Türkiye Kano Federasyonu tarafından 3-4 Mayıs 2014 tarihleri arasında Bodrum Gümüşlük’te yapılan Deniz Kanosu Bahar Kupası Yarışları’nda Üniversiteyi temsil ederek, Bireysel 2000 metre K2 mix’te 3.cü olan ve Grup Kategorisinde ise 14 Kulüp arasından 4. olan Su Sporları Kulübü öğrencilerinden Tolga Serinsöz ve Pınar Büyük Rektör Prof. Dr. Burahanettin Uysal’ı ziyaret ederek başarılarını paylaştılar. Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette, Deniz Kanosu Bahar Kupası Yarışları’nda Bireysel 2000 metre K2 mix’te 3. olup madalya alan Su Sporları Kulübü öğrencileri Tolga Serinsöz Rektör Prof. Dr. Burhanettin Uysal’a yarışma hakkında ve elde edilen başarılar hakkında bilgiler verdi.Başarılarından dolayı öğrencileri tebrik eden Rektörümüz Prof. Dr. Burhanettin Uysal; “Denizi olmayan bir şehir olan Karabük’te Kano sporu gerçekten büyük bir ilgi gördü. Kısa bir süre içerisinde hem takımızı kurduk, hem müsabakalara hem de bugüne kadar katıldığımız müsabakalarda dereceler altık. Hafta sonu yapacağımız ‘Durgun Su Kano Hız Yarışları’na farklı illerden katılan sporcularımızı Üniversitemizde ve şehrimizde ağırlama fırsatı bulacağız. Biz Karabük Üniversitesi olarak bütün spor dallarında müsabaka merkezi olmak istiyoruz ve bu konudaki alt yapıya çok fazla yatırım yapıyoruz. Sizlerin de yakinen takip ettiği üzeri 25 bin kişilik bir stadyum inşa ettik. Açık kapalı spor tesislerimizle birlikte Üniversitemiz içerisinden geçen Araç Çayı’nı da spor aktivitelerimizde değerlendirerek ülkemizde bulunan üniversitelerimizde eğitim gören 5 milyonu aşkın öğrencilerimizin bir birleri ile müsabaka yapmalarını, tanışmalarını, arkadaşlıklarını ve dostluklarını arttırmak amacıyla Karabük Üniversitesi olarak bütün müsabakalara ev sahipliği yapmak istiyoruz. Bu günden itibaren hem şehrimiz hem de Üniversitemiz spor müsabakalarında çok daha tanınır hale gelecektir. Ben göstermiş olduğunuz başarılardan dolayı sizleri kutluyor ve başarılarınızın devamını diliyorum. Ve inanıyorum ki sizlerin başarısı sizlerden sonra gelen arkadaşlarınıza örnek teşkil edecektir.” dedi.


Su Sporları Kulübü Öğrencilerinden Rektör Uysal’a Ziyaret
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.


