Sera Gölü’nde balçık temizleme çalışmaları tamamlandı, suyunun berraklaşması için beklemeye geçildi - Karabük Haber Postası
sera golunde balcik temizleme calismalari tamamlandi suyunun berraklasmasi icin beklemeye gecildi UqIxkFmv
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Mart, 2025 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Sera Gölü’nde balçık temizleme çalışmaları tamamlandı, suyunun berraklaşması için beklemeye geçildi

Trabzon’un doğal güzelliyle ünlü turizm merkezi Sera Gölü’nde başlatılan balçık temizleme çalışmaları tamamlandı. 4 ay süren çalışmalarda göl tabanından yaklaşık 200 bin metreküp rüsûbî gereç çıkartıldı.

Trabzon’un Akçaabat ilçesinde 21 Şubat 1950 tarihinde Derecik Vadisi yamaçlarından kopan büyük kayaçların vadi tabanını tıkaması sonucu oluşan Sera Gölü’nün berraklığına kavuşması için başlatılan çalışmalar tamamlandı. Son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan turizm merkezinin çamurlu ve makus imgesi nedeniyle DSİ tarafından Ekim ayında çalışma başlatıldı. Hem Trabzon vilayet merkezine hem de Akçaabat’a yakın uzaklıkta olması nedeniyle tercih edilen Sera Gölü’nde 2015 ve 2019 yıllarında yapılan taban paklığına karşın göldeki kirliliğin önüne geçilemezken, berraklığına bir türlü kavuşamayan Sera Gölü’nün doğal haline kavuşması için Devlet Su İşleri’nce (DSİ) dere yatağına çökeltim havuzu da yapıldı. Göle yaklaşık 500 metre uzaklıkta inşa edilen çökeltim havuzu ile Sera Gölü’nde rüsûbî gereçlerin dolmasının engellenmesi amaçlandı. Çalışmalar kapsamında membada yer alan 7 adet tersip bendi temizlenirken, göl içerisinde 8 ekskavatör, 2 adet dragline iş makinesi, 1 greyder, 2 dozer, 18 kamyon, 1 su tankeri ve 3 kamp treyleri ile çalışma yapıldı. 35 işçi ile sürdürülen çalışmalarda kamyonlarda ile döküm alanına günde 9 sefer yapıldı. Çıkartılan rüsûbî materyaller 7 kilometre uzaklıktaki döküm alanına taşınırken, çalışmaların tamamlandığı gölden yaklaşık 200 bin metreküp rüsûbî materyalin çıkartıldı. Tabanı temizlenen Sera Gölü’nün berrak olacağı günler için bekleyişe geçildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tasarim19
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
28 Mart, 2026 14:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Hüseyin Lütfi Ersoy’un “Karabük Tarihi” Eseri Tanıtıldı

Araştırmacı yazar Hüseyin Lütfi Ersoy, “Karabük Tarihi” adlı eserini basın kahvaltısıyla tanıttı. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan arşiv belgeleri ve saha araştırmalarıyla hazırlanan kitap, kentin geçmişine ışık tutan önemli bir kaynak olarak dikkat çekerken, Ersoy eserin daha geniş kitlelere ulaştırılması temennisinde bulundu.

Ersoy, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:  “Bu eser aslında yıllar önce yerel araştırmacılar tarafından ortaya konmuş bir çalışmanın devamı niteliğinde. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu tür kaynakların elde bulunmadığını görüyoruz. Gönül isterdi ki Karabük Tarihi kitabımızdan binlerce adet basılarak Karabük’teki tüm okullara dağıtılsın. Çünkü biz yerel araştırmacılar, akademik bir dilden ziyade halkın anlayabileceği bir üslupla yazmayı tercih ediyoruz. Bu eser de yaklaşık yüzde 40 akademik, yüzde 60 ise halkın anlayabileceği bir dil ve üslupla kaleme alınmıştır.

Kendi emeğim, göz nurum olan bu eser için çok fazla övgüde bulunmak istemem; ancak şunu ifade edebilirim ki bu kitap önemli bir kaynak eserdir. Osmanlı arşivlerinden Cumhuriyet arşivlerine kadar Karabük coğrafyasına dair tüm belgeler tarandı. TBMM kayıtları, kanunnameler, kararname ve arşiv belgeleri tek tek incelendi. Bunun yanında saha araştırmaları yapıldı, köyler gezildi, halkla birebir görüşmeler gerçekleştirildi; rivayetler ve sözlü tarih çalışmaları derlenerek bu eser ortaya kondu.

Elbette bu kitabın daha geniş kitlelere ulaşmasını isterdik. Ancak imkânlar kısıtlı. Bu noktada maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen kıymetli hemşehrilerimiz Yaşar Gürle ve Ahmet Ulusoy’a teşekkür ediyorum. Ben buna sponsor değil, destek diyorum. Çünkü sponsorlukta karşılıklı menfaat, destekte ise dua vardır.

Ayrıca bu süreçte katkı sunan, yanımızda olan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün burada bulunamayan ancak gönlü bizimle olan isimlere de şükranlarımı sunuyorum. Karabük’ün kültürel ve tarihî değerlerine sahip çıkan herkese minnettarım.

Yazar için en mutlu an, eserinin matbaadan çıktığı o ilk andır. Ben de bu duyguyu yıllar önce yaşamıştım. İnşallah bundan sonraki çalışmalarımız da aynı şekilde destek bulur ve Karabük’e katkı sunmaya devam eder.”

Bizi sosyal medyadan takip edin