Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Eylül, 2023 10:37 tarihinde yayınlandı
0

Stefan Kutz veda mesajı yayımladı

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu ile dün yaptığı görüşmenin ardından A Milli Futbol Takımı’ndaki görevinden ayrılan Teknik Direktör Stefan Kuntz, sosyal medya hesabından bir açıklama yayımladı. Kuntz, “Türk milli takımının, Almanya’da yapılacak Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkı kazanmasını diliyorum” dedi.

A Milli Futbol Takımı’nda iki yıl süren Kuntz dönemi dün itibarıyla sona erdi. TFF Yönetim Kurulu ile bir görüşme gerçekleştiren Alman çalıştırıcı, görevinden ayrıldı. 60 yaşındaki teknik adam, bu ayrılığın ardından duygularını sosyal medya hesabından paylaştığı mesajla aktardı.

Stefan Kutz, mesajında şu cümlelere yer verdi:

“Merhaba,

Türk milli takımının antrenörü olarak görevimden alındığımın öğrenilmesinin ardından bu konuda kısaca bir açıklama yapmak istiyorum. Şu anda D grubunda lider Hırvatistan’la beraber 10 puanla ikinci sıradayız ve bu nedenle Almanya’da 2024 Avrupa Şampiyonası’nın son turuna çıkma şansımız çok yüksek. Teknik ekibimle birlikte çıktığım 20 karşılaşmanın Türk milli takımının sorumluluğunu üstlendim, 12 karşılaşmayı kazandık, 3 beraberlik elde ettik. Güçlü rakipler Portekiz, İtalya, Hırvatistan, Japonya’ya karşı 4, Faroe Adaları’na ise 1 maç kaybettik.

Göreve geldiğimde (2021) belirlediğim hedeflerin gerçekleşmesinden gurur duyuyorum; Katar’daki Dünya Kupası Elemeleri’ne ulaşmak ve Milletler Ligi C Grubu’ndan, B Grubu’na yükselmek.. 20 maçta 21 (!) farklı oyuncudan 46 gol attık ve 26 golü kabul etmek zorunda kaldık.

Salih Özcan (Bor. Dortmund) ve Ferdi Kadıoğlu’nu (Fenerbahçe) Türkiye’ye gelmeye ikna edebildiğimiz için özellikle mutluyum.

Benim ve ekibimin belirttiğimiz hedeflerden biri de genç Türk yeteneklerini keşfetmek ve desteklemekti. Görev yaptığım iki yıl boyunca 22 oyuncu Türk milli takımında forma giydi. İlk kez sahaya çıkanların ortalama yaşı 23.27’ydi.

Bu oyunculardan 10’u, ilk kez sahaya çıkışlarından sonra, aralarında Arda Güler’in (Real Madrid) de bulunduğu, daha tanınmış kulüplere transfer oldu. Bu puanlar bir koç olarak beni ve tüm ekibimi gururlandırıyor.

İki yıl boyunca eşlik edebildiğim tüm oyuncularıma, mükemmel iş çıkaran ekibime, teknik ekibime, Kenan Koçak, Jan Moritz Lichte ve Axel Busenkell’e ve yanımda olan tüm güzel Türk futbol taraftarlarına teşekkür ederim. Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’da ve dünyada da bana destek oldular.

Türk milli takımına ve özellikle Türk halkına başarılı çalışmaların devamını ve Almanya’da yapılacak Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkı kazanmasını diliyorum.

En büyük hayallerimden biri, Almanya’da ev sahibi olduğum Avrupa Şampiyonası’nda Türk milli takımının teknik direktörü olarak kenarda yer almaktı ama ne yazık ki bu artık gerçekleşmemiş bir hayal olarak kaldı.” (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin