Reklam
Reklam
simon banza ligin en verimli yabancisi
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2025 16:45 tarihinde yayınlandı
0

Simon Banza, ligin en verimli yabancısı

Trabzonspor’un dönem başında Portekiz’in Braga grubundan kiralık olarak takımına kattığı Simon Banza, Harika Lig’de çıktığı 16 maçta 13 gol ve 2 asist kaydederek, bordo-mavililerin en skorer ismi oldu. Fransız futbolcu, tıpkı vakitte yaz transfer devrinde ekiplerine katılan yabancı futbolcular ortasında da en çok katkı sağlayan isim olarak dikkat çekiyor.

Trabzonspor’un, Trendyol Üstün Lig’de geride kalan 21 haftada oynadığı 20 karşılaşmada topladığı 25 puanın 15’ine direkt katkı sağlayan Simon Banza, ekibinin hamle sınırındaki en değerli kozu oldu. Bilhassa kritik maçlarda attığı gollerle dikkat çeken 28 yaşındaki oyuncu, gol krallığı yarışında da 15 gollü Başakşehir’in Polonyalı oyuncusu Piatek’in akabinde 13 golle ikinci sırada yer alıyor.

Ligin en verimli yabancısı

Sezon başında Üstün Lig’e transfer olan yabancı futbolcular ortasında en çok katkı veren isim Simon Banza oldu. Yıldız futbolcu, gerek hava toplarındaki aktifliği gerekse ceza alanındaki bitiriciliğiyle ekibini sırtlayan isim oldu. Galatasaray’da 12 gollü Victor Osimhen, Fenerbahçe’de yeniden 12 golü bulunan Youssef En-Nesyri ve Beşiktaş’ta 10 kere ağları sarsan Ciro Immobile üzere değerli isimleri geride bırakarak yabancı futbolcular ortasında ligin en verimli yeni transferi oldu.

Teknik takım memnun

Trabzonspor Teknik Yöneticisi Şenol Güneş ve teknik takımı, Simon Banza’nın performansından epeyce şad. Kadro oyununa yaptığı katkı ve ceza alanındaki bitiriciliğiyle fark oluşturan yıldız oyuncunun dönemin geri kalanında da birebir form grafiğini sürdürmesi bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin