Karabük Üniversitesi SOGEF desteğiyle Hayvan Hakları Kulübü tarafından 31 Mart-16 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Sokak ve Şehir Hayvanları Fotoğraf Yarışması Ödül töreni yapıldı. Fen Fakültesi Konferans Salonu’ndaki törene, Üniversite Akademik ve İdari Personeli ile öğrenciler katıldı.
Tören Hayvan Hakları Federasyonunun hazırladığı ‘Beni Terk Etme’ adlı kısa film gösterimi ile başladı.
Açılış konuşması yapan Hayvan Hakları Kulübü Başkanı Atiye Nur Ataç, “Terkedilmek her canlıya acı verir. Bu fotoğraf yarışması düzenlemekteki amacımız canlılara bir faydamızın dokunmasını istememizdi. Böylelikle birçok canlının yaşam mücadelesine katkıda bulunuldu. Kazanan arkadaşları tebrik ediyorum” dedi.
Yarışma da 1. olan Musa Bilal Soysal’a plaketini ve hediyesini Üniversite Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Spor Şube Müdürü Fatih Oğuz takdim etti.
Yarışma da 2. olan Furkan Pınarbaşı’na plaketini ve hediyesini Üniversite İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi, Hayvan Hakları Kulübü Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Sırma Oya Tekvar takdim etti.
Yarışma da 3. olan Seda Adıgüzel’ e plaketini ve hediyesini Üniversite Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Spor Şube Müdürü Fatih Oğuz takdim etti.
Jüri özel duyarlılık ödülünü ise Sema Güven kazandı. Yarışmaya katılan ve dereceye giren fotoğraflar Teknoloji Fakültesi Fuaye alanında sergilendi.


Sokak ve Şehir Hayvanları Fotoğraf Yarışması
Asıl Mesele Hukuk Değil, Gündem Olmak..!
Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya dün iki yıllık görev sürecini değerlendirdiği bir toplantı yaptı.
Yapılan hizmetleri anlattı, devam eden projeleri paylaştı, eksikleri de saklamadan konuştu.
Açıkçası toplantının özünde belediyenin iki yıllık performansı vardı.
Başkan Çetinkaya, göreve geldikleri ilk günden bu güne kadar olan süreçte mesai mefhumu gözetmeden canla başla çalıştıklarını ve iki yıllık süreç zarfında da söz verdikleri projelerin yüzde 80’i aşan bölümünün çoğunun tamamlandığı bir bölümünün de projelerinin hazırlandığını söyledi.
Ama her zamanki gibi bazıları konunun tamamını değil, işine gelen bir cümleyi alıp başka yerlere çekmeyi tercih etti.
Başkan Çetinkaya’nın söylediği şu söz sosyal medyanın da konusu oldu
“Devletin malına zarar veren oğlum da olsa babamın oğlu da olsa yamulturum.”
Şimdi bakıyorsun…
Bir kesim hemen hukuk profesörü kesilmiş.
“Yok efendim, hukuk devletinde kimse kimseyi yamultamazmış…”
İnsan evladını ya da kardeşini yamultur mu; kızgınlığın ve sinirlenmişliğin bir ifadesi olarak kullanılır ve halk dilinde de bu vardır.
Ne güzel bir dünya..!
İki saatlik toplantının ardından o kadar çok konuşulacak konu varken, sen tut tek bir cümleye saplan kal…
Bu memlekette bugüne kadar neler söylendi, neler yapıldı?
O zaman neredeydiniz?
Bu şehir, ağza alınmayacak sözleri de duydu…
Hakaretleri de gördü…
Tehditleri de…
Bu şehir, kendi memleketini geneleve benzetenleri de gördü.
İnsanla hayvanı aynı kareye koyup sözde sanat yapanları da…
Menfaati için herkese saldıranları da…
O günlerde hukuk aklınıza gelmiyor muydu?
O günlerde adalet yok muydu?
Şimdi bir belediye başkanının kullandığı halk dili üzerinden bir anda hukuk nutukları atılmaya başlandı.
Burada mesele hukuk falan değil.
Mesele gündem olmak.
Çünkü artık herkes kolay yoldan tanınmanın derdine düşmüş durumda.
Okumuşu ayrı telden.
Okumamışı ayrı telden konuşur olmuş…
Ama işin özünde aynı hesap var; görünür olmak.
Eksik varsa eleştirilmeli, yanlış yapılan bir şey varsa da söylenmeli…
Ama sürekli kelime avcılığı yapıp, her açıklamadan kriz çıkarmaya çalışmak da başka bir hastalık haline geldi.
Velhasıl…
Bu şehir çok şey gördü.
Samimiyetsiz duruşları da gördü, işine göre taraf değiştirenleri de…
Vesselam…


