Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
29 Eylül, 2021 11:00 tarihinde yayınlandı
0

SGK Yapılandırması İçin 30 Eylül Son Gün

SGK İl Müdürü İsmail Yıldırım: “ 7326 Sayılı Yapılandırma Kanunu, Vatandaşlarımızın Sosyal Güvenlik Kurumuna olan 30 Nisan 2021’den önceki (bu tarih dahil) döneme ait kurum alacaklarını kapsamaktadır”

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Karabük  İl Müdürü İsmail Yıldırım, Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçların yapılandırılması için son tarihin 30 Eylül 2021 olduğunu hatırlatarak uyarıda bulundu.

Kuruma borcu olan vatandaşların bu fırsatı kaçırmaması gerektiğini ifade eden SGK İl Müdürü İsmail Yıldırım yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“7326 Sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun”, 09/06/2021 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu Kanunla vatandaşlarımızın kamuya olan borçlarına ilişkin yapılandırmaya gidilmiştir.

7326 Sayılı Yapılandırma Kanunu, Vatandaşlarımızın Sosyal Güvenlik Kurumuna olan 30 Nisan 2021’den önceki (bu tarih dahil) döneme ait kurum alacaklarını kapsamaktadır.

Yapılandırma kapsamında; Sigorta primi, Genel sağlık sigortası primi, İşsizlik sigortası primi, Sosyal güvenlik destek primi, ödeme imkânı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi, SGK tarafından takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, 30.04.2021 tarihinden önce (bu tarih dahil) işlenen fiillere ilişkin idari para cezaları, iş kazası, meslek hastalığı ve vazife malullüğü sonucunda doğan rücu alacakları, yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacaklar, Bağ-Kur sigortalılarının daha önce dondurulan hizmet sürelerinin ihyası halinde doğacak alacaklar, 6183/48 inci maddesi kapsamında taksitlendirilen alacaklar yer almaktadır.

Bağ-Kur (4/b) sigortalıları borçlarını Yapılandırma Kanunu kapsamında ödememeleri halinde, 30/04/2021 tarihinden önceki prim borçlarından dolayı hizmetleri dondurularak prim borçları silinecektir. Aktif Vergi Kaydı olanların Sigortalılıkları 01.05.2021 tarihinden itibaren yeniden başlatılacaktır.

Yapılandırma kapsamındaki alacaklar, gecikme cezası ve gecikme zammı yerine Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (YİÜFE) Değişim Oranı ile güncellenecektir. Peşin Ödemelerde, hesaplanan Yİ-ÜFE’nin %90’ı, 2 taksitle ödemede ise %50’si silinecektir. Yapılandırmadan yararlanmak için 30.09.2021 tarihine kadar başvuruda bulunmak ve ilk taksiti en son 01.11.2021 ‘e (31.10.2021 tarihi hafta sonuna denk geldiği için) kadar ödemek gerekmektedir. Borçlar ikişer aylık dönemlerde. 6, 9, 12 ve 18 taksitte ödenebilecektir. Yapılandırmanın devamı için ilk iki taksitin süresinde ödenmesi zorunludur. 2021 /Nisan ayı ve öncesine ait Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerinin 31.12.2021 tarihine kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı silinecek ve bu kapsamdakiler kanunun yayımı tarihinden itibaren de 60 gün ve daha fazla süreye ilişkin prim borçlan olmaması halinde 31.12.2021 tarihine kadar sağlık hizmetlerinden yararlanabilecektir. GSS sigortalısı olanlardan daha önce hiç gelir testi yaptırmamış olanların 30.11.2021’e kadar ikametlerinin bulunduğu yerdeki Sosyal Yardımlaşma Vakıflarına giderek gelir testine başvurması halinde, GSS prim borcu, gelir testi sonucuna göre ilk tescil başlangıç tarihine göre güncellenecektir. Gelir testi sonucunda hane içindeki gelirin asgari ücretin 1/3’den az olduğu tespit edilenlerin borçları silinecek ve primleri devlet tarafından ödenecektir.

Kuruma borcu bulunan Vatandaşlarımız, söz konusu borçlarını yapılandırmaya 30 Eylül 2021 Tarihine kadar;  e-sigorta, e-devlet kanalıyla internet üzerinden elektronik ortamda başvurulabileceği gibi, şahsen veya posta yoluyla da bağlı bulundukları  Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü /Sosyal Güvenlik Merkezine başvurulabileceklerdir.”

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin