karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Karabük Postası tarafından
14 Ağustos, 2014 14:29 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Şikayetler Kira gelirlerini Artırdı

Karabük Defterdarı Osman Koçaş, Karabük’te ev kiralarının yüksek olmasından dolayı gelen şikâyet üzerine yaptıkları tespit çalışması sonrası kira gelir beyanında yüzde 25 artış sağlandığını açıkladı.  Karabük Defterdarı Osman Koçaş, Karabük’te ev kiralarının yüksek olmasından dolayı gelen şikâyet üzerine yaptıkları tespit çalışması sonrası kira gelir beyanında yüzde 25 artış sağlandığını açıkladı. Kira gelirinin 12’de birini aldıklarını anlatan Koçaş, “Vatandaşımızın, mükelleflerimizin ellerinde bulunan gayrimenkullerini, taşınmazlarını kiraya vermesi durumunda elde ettiği gelire biz Gayrimenkul Sermaye İhradı (GMSİ) diyoruz. Bunun da 12’de birini biz alıyoruz. Yani bir aylık kira bedelini biz alıyoruz. Biz şuanda kayıp kaçağın Gayrimenkul Sermaye İhradından kaynaklandığından tespit ettik. Kiracı ile kiralayan arasında olan bir şey. Eğer aralarında ihtilafa düşmemişse hiçbir sıkıntıları yok. 500 TL ve üzeri olan bütün kiraların banka ve PTT üzerinden yatması gerekiyor. Kiracı ile kiralayan arasında güzle bir uyum olup banka üzerinden değil elden alıyorsa ihbarda gelmemişse bizim bilgimiz dışında işleri yürütebilir. 5 yıllık zaman aşımı var ve bir tespit edilmesi halinde veya şikâyet üzerine bir şekilde bize bilgi geldiğinde tespit edilmesi halinde çok yüklü miktarda ve hiçbir indirimlerden yararlandırılmadan cezalı vergi ödemek zorundalar. Sitelerde, evlerde, öğrencilerin yoğun yaşadığı yerlerde tespit yaptık. Mart ayında aldığımız beyan ile tespitleri karşılaştırdığımızda yüzde 25’e varan artışla karşılaştık. Bizim daha önceki beyannamelere oranla yüzde 25 artış olması olumlu bir gelişme. Biz şuan çapraz araştırma yapıyoruz. Banka aracılığı ile ödemişse banka miktarı tutuyor mu tutmuyor mu bunları inceliyoruz. Şimdi okullar açılacak ve yoğun bir şekilde öğrenciler Karabük’e gelmeye başladı. Ev sahiplerine sesleniyorum, gayrimenkullerini kiralarken mutlaka kira kontratı yapsınlar. Biz bunu Mart ayında alıyoruz ve doğru beyanda bulunsunlar. Süresinde verilen beyannamede ve tahakkuk eden vergi kendi lehlerine olacaktır. Kiralayanlarla ilgili olarak da mutlaka kiracı ile kiralayan ile resmi sözleşme olsun ellerinde. Aksi takdirde bir ihtilaf olduğunda delil anlamında ibraz olarak sunulacaktır. Ödemelerini mutlaka banka ve PTT kurumları üzerinden yaparak açıklamaya kira olarak yazsınlar. Hem ev sahiplerini hemde kiracıları şimdiden uyarmış oluyoruz” dedi.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin