karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Mart, 2025 16:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Sezonu bitmek üzere olan hamsi 150 liradan satışta

Bolu’da dönemi bitmek üzere olan hamsi kilogramı 150 liradan satışa sunulurken, Ramazan ayı hasebiyle vatandaşların balığa olan ilgisi de azaldı.
İhsaniye Mahallesi’nde her pazartesi kurulan pazarda, balık döneminin son günleri yaşanıyor. Geçtiğimiz hafta tezgahlarda 200 liradan satışa sunulan hamsi, bu hafta 150 liraya düştü. Ramazan ayı münasebetiyle vatandaşların balığa olan talebi de azaldı.

"Bayramdan sonra da çok istek olacağını düşünmüyorum"
Balık döneminin bitmesine az kaldığını belirten Emre Yıldız, "Sezonun bitmesine 40 gün kaldı, 30 gün sonra da bayram giriyor. Bayramdan sonra da çok istek olacağını düşünmüyorum. Şu an Bolu halkının yarısı balık tercih ediyor, yarısı ise etmiyor. Yani sofraların yarısında var, yarısında yok diyebiliriz. İşlerimiz de buna bağlı olarak yarı yarıya düştü lakin tekrar de gelen, balık alan vatandaşlarımız var" dedi.

"İftarda balık yenebilir"
İftar sofralarında hamsinin yenilebileceğini söyleyen Yıldız, "Geçen hafta hamsi 200 liraydı zira çok az gelmişti. Bu hafta ise 150 liraya düştü, şu sıralar bir bolluk var. Üstelik çok da hoş Karadeniz hamsisi geliyor Ereğli’den. Halkımız tercih edebilir, sofralarda kesinlikle yer alması gereken bir balık. İftarda da ağır olmaz, balık bedene yük yapmaz. Küçük balıklar da tercih edilebilir, örneğin istavrit ve hamsi. Büyük balık yemek isteyenler için de seçenekler mevcut. Ben dün akşam yedim, hakikaten çok güzeldi" diye konuştu.

"Tezgahtan hamsi hiç eksik olmadı"
Tezgahlardan dönem boyunca hamsinin eksik olmadığını lisana getiren Emre Yıldız, "Sezona palamutla başladık. Sonrasında bir vardı, bir yoktu fakat hamsi de sattık, hoş bir dönem geçirdik. Seneye inşallah tekrar bu türlü olur. Lakin palamutçuluk her sene olan bir şey değil, 3-4 senede bir yaşanıyor. Önümüzdeki dönem büyük ihtimalle tekrar hamsi satarız. Bu seneyi kapatıyoruz, bir ay içinde tezgahtan hamsi hiç eksik olmadı diyebiliriz. Vakit zaman 200-250 liraya, hatta 300 liraya kadar çıktı lakin şu an 150 lira. Halkımız tercih etmeli zira fiyat olarak da uygun. Şu an bir kilo hamsi aldığınızda, bir kilo et almış üzere oluyorsunuz. İftarlarda da rahatlıkla tüketilebilir. İstavrit, uskumru ve mezgit ise 150 liradan satılıyor, balık fiyatları düştü" halinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin