blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Ağustos, 2025 20:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Sıcaktan bunalan mandaların deltadaki serinleme keyfi objektiflere yansıdı

Samsun’da tesirini artıran kavurucu sıcaklardan bunalan mandalar, soluğu Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’nin serin sularında aldı. Ortaya çıkan kartpostallık imajlar, tabiatın sıcakla uğraşını gözler önüne serdi.
Termometrelerin 32 dereceyi, nem oranının ise yüzde 90’ı bulduğu Samsun’da hissedilen sıcaklık 40 dereceye kadar yükseldi. Bu çok sıcaklıklar, yalnızca insanları değil, bölgenin simgesi haline gelen manda popülasyonunu da olumsuz etkiledi.
Sıcaktan bunalan mandalar, toplu halde girdikleri Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’ndeki sulak alanlarda serinlerken ortaya eşsiz kareler çıktı. Bu anlar, Cumhuriyet Savcısı ve kuş fotoğrafçısı Vedat Soğukpınar tarafından fotoğraflanırken, mandaların su keyfine vakit zaman akbalıkçıllar da eşlik etti.
Kızılırmak Deltası’nda sıcaklardan kaçanlar yalnızca mandalar değil. Balıkçıllar, leylekler, flamingolar ve daha birçok yaban hayvanı da göllere girerek serinlemeye çalışıyor. Bu durum, deltanın varlıklı biyoçeşitliliği ve doğal hayatın korunmasının ne kadar değerli olduğunu bir kere daha gösterdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
10 Şubat, 2026 10:14 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Jeffrey Epstein Dosyası Üzerinden Pedofili: Psikolojik, Pedagojik ve Toplumsal Bir Çürüme Okuması

Son dönemde yeniden gündeme gelen Jeffrey Epstein dosyası, yalnızca bireysel bir suç hikayesi değil çocukların sistematik biçimde istismar edildiği, güç ve sessizliğin suçla birleştiği küresel bir ahlaki kırılmanın göstergesidir. Bu dosya, pedofiliyi yalnızca “sapmış bireylerin davranışı” olarak ele almanın ne denli yetersiz olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Pedofili: Bir Cinsel Yönelim Değil, Psikiyatrik Bir Bozukluk

Pedofili, psikoloji literatüründe açıkça tanımlanmış bir parafilik bozukluktur. Çocuğun bedensel, duygusal ve zihinsel gelişimini hiçe sayan; rıza kavramını bilinçli olarak çarpıtan bu yapı, empati yoksunluğu, güç ihtiyacı ve kontrol dürtüsüyle beslenir.

Pedofilik bireylerde sıklıkla görülen ortak özellikler şunlardır:

Çocuğu “birey” değil, “nesne” olarak görme

Güçlü–zayıf dengesini istismar etme

Suçu rasyonalize eden bilişsel çarpıtmalar

Utançtan çok hak görme duygusu

Epstein dosyasında dikkat çeken nokta, bu patolojinin yalnızca bireysel değil, örgütlü ve korunmuş olmasıdır. Bu durum, psikolojik bozukluğun toplumsal sistemler tarafından nasıl görünmez kılınabildiğini göstermektedir.

Pedagojik Açıdan En Büyük Tahribat: Güven Duygusunun Yıkımı

Pedagoji, çocuğun dünyaya duyduğu temel güven üzerine inşa edilir. Oysa cinsel istismar, çocuğun yalnızca bedenine değil; zihnine, benlik algısına ve insanlığa dair inancına zarar verir.

İstismara uğrayan çocuklarda uzun vadede:

Travma sonrası stres bozukluğu

Kimlik karmaşası

Suçluluk ve değersizlik duyguları

Sağlıksız bağlanma örüntüleri

İleri yaşlarda depresyon ve dissosiyasyon

görülme riski artar.

Pedagojik olarak en sarsıcı sonuç ise şudur:

Çocuk, yetişkin dünyasının güvenli olmadığına inanır.

Bu inanç, yalnızca bireysel bir travma değil, kuşaklar arası bir yaradır.

Epstein vakasının en ürkütücü yönlerinden biri, suçun uzun yıllar boyunca para, statü ve güç aracılığıyla örtbas edilebilmiş olmasıdır. Bu durum toplumda sessiz bir mesaj üretir:

“Güçlüysen, dokunulmazsın.”

Pedofiliye dair asıl ahlaki çöküş, suçun varlığı değil; suskunlukla normalleştirilmesidir. Medyada, dijital platformlarda ve popüler kültürde çocuk bedeninin nesneleştirilmesi; “özgürlük” söylemi altında sınırların belirsizleştirilmesi, toplumsal bağışıklığı zayıflatmaktadır.

Ahlak, yalnızca bireysel erdem değil; toplumsal bir koruma mekanizmasıdır. Bu mekanizma zayıfladığında, en savunmasız olan çocuklar hedef hâline gelir.

Ne Yapılmalı?

Pedofiliyi romantize eden ya da relativize eden tüm söylemler açık biçimde reddedilmelidir.

Çocuklara erken yaşta beden sınırları ve güvenli temas eğitimi verilmelidir.

Aileler, “ayıp” kavramı ile değil, açık iletişim ile çocuklarını korumalıdır.

Hukuk, psikoloji ve pedagojinin birlikte çalıştığı çok disiplinli koruma sistemleri güçlendirilmelidir.

Jeffrey Epstein dosyası bize şunu hatırlatıyor:

Bir toplum, çocuklarını ne kadar koruyorsa o kadar medenidir.

Sessizlik suç ortaklığına, görmezden gelmek ise travmanın sürekliliğine hizmet eder.

Pedofili, bireysel bir sapma değil; ahlaki, psikolojik ve pedagojik bir alarmdır.

Bu alarmı susturmak değil, ciddiyetle dinlemek zorundayız.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.