Düzce Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, 2023-2024 Akademik Yılı Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Antrenörlük Eğitimi, Spor Yöneticiliği bölümlerine öğrenci alımı için hem ön kayıt işlemlerini, hem de parkur elemelerinden oluşan özel yetenek sınavını başlattı.
İlk günden yoğun bir katılımın olduğu özel yetenek sınavında birçok milli sporcu, profesyonel ve amatör sporcularla Spor Bilimleri Fakültesi’nde okumak isteyen öğrenciler Düzce Üniversitesi’ne girebilmek için ter döktü. Düzce Üniversitesi, Spor Salonu’nda 07-11 Ağustos 2023 tarihleri arasında ön kayıt ve özel yetenek sınavını tamamlayacak.
Türkiye’nin çeşitli illerinden Düzce Üniversitesi’ne gelen üniversite adayı öğrenciler; Kontrol Listelerinin ilanına 17 Ağustos 2023 tarihinde ulaşabilecekken, itiraz süreci ise 18 Ağustos 2023 tarihi saat 17.00’ye kadar sürecek.
Sınav sonuçların ilanı ise 23-24 Ağustos’ta kurumun internet sitesinden yayınlanacak. (İHA)


Spor Bilimleri Fakültesi’nde ön kayıt ve parkur heyecanı başladı
LGS Sınavı’na girecek öğrencilere uzmanlardan uyarılar
Yarın gerçekleştirilecek olan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesi öğrencilerde sınav kaygısı artarken, uzmanlar öğrenci ve velilere önemli uyarılarda bulundu.
Özel İmperial Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Seden Ekici, sınav dönemlerinin öğrenciler için sadece akademik süreç değil; aynı zamanda yoğun duyguların yaşandığı bir dönem olduğuna dikkat çekti. Ekici “Bu süreçte en sık karşılaştığımız durumlardan biri sınav kaygısıdır. Kaygı çoğu zaman olumsuz bir durum gibi görülse de aslında belirli düzeyde hissedilen kaygı, kişiyi motive eden doğal bir duygudur. Sorun, kaygının öğrencinin günlük yaşamını ve performansını olumsuz etkileyecek seviyeye ulaşmasıyla ortaya çıkar. Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerimizde dikkat dağınıklığı, odaklanmada güçlüğü, unutkanlık ,uyku problemleri ,mide bulantısı çarpıntı ve başarısızlık korkusu sıkça görülebilir. Özelikle ‘Ya yapamazsam ? ‘, ‘Herkes bende yüksek başarı bekliyor’ gibi düşünceler öğrencilerin üzerindeki baskıyı artırır. Bu noktada ailelerin yaklaşımı büyük önem taşır. Çocukların yalnızca sonuç odaklı değerlendirilmesi , kıyaslanması yada başarı baskısı altında tutulması kaygıyı artırabilmektedir. Oysa çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey; anlaşılmak, desteklenmek ve koşulsuz kabul görmektir. Ailelerin ’Elinden geleni yapman yeterli’ mesajını verebilmesi öğrencinin psikolojik dayanıklılığını güçlendirir” dedi.
“Sınavın başarıyı tam anlamıyla ölçmediğini unutmamalıdırlar” diyen Seden Ekici “Aynı zamanda nefes egzersizleri ,gevşeme çalışmaları olumlu iç konuşmalar kaygının yönetilmesine yardımcı olur. Öğrencilerin hazırlık süreçlerinde kendi rutinlerinden sapmaması büyük önem taşır. Alıştıkları çalışma saatlerini, dinlenme düzenlerini ve günlük aktivitelerini korumak, zihinsel dengeyi sürdürebilmeleri açısından kritik rol oynar. Bu rutinlerden ödün vermek, kaygıyı artırıp motivasyonu düşürebilir. Sınav kaygısı öğrencinin, günlük yaşamını, ders başarısını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyecek düzeye ulaşıyorsa bir uzmandan psikolojik destek alması büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki sınavlar hayatın yalnızca bir parçasıdır. Çocukların ruh sağlığını koruyarak ilerlemesi, en az akademik başarı kadar önemlidir” ifadelerini kullandı.


