Sosyalfest 2025 Hazırlıkları Tüm Hızıyla Devam Ediyor - Karabük Haber Postası
universite
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
23 Şubat, 2025 14:28 tarihinde yayınlandı
0
0

Sosyalfest 2025 Hazırlıkları Tüm Hızıyla Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk sosyal bilimler festivali olan ve bu yıl ikincisi düzenlenecek Sosyalfest kapsamında, Karabük Üniversitesi ile Necmettin Erbakan Üniversitesi arasında “Kurumsal Paydaş İş Birliği Protokolü” imzalandı.

Sosyalfest 2025 hazırlıkları çerçevesinde Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu’yu makamında ziyaret etti.

Görüşmede, Sosyalfest 2025’e yönelik gerçekleştirilecek ortak projeler konuşuldu. Bu kapsamda, Karabük Üniversitesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi arasında “Sosyalfest Kurumsal Paydaş İş Birliği Protokolü” imzalandı.

Protokol imza töreninde konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Necmettin Erbakan Üniversitesinin bilimsel başarılarıyla öne çıkan güçlü bir üniversite olduğunu belirterek, Sosyalfest’in daha geniş kitlelere ulaşması için yapılan iş birliğinin önemine vurgu yaptı.

Rektör Kırışık konuşmasına şöyle devam etti:

“Bugün Necmettin Erbakan Üniversitesindeyiz. Çok kıymetli ve güçlü bir üniversitemiz. Türkiye çapında büyük başarılara imza atan, önemli sorumluluklar üstlenen ve bilim alanında önemli gelişmelere ev sahipliği yapan bir kurum. Kıymetli rektörümüz Prof. Dr. Cem Zorlu hocamız bizi çok güzel karşıladı. Kendisiyle Sosyalfest konusunda iş birliği ve kurumsal paydaşlık üzerine görüşmeler gerçekleştirdik. Sayın Rektörümüz, festivalin birlikte organize edilmesi ve yürütülmesi konusunda bize destek olacaklarını ifade ettiler. Bu önemli iş birliği hem bizi sevindirdi hem de Sosyalfest’i güçlendirdi. Sayın Rektörümüze bu desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.” 

Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu ise Karabük Üniversitesinin kısa sürede önemli başarılara imza attığını ve Sosyalfest’in büyük bir organizasyon haline geldiğini belirterek, “Bugün ülkemizin önemli üniversitelerinden biri olan Karabük Üniversitesinin değerli rektörüyle bir aradayız. Karabük Üniversitesi, genç bir üniversite olmasına rağmen kısa sürede büyük bir gelişim gösterdi ve adından söz ettiren bir kurum hâline geldi. Hem Türkiye’de hem de dünyada tanınan bir üniversite olması büyük bir başarı. Sayın Rektörümüzün de bu süreçte önemli katkıları var. Sosyalfest çok değerli bir organizasyon. Türkiye’deki gençlerin, akademisyenlerin ve öğrencilerin yeteneklerini ortaya koyabileceği bir platform sunuyor. Biz de Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak her alanda Karabük Üniversitesi ile iş birliğine ve desteğe açık olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Bundan sonraki Sosyalfestlerin büyüyerek uluslararası bir festivale dönüşmesini temenni ediyor, değerli hocamıza ve ekibine teşekkür ediyorum” dedi.

Görüşmenin sonunda iki rektör karşılıklı olarak hediye takdiminde bulundu. İmzalanan protokolle birlikte Sosyalfest’in daha güçlü bir şekilde yürütülmesi ve iki üniversitenin organizasyona ortak katkı sağlaması hedefleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay