Reklam
Reklam
aw153928 03 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Mart, 2024 15:36 tarihinde yayınlandı
0

Sultan 2. Mahmud’un mirasını talan ettiler: 196 yıllık Şamlar Bendi definecilerin hedefi oldu

Arnavutköy’de Sultan 2. Mahmud tarafından yaptırılan Şamlar Bendi, definecilerin hedefi oldu. Çevresinde kaçak kazı yapılarak çukurların bırakıldığı 196 yıllık su bendinin uğradığı tahribat havadan görüntülendi. Tarihi bent hakkında bilgi veren Tarihçi Zafer Bilgi, “Şamlar Bendi’nin yaklaşık 200 yıllık tarihi yapısının bugüne geldiğine şahitlik edebiliyoruz. Şamlar Bendi maalesef definecilerin uğrak yeri oldu. İnsanların böyle yerlerde ‘acaba hazine çıkar mı’ düşüncesiyle tahribata girmeleri çok sıkıntılı. Şamlar Bendi civarındaki definecilerin zarar verdiği yerlerin aslına uygun olarak restore edilmesi gerekiyor” dedi.
Sultan 2. Mahmud tarafından 1826 yılında yapımına başlanılan ve 1828 yılında tamamlanan Şamlar Bendi, Başakşehir Arnavutköy sınırında yer alıyor. Tarihi bent, Küçükçekmece’nin kuzey yamacında bulunan Azatlı Baruthanesi’nin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptırıldı ve baruthane aktif olarak kullanıldığı süreçte hizmet verdi. Osmanlı mirası su bendi adını, Suriye’nin başkenti Şam’dan getirilen ustaların yapmasıyla aldı. Şam’dan gelen ustaların, tarihi bendin çevresine yerleşmesiyle bölge, Şamlar Köyü olarak anılmaya başlandı. İstanbul’un kuzey kısımlarında bölgesel su sıkıntısı çekildiği zaman da kullanılan 196 yıllık su bendi definecilerin hedefi oldu. Tarihi bendin alt kısımlarını oyan defineciler, çevresinde de kaçak kazılar gerçekleştirdiği görüldü. Defineciler, adeta Osmanlı mirasını talan ederken tarihi bendin uğradığı tahribat havadan görüntülendi. Görüntülerde, kaçak kazı yapan definecilerin çukurları açık bıraktıkları görüldü. Tarihi su bendinin ve çevresinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından koruma altına alınarak yenileme çalışmaları ardından turizme kazandırılması bekleniliyor.

“Şamlar Bendi maalesef definecilerin uğrak yeri oldu”

Şamlar Bendi’nin İstanbul’un sur dışındaki padişahların avlandıkları alanda bulunduğunu ifade eden Tarihçi Zafer Bilgi, “Sultan 2. Mahmud döneminde yeni bir askeri birlik ihtisas ediliyor. Bu askeri birlik, yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra Asakir-i Mansure-i Mahmudiyye diye kuruluyor. Bu birliğe, Küçükçekmece tarafında Azatlı Baruthanesi tasarlanıyor. Sultan 2. Mahmud, Şamlar Köyü etrafında ara ara ava çıkarken burada büyük bir su kaynağı gittiğini görüyor. O su kaynağını, Suriye’nin başkenti Şam’dan getirdiği ustalara bentlerle Azatlı Baruthanesine taşımak için girişimde bulunuyor. Şamlar Bendi, Sultan 2. Mahmud’un 1828’li yıllarda Azatlı Baruthanesindeki askerlere su taşıyabilmek için yaptırdığı bir bent. Bu Şamlar Bendi’nin özelliği, Şam bölgesinden ustalar getirilmesi ve oraya yerleştirilmesinden dolayı buraya Şamlar Köyü ismi veriliyor. Şamlar köyü, suyun kaynağının tutulduğu bentlerin olduğu bölgedeki ahaliyle bir yerleşkeye dönüşüyor. Tarihi bir camisi de var. Bu bent dönem dönem taşıyor. Taşın oradaki eski hazireleri, mezarları, mezar taşlarını sular altında görebiliyoruz. Şamlar Bendi’nin yaklaşık 200 yıllık tarihi yapısının bugüne geldiğine şahitlik edebiliyoruz. Şamlar Bendi maalesef definecilerin uğrak yeri oldu. İnsanların böyle yerlerde ‘acaba hazine çıkar mı’ düşüncesiyle tahribata girmeleri çok sıkıntılı. Şamlar Bendi civarındaki definecilerin zarar verdiği yerlerin aslına uygun restore edilmesi gerekiyor. Yakın dönemde olduğu için mutlaka bent görüntüleri vardır. Bent parçalarının aslına uygun şekilde restorasyona girmesi ve topluma kazandırılması gerekiyor. Çevredeki ahalinin tarım alanında kullanabileceği su kaynağı olabilir. Sağlam bir baraja ihtiyaç olduğunda bu bentler yine devreye girip kullanılabilir. Bunlara hem bir işlevsel gözle bakılıp gözden geçirilmesi hem de tarihi eser olarak buranın onarılması önem arz ediyor. Maalesef bu bölgeler biraz gözden uzakta, yeşillik alanın arasında, halkın da çok girmediği bir yer olduğu için defineciler ‘bir tarihi esere rastlayabilir miyiz’ diye tahrip edebilmekteler” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bir baslik ekleyin 96
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
16 Mayıs, 2026 17:06 tarihinde yayınlandı
0

Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama

Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.

Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.

10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.

İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.

Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”

Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.

Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin