Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Ekim, 2019 13:31 tarihinde yayınlandı
0

SGK İl Müdüründen Kayıt Dışı İstihdam Uyarısı

SGK İl Müdürü İsmail Yıldırım: “Kayıt dışı işçi çalıştıran işverenler teşviklerden faydalanamaz”

SGK İl Müdürü İsmail Yıldırım, kayıtlı istihdamın arttırılması için çaba sarf ettiklerini ve kayıt dışı işçi çalıştıranların teşviklerden yararlanamayacağını söyledi.
SGK İl Müdürü İsmail Yıldırım, il genelinde fiili denetimler yaptıklarını bu denetimlerin devam edeceğini, bu denetimlerde amaçlarının kayıtlı istihdamın arttırılması olduğunun söyledi.
İşverenlerin çalıştırdığı kişilerin tescillerini mutlaka sağlamaları gerektiğini belirten Yıldırım, mevzuat gereği çalışmaya başlayanların işe başlamadan en az bir gün önce işe giriş bildirgelerinin yapılması gerektiğinin altını çizdi.
İsmail Yıldırım, “Sosyal güvenlik sisteminin insanları, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, malullük, yaşlılık gibi sosyal risklere karşı koruyan onları bu risklere karşı güvence altına alan bir sistemdir. Bu nedenle sosyal güvenlik hakkının bir kul hakkı, insan hakkı ve Anayasal bir haktır. Kayıt dışı çalışanın tespit edilmesi halinde, işverenlerin idari para cezasına maruz kaldıklarını ayrıca teşviklerden mahrum kaldıklarını, özellikle iş kazası durumunda kazaya maruz kalan kişinin sigortasının olup olmadığına bakılmaksızın tüm hakları verildiği için işverenlerin çok büyük yaptırımlarla karşı karşıya kalıyor” dedi.
Kayıt dışılığın işverenler açısından Uzun kayıt dışılığın işverene zararları hakkında açıklamalarda bulunarak, “İşyerinde olası bir iş kazası ve meslek hastalığı durumunda Devlete ve işçilere karşı mesuliyet doğmasına, ciddi anlamda idari ve adli yaptırımlarla karşılaşılmasına, Haksız rekabete ve piyasa dengesinin bozulmasına zemin hazırlanmasına, Devlet tarafından sağlanan teşvikler ile hibe ve kredi avantajlarından faydalanılamamasına, İşyerinde tüm çalışanların sigortalılığı sağlanmadığı için verimliliğin ve motivasyonun azalmasına ve adalet duygusunun yok olmasına,Ticari hayatta diğer işverenlere karşı güven problemi olacağından, marka oluşturma, kurumsallaşma ve pazarda yer edinme şanslarının ortadan kalkmasına yol açar” şeklinde konuştu.
Kayıt dışılığın çalışanlara ve devlete verdiği zararlara da değinen Yıldırım, “Kayıt dışı çalışan işçinin emekli hakkı elde edememesine, çalışamaz yaşa geldiğinde başkalarının yardımına muhtaç olmasına, Herhangi bir nedenle sakatlanıp çalışamaz duruma gelindiğinde malullük aylığından yararlanamamasına, Hayatlarını kaybetmeleri durumunda geride kalan eş ve çocukların (hak sahiplerinin) ölüm aylığı alamamasına, İşsiz kalması durumunda işsizlik sigortasından faydalanılamamasına, İhbar ve kıdem tazminatından yoksun kalmalarına, Yıllık izin, haftalık izin, doğum izni gibi haklardan mahrum kalmalarına yol açar. Devlet açısından zararı ise, vergi ve prim kaybına ve sosyal güvenlik sisteminde çalışan/emekli dengesinin bozulmasına, Primsiz ödemelerin artmasına, Gelir dağılımının bozulmasına ve kaynak dağılımında etkinliğin bozulmasına, Ekonomide kurumsallaşma eğiliminin azalmasına, Ekonomik verilerin güvenilirliğine ve ekonomik kararların öngörülen etkilerine engel olmasına sebebiyet veriyor” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay