Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Kasım, 2024 04:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Sinop’ta fethin 810. yılı coşkuyla kutlandı

Sinop’un fethinin 810. yıl dönümü, düzenlenen etkinliklerle büyük bir coşkuyla kutlandı.
Etkinlikler, Sakarya Caddesi Lonca Kapı’dan başlayarak Atatürk Caddesi üzerinden Uğur Mumcu Meydanı’na kadar süren "Fetih Yürüyüşü" ile başladı. Mehteran takımı eşliğindeki "Fetih Yürüyüşü"ne Sinop Valisi Mustafa Özarslan ve eşi Reva Beray Özarslan, Belediye Başkan Yardımcısı Hikmet Karaduman, Cumhuriyet Başsavcısı Mesut Pektaş, Adalet Komisyonu Başkanı İbrahim Hatipoğlu, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, Vali Yardımcısı Ali Osman Bulat, İl Jandarma Komutanı Hakan Başaklıgil, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Atlı askerlerin de eşlik ettiği yürüyüşe vatandaşlar, ellerinde Türk bayraklarıyla destek verdi. Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen kutlama programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Programda konuşan Vali Özarslan, "Anadolu Selçuklu Sultanı 1. İzzeddin Keykavus’un kararlılığı ve onun ordusunun kahramanlığıyla gerçekleşen Sinop’un fethinin 810’uncu yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu anlamlı günde sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Tarih milletler için hafızadır. Tarihimizi de öğrenmek için bizlerin bazı soruların cevaplarını bilmemiz, bulmamız gerekir. Biz Türkler bu coğrafya yani Sinop’a ne zaman sahip olduk? Nelerin karşılığında, nasıl fedakarlıklar ile sahip olduk? Eğer kendi tarihimizi bilmezsek, kendi tarihimizi öğrenmezsek başkalarının tarihine, onların kahramanlarına, onların coğrafyasına aşık olursunuz. Başkalarının hayali kahramanlarını değil, kendi gerçek kahramanlarımızı, kendi tarihi şahsiyetlerimizi öğrenmeliyiz. Kendi tarihimize, kendi kahramanlarımıza ve vatanımıza, coğrafyamıza, memleketimize daha yakın olmalıyız. Tarihi bilmezsek Sinop, Konya, Sivas, Amasya, Alanya, Antalya arasındaki tarihi kültürel bağlantıyı kuramayız. Karadeniz’in bağrında inci gibi duran Sinop da 810 yıl önce Kızılelma idealiyle Sultan I. İzzeddin Keykavus’un rüyasını süslemiştir. Türk milletinin Karadeniz kıyısında denizle buluşup, Karadeniz kıyısında ev yaptığı ilk yer Sinop’tur. 810 yıldır biz Türklerin evidir ve vatanıdır. Bundan dolayı bu kutlamayı hak eden bir tarihtir. Bizler de bunun hakkını vermeye çalışıyoruz" dedi.
Program, Sinop’un fethi konulu şiir yarışmasında dereceye girenlere ödüllerin verilmesi, temsili olarak sporcuların halatla kale burçlarına tırmanması ve geleneksel okçuluk gösterisi ile devam etti. Etkinlikler kapsamında Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği’nin meydanda sergilediği etkileyici konser, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Gösteriye vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Program katılımcılara dağıtılan ikramla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.