Reklam
Reklam
son yillarda ikisi bir arada hic bu kadar bol gorunmemisti PiDBKSkp
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Kasım, 2024 16:45 tarihinde yayınlandı
0

Son yıllarda ikisi bir arada hiç bu kadar bol görünmemişti

Denizlerde 1 Eylül’de başlayan balık avı sezonu ile son yılların en bereketli sezonu yaşanırken, palamut avının ardından bu durum hamsi avına da yansımaya başladı.

Trabzon Balık Hali’nde geçtiğimiz haftalarda kilosu 200 TL’den satılan hamsi, bugün bol av vermesiyle fiyatı yarıya kadar gerileyerek 100 TL’ye kadar indi.

Trabzon Toptancı Balık Hali’ne bu sezon ilk kez bin kasanın üzerinde hamsi gelirken, geçtiğimiz haftalar bu rakam neredeyse onda biri kadardı.

Balıkçı esnaflarından Emin Avcı, 22 yıldır sektörde olduğunu hamsi ile palamudun bu kadar bol olmadığını belirterek “Hamsimiz bollaştı. 10-20 gün önce kilosu 200 TL idi şu anda 100 TL. Vatandaşın artık yemesi lazım buranın yerli hamsisi Trabzon açıklarında avlanıyor. Bu sezon palamut bol idi hamsi de bu şu an bol gibi görünüyor. Yirmi iki yıllık balıkçıyım böyle bir sezon yaşamadım. Palamut bol hamsi bol gibi görünüyor diğer çeşitler de bol. Hamsi bu sıralar bol görünüyor ama ileri için bir şey söylemek mümkün değil. Balık çeşitlerimizin fiyatları istavrit 100-150 TL, sargan 250-300 TL, sarıkanat 350-400 TL, barbun 300-400 TL, mezgit 100-400 TL” dedi.

Deniz suyunun biraz daha soğumasıyla hamsinin daha bol olacağı ümidini yaşadıklarını kaydeden balıkçı esnaflarından Adem Kaygusuz ise “Bugün hamsi biraz bol geldi. Dün kilosu 125-150 TL idi bugün 100 TL. Hamsi şu sıralar genelde Rize açıklarında avlanıyor. Şu an hamsi tam istediğimiz boyutta değil temennimiz biraz daha büyümesi. Sezon başından beri genelde palamut satıyoruz. Geçen bir tane palamut yoktu. Deniz suyu biraz daha soğursa inşallah hamsiyi daha bol bekliyoruz. 2-3 gün önce balık haline 200-300 kasa geliyordu. Bugün şükürler olsun Trabzon Balık Hali’ne bin-bin 500 kasa kadar hamsi girişi oldu” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin