tweet atmasıyla başlamıştı. Buna karşılık Suudi Arabistan, Kanada Büyükelçisini geri çağırmış ve ticari ilişkileri askıya almıştı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin