Havalar UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesiyle özdeşleşen ve “dünyanın en pahalı baharatı” olarak adlandırılan safran, havaların serin olması dolayısıyla daha çok çiçekleniyor.
Safranbolu’da 3 bin 500 yıllık geçmişe sahip, Bizans döneminde Batı Anadolu’da ticareti yapılan, Osmanlı döneminde de önemini koruyan safran yağışla birlikte bu yıl erken çiçek açtı.
Avrupa Birliği Komisyonu tarafından geçen yıl coğrafi işaretle tescillenen safranın hasadını sürerken sezonun ortalarına gelindi.
Ekim ve Kasım aylarında boyu 15-30 santimetre uzunluğa geldiğinde hasat edilen safran havanın serin olması dolayısıyla daha çok çiçeklenme imkanı yakaladı.
Ağırlığının 100 bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilen ve 1 kilo ürün elde edebilmek için 570 bin lifin gerektiği safranın kilosu 320 bin liradan alıcı buluyor.
Yukarıçiftlik Köyü’nde safran üreticiliği yapan İsmail Yılmaz, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, hasat sezonunun ortalarına gelindiğini belirtti.
“Çiçeklenme de oldukça çoğaldı” diyen Yılmaz, “İnşallah hava da iyi gidiyor. Her gün çiçekleri topluyoruz. İçindeki lifleri temizliyoruz. Hava serin gittiği için çiçekler daha güzel açıyor. Çünkü soğuklanması gerekiyor safranın. Bu sene o soğuklanmayı tamamladı” ifadelerini kullandı.
Hasadın 25 gün daha süreceğini düşündüğünü söyleyen Yılmaz, “Biz kendimiz 20 kilogram civarında ürün bekliyoruz ürettiğimiz alandan. Yeni fiyatla ilgili bir şey yok. Tamamen sezon bittikten sonra rekolteye göre fiyatlar muhtemelen değişecektir” diye konuştu.


Serin hava ‘dünyanın en pahalı baharatı’nda çiçeklenmeyi artırdı
Yaz ortasında kışın hüküm sürdüğü eşsiz coğrafya: Artabel
Gümüşhane’nin saklı cenneti Artabel Gölleri Tabiat Parkı, haziran ayının ortasında ziyaretçilerine eşsiz bir doğa şöleni sunuyor. Önceki yıllara kıyasla yoğun kar yağışının etkilerinin sürdüğü tabiat parkında kış ve bahar mevsimi aynı anda yaşanırken, ortaya eşsiz görüntüler çıktı.
Türkiye’nin birçok noktasında termometreler yaz sıcaklıklarını gösterirken, Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki Artabel Gölleri Tabiat Parkı’nda kış mevsimi etkisini sürdürmeye devam ediyor. Yüksek zirveleri ve buzul gölleriyle tanınan Artabel Gölleri Tabiat Parkı, haziran ayının ortasında sıra dışı bir manzaraya ev sahipliği yapıyor. Önceki yıllarda bu tarihlerde büyük ölçüde çözülen göller, bu yıl yoğun kar yağışı nedeniyle hâlâ buz tabakalarının altında. Yüksek kesimlerde yer alan göller beyaz örtüsünü korurken, eriyen kar sularıyla beslenen dereler ise coşkun bir şekilde akıyor. Dere yataklarında yer yer 2 ila 3 metre yüksekliğe ulaşan devasa kar kütleleri dikkat çekerken, karların arasından fışkıran yaşam doğanın eşsiz döngüsünü gözler önüne seriyor. Bir yanda eriyen karların coşturduğu dereler, diğer yanda rengarenk çiçeklerle süslenen alan ziyaretçilere aynı gün içinde dört mevsimi yaşatıyor. Artabel Gölleri Tabiat Parkı, zengin florası, endemik bitki türleri ve irili ufaklı 20’den fazla buzul gölüyle “Ölmeden önce görülmesi gereken yerler” arasında anılıyor.
Fotoğraf sanatçılarının ilk rotası Artabel oldu
Sezonun ilk yürüyüşünü gerçekleştirerek bölgenin büyüleyici güzelliğini kayıt altına alan doğaseverler ve fotoğrafçılar, Artabel’in zorlu ama bir o kadar da keyifli rotasını tamamladı. Bölgede çekimler yapan Fotoğraf Sanatçısı Metin Aydın, “Senenin ilk Artabel yürüyüşünü gerçekleştirerek sezon açılışını yaptık. Önceki senelere göre bu sene daha fazla kar var burada. Geçmiş senelerde üstteki göllerin birçoğu yarı da olsa açılmıştı. Ama bu sene sadece alttaki gölün çok az bir kısmı açılmış. Manzara çok iyiydi. Bu kadar kar olmasına rağmen çayırlarda rengarenk, hiç görmediğimiz kadar çok çiçek gördük. Burası zaten öyle bir yer; her hafta bitki örtüsü değişebiliyor. Çok değişik çiçekler vardı. Çok güzel bir bitki örtüsü vardı. Rengarenk çiçekler, karlı dağlar ve göller çektik. Çok güzel bir rotada oldukça eğlenceli bir yürüyüş yaptık” dedi.
Şırnak’tan Gümüşhane’ye uzanan doğa hayranlığı
Artabel Gölleri Tabiat Parkı’nın methini duyarak kilometrelerce uzaktan Gümüşhane’ye gelen ziyaretçiler de bölgedeki manzaraya hayran kaldı. Şırnak’tan gelen Elif Meva Demir, haziran ayında İsviçre Alpleri ve İzlanda’yı aratmayan bir iklim dalgalanmasına şahit olduklarını vurguladı. Demir, “Ben buraya Şırnak’tan geliyorum. Gümüşhane’nin doğasının çok güzel olduğunu duymuştum ve bu vesileyle gelmiş oldum. Bugün gerçekten mükemmel bir manzara var. Şu an haziran ayındayız ve burada müthiş bir doğa var şu anda. Bir anda kış, bir anda ilkbahar. Gördüğümüz manzaralar kartpostal değerinde. Adeta İzlanda, İsviçre havasında görüntüler var şu anda. İnanılmaz güzellikteki çiçekleri bol bol çektik. Mor sümbüller, nergis çiçekleri ve ismini bilmediğim bir sürü çiçek var. Karlar eriyince böyle topraktan çok güzel şeyler çıkıyor. Müthiş ya. Gerçekten yani anlatamayacağımız güzellikte şeyler var. Burası zaten Gümüşhane’nin ’Göller Bölgesi’ ama haziran ayının ortasında göller hala buzla kaplı. Bu sene muhtemelen çok kar yağdı, o yüzden böyle” diye konuştu.
Artabel vadisinde yer alan Büyük Göl’e geldiklerini, sadece onun yüzeyinin bir kısmının açıldığını ifade eden Demir, “Bu mevsimde karın olması çok güzel bir şey. Ülkenin bir köşesi tamamen yaz, bir köşesi de böyle kış ve ilkbahar oluyor. Bu durum da ülkemizin aslında ne kadar güzel olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

