blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Şubat, 2024 00:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Soydan: “Kahverengi kokarca ile doğru zamanda doğru mücadele yapılması gerekiyor”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, fındık ve diğer tarım ürünlerine ciddi zarar veren kahverengi kokarcalar ile doğru zamanda doğru mücadele yapılması gerektiğini belirterek, “Şu anda kahverengi kokarcanın istediği bir kış mevsiminde yaşıyoruz. Bu günlerde havalar ısındıkça az da olsa meydana çıkmaya başladı. Bizim sezondaki ürünlerimizi kurtarmamız için muhakkak zamanlamayı, ilaç dozlarını ve ne zaman ne kadar atılacağı konusunda ciddi bir mücadele yapmamız lazım” dedi.

Fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine ciddi zarar veren, insan sağlığı açısından bir tehlike oluşturmayan kahverengi kokarca, kış mevsiminin sıcak geçmesinden dolayı yeniden görülmeye başladı. Ordu’da özellikle Fatsa ve Perşembe ilçelerinin yanı sıra Altınordu, Ünye ve Gülyalı ilçesinde görülen kokarcalar ile mücadele devam ederken, görüldüğü yerde imha edilmesi gerektiği belirtiliyor. Bir yıl ömrü olan ve çok hızlı bir şekilde çoğalan kokarca ile etkili bir mücadele yapılması gerektiği belirtiliyor.

“Kokarcanın istediği bir kış mevsimini yaşıyoruz”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, özellikle sahil kesimlerinde sonbahar mevsiminde kahverengi kokarcada büyük bir görülme olduğunu söyledi. O süreçten sonra kışlıklarını geçirmek için evlerin çatıları, ahırlar, samanlıklar ve bahçelerin belirli bölgelerinde kahverengi kokarca görüldüğünü ifade eden Soydan, “Bu süreçte kış mevsimi de olmadı, şuanda kahverengi kokarcanın istediği bir kış mevsiminde yaşıyoruz. Bu günlerde havalar ısındıkça az da olsa meydana çıkmaya başladı. Şuanda özellikle nisan aylarında hava sıcaklıkları 20 dereceleri bulduğu zaman kokarcalar bahçelere dönecektir. Bahçelere döndüğü zaman ise fındık başta olmak üzere meyve ve sebzelere zarar verecektir” diye konuştu.

“Doğru zamanda doğru mücadele yapılması gerekiyor”
Soydan, kahverengi kokarca ile ilgili doğru zamanda ve doğru mücadelenin önemli olduğunu ifade ederek, “Bununla ilgili vatandaşlar tarafından evlerde kısmi bir ilaçla yapıldı ancak bunlar yeterli olmadı. Bizim sezondaki ürünlerimizi kurtarmamız için muhakkak zamanlamayı, ilaç dozlarını ve ne zaman ne kadar atılacağı konusunda ciddi bir mücadele yapmamız lazım. Bununla ilgili ziraat odalarımız ve tarım müdürlüklerimiz ilaç atma süreleri ile ilgili çiftçilere bilgiler verecek. Tabi genel olarak bakanlığın bir çalışmasının olup-olmayacağı şu anda net değil. Bununla ilgili muhakkak herkesin bahçesinde toplu mücadele yapması gerekiyor. Bunları yaparken de çiftçilerimiz bilgiler alarak mücadele yürütürse daha isabetli olacak. Süreçte ziraat odalarımız, tarım müdürlüklerimiz ve çiftçilerimiz bu işe dört elle sarılmak zorundayız, fındığımızı kahverengi kokarcaya yedirmememiz gerekir” ifadelerine yer verdi.

“Çok hızlı bir çoğalma süreci var”
Kahverengi kokarcaların hava sıcaklıklarının artması ile daha çok görüleceğini belirten Soydan, kokarcaların 300 kata kadar çoğaldıklarını belirterek, “Çok hızlı bir çoğalma süreci var. Onun için çok mücadele gerekiyor. Bir de bu aylarda uzun süre beslenme ile ilgili problemleri de yok, onun için evlerin çatılarında hiç beslenmeden kışlıklarını geçiriyorlar. Bir yumurtadan 250-300 tane kokarca çıkabiliyor, görüldüğü yerde kesinlikle yok edilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.