Reklam
Reklam
670f96a73bfc7
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Ekim, 2024 13:34 tarihinde yayınlandı
0

Siyez Buğdayının Kalın Bağırsak Mikrobiyotası Üzerindeki Etkileri Araştırılıyor

Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Dr. Öğretim üyesi Mukaddes Kılıç Bayraktar, araştırdıkları proje ile Siyez buğdayının işlenmesi sırasında atık olarak ortaya çıkan buğday kepeğinden yüksek katma değerli bir ürün elde ederek yeni fonksiyonel ürünler geliştirmek için çalıştıklarını söyledi.

Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Dr. Öğretim üyesi Mukaddes Kılıç Bayraktar, “Siyez Buğdayı Arabinoksilanlarının Modern Buğday ile Karşılaştırılması ve Kalın Bağırsak Mikrobiyotası Üzerine Etkisi” başlıklı proje TÜBİTAK 2218 yurt içi doktora sonrası araştırma burs programı kapsamında destek almaya hak kazandı.
Proje, Türkiye’nin kadim tarım ürünlerinden biri olan Siyez buğdayının, modern buğday çeşitleri ile karşılaştırmalı olarak insan sağlığı üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlıyor. Özellikle, kalın bağırsak mikrobiyotasına olan etkilerinin değerlendirilmesi ile bağırsak sağlığının korunması ve iyileştirilmesine yönelik önemli bulgular elde edilmesi hedefleniyor. Siyez buğdayının besin bileşenleri ve özellikle arabinoksilan içerikleri üzerine yapılacak bu çalışma, fonksiyonel gıdaların önemini vurgularken, geleneksel besin kaynaklarının modern toplumlar için ne denli kıymetli olduğunu da ortaya koyacak.

TÜBİTAK tarafından desteklenen bu projede, bağırsak sağlığı ile ilgili önemli veriler elde edilerek, beslenme alanında yeni yaklaşımlar geliştirilmesi planlanıyor.
Karabük Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Dr. Öğr. üyesi Mukaddes Kılıç Bayraktar, TÜBİTAK 2218 Yurt İçi Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı kapsamında desteklenen projesi hakkında bilgi verdi. Bayraktar, projesinin ana başlığının “Siyez Buğdayı Arabinoksilanlarının Modern Buğday ile Karşılaştırılması ve Kalın Bağırsak Mikrobiyotası Üzerine Etkisi” olduğunu belirterek, tüketici taleplerinin son yıllarda daha doğal ve fonksiyonel gıdalara yöneldiğini vurguladı.
Siyez buğdayının, yüksek protein içeriği ve düşük glisemik indeksi gibi özellikleriyle sindirim sistemini düzenleyici etkiler sunan, modern buğdaya alternatif bir atalık tohum olduğunu ifade eden Dr. Öğr. üyesi Mukaddes Kılıç Bayraktar, “Siyez buğdayı, bilindiği gibi bir atalık tohumlardan bir tanesi. Yüksek protein içeriği, düşük glisemik indeksi, sindirim sisteminin düzenleme özellikleriyle aslında modern buğdaya bir alternatiftir siyez buğdayı. Ancak bilinenin aksine bilimsel araştırmalar yapılarak gerçekten insan sağlığına ne gibi olumlu ya da olumsuz etkileri var bunun araştırılması gerekmekte. Biz de yaptığımız çalışmalarda bu konuda bir eksiklik olduğunu fark ettik” dedi.

Projede, buğday kepeğinde bulunan arabinoksilanların kalın bağırsak mikrobiyotası üzerindeki etkilerinin araştırılacağını aktaran Bayraktar, “Arabinoksilan dediğimiz aslında buğday işleme sırasında oluşan buğday kepeği bu genellikle atık olarak değerlendirilmiyor ama atık olarak ortaya çıkan bir ürün. Ancak oldukça da kıymetli diyet lifi açısından ve bu diyet lifinin önemli bir kısmını da arabinoksilanlar oluşturmakta. Bunların tüketimi kalın bağırsak mikrobiyotatını nasıl etkiliyor aslında proje bunun üzerine olacak. Hem böyle bölgenizde yetiştirilen çok üzerine çalışılmamış hem de biz böyle atık kısmı da olan bunu nasıl faydalı bir hale getirebiliriz, katma değerli bir ürün haline getirerek fonksiyonel bir gıdaya dönüştürebilir miyiz? İnsan sağlığa açısından faydalı bir hale dönüştürebilir miyiz? Projenin amacı aslında bu” diye konuştu.

Bayraktar, “Atık olarak ortaya çıkan bu gıdadan biz yüksek katma değerli bir ürün elde edebilirsek yeni fonksiyonel ürünler geliştirmede bu ürünü kullanacağız. Siyez arabinoksilanlarını fonksiyonel ürün geliştirmede kullanacağız inşallah. Bu da bunu tükettikten sonra acaba ikinci beyin olarak adlandırılan bağırsak sağlığımızı nasıl etkiliyor? Buradaki hangi mikroorganizmaların gelişimini etkiliyor? Kalın bağırsak sağlığımızın üzerine etkilerini araştırmış olacağız” şeklinde konuştu. Son olarak, bu alandaki bilgi ve tecrübeyi Karabük Üniversitesine taşımayı planladığını belirten Bayraktar, “Bir yıllık çalışma sürecimizin ardından kendi laboratuvarımızı kurarak, üniversitemize katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
we 2
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
03 Haziran, 2026 14:14 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Türkiye’nin en köklü belgesel film festivali 27. kez kapılarını açıyor

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve Cittaslow üyesi olan Safranbolu’da, Safranbolu Belediyesi tarafından aralıksız sürdürülen ve Türkiye’nin en köklü belgesel film festivali unvanını taşıyan 27. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nin etkinlik programı belli oldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleri ve Safranbolu Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü organizasyonunda 10-14 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan festival, bu yıl da sinemaseverlere ve bölge halkına sanatla dolu beş gün yaşatacak.

Festival, 10 Haziran Çarşamba günü saat 11.00’de Misak-ı Milli Demokrasi Meydanı’nda Festival Organizasyon Komitesinin Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başlayacak. Aynı gün saat 17.30’da Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde ressam Hamdi Hidayetoğlu’nun ‘Figürler ve Şehirler’ kişisel suluboya sergisinin açılışı gerçekleştirilecek. Saat 20.00’deki festival basın toplantısının ardından 20.30’da açılış konuşmaları yapılarak geleneksel festival meşalesi yakılacak ve açılış, yerel pop müzik grubunun konser etkinliği ile taçlanacak.

Festival boyunca Safranbolu Belediyesi Leyla Dizdar Kültür Merkezi ve Karabük Üniversitesi Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi Konferans Salonu belgesel film yarışmasında finale kalan eserlerin gösterimlerine ve yönetmen söyleşilerine ev sahipliği yapacak.

Zengin bir içeriğe sahip olan festivalin atölye ve söyleşi programları kapsamında, sinema dünyasının önemli isimleri tecrübelerini genç sinemacılarla paylaşacak.

11 Haziran Perşembe günü Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda yapımcı ve yönetmen Esin Özalp Öztürk’ün “Belgesel Film Yapımında Uluslararası Fonlar” ile usta görüntü yönetmeni Uğur İçbak’ın “Sinematografi ve Görüntü Yönetmenliği” atölyeleri düzenlenecek. Akşam saat 20.00’de ise yapımcı ve yönetmen Pelin Esmer, “Masterclass” etkinliğiyle Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde izleyicilerle buluşacak. Aynı gün Fatma Batur’un “Çini ve Hiçlik” sergisi sanatseverlerin ziyaretine açılacak.

12 Haziran Cuma günü atölye ve söyleşiler hız kesmeden devam edecek. Yeşilçam koleksiyoneri Vadullah Taş’ın kendi adını taşıyan koleksiyon sergisinin açılışının ardından, Süleyman Civliz “Yapımcılık” üzerine bir atölye gerçekleştirecek. Akşam 19.00’da ise ünlü yönetmen, senarist ve yapımcı Ezel Akay, “Sinemada Yönetmenlik” temalı söyleşisiyle katılımcılara seslenecek.

Festivalin hafta sonu programı, Safranbolu’nun tarihi dokusuna vurgu yapan etkinliklerle başlayacak. 13 Haziran Cumartesi günü saat 09.30’da Safranbolu Tarihi Alan Başkanı Cemil Belder’in rehberliğinde “Bildiğiniz Safranbolu, Bilmediğiniz Sokaklar” temalı bir doğa yürüyüşü gerçekleştirilecek.

Ödül heyecanının yaşanacağı cumartesi günü, saat 17.00’de Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven’in katılımıyla özel bir söyleşi düzenlenecek. Ardından saat 20.00’de düzenlenecek “27. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali Ödül Töreni” ile yılın en iyi belgeselleri ödüllerine kavuşacak.

Festival, 14 Haziran Pazar günü ödül kazanan filmlerin gün boyu sürecek özel gösterimleri ve ebeveyn-çocuk deneyim atölyeleri ile sona erecek. Ayrıntılı festival programına www.altinsafran.org adresi üzerinden ulaşılabilecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin