Karabük Postası tarafından
24 Mayıs, 2023 14:10 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Sel, hayatı olumsuz etkiledi

Kastamonu’da sel suyunun kuvvetine dayanamayan yol çöktü, sele kapılan araç metrelerce sürüklendi. Şiddetli sağanak yağış sebebiyle tarım arazileri de sel suları altında kaldı. Kastamonu’da il merkezi, Azdavay, Devrekani, Seydiler ile İhsangazi ilçesinde dolu ile kuvvetli sağanak etkili oldu. Kastamonu’da il merkezine bağlı Gödel köyünde kuvvetli sağanak sebebiyle yükselen sel suları köprü ve yollara kadar taştı. Sel sularının şiddetine dayanamayan Gödel köyünü il merkezine bağlayan yol çöktü. Bir ticari araç ise İhsangazi-Kastamonu karayolu üzerinde yükselen sel suyu sebebiyle tarlaya sürüklendi. Sürüklenen aracın sürücüsü ise yara almadan kurtuldu. Tarım arazileri su altında kaldı Devrekani ilçesinde de dolu ekili oldu. Dolu sebebiyle ilçeye bağlı Habeşli köyü beyaz örtüyle kaplandı. Ev ve işyerlerine kadar giren doluyu vatandaşlar, küreklerle dışarı tahliye etmeye çalıştı. Merkez ilçe, İhsangazi ve Devrekani ilçelerinde tarım arazileri sel suları altında kalarak zarar gördü. “Hayvan güdüyorduk, birden sel gelince canımızı zor kurtardık” İhsangazi’nin Hocaali köyünde çiftçilik yapan Hüseyin Okur, “Arazimi sel suları bastı. Yağmur, sağanak geldi. Yonca, mısır, buğday, arpa ekmiştim. Bunların hepsi sel sularının altında kaldı. 18 dönüm mısır ekmiştim, 23 dönüm yonca, 9 dönümüne de ekin ekmiştim. Biz, yağmur yağdığı sırada hayvan güdüyorduk. Gök gürültüsünün ardından sel oldu. Sağanak yağış ile birlikte yağmurla sel geldi. Bir anda sağanak olunca canımızı zor kurtardık selden” dedi. “Tarım arazilerimiz sular altında kaldı, bir araç sele kapıldı” İhsangazi’nin Hocaali Köyü Muhtarı Alaattin Yıldızoğlu ise, “Aşırı sağanak ve dolu yağdığından dolayı arazilerimizi sel suları bastı. Görüldüğü üzere tarım arazilerimiz suların içerisinde kaldı. 1 metre yükseklikte sel var. Benim 30 dönüm mısırım, komşularımızın da ekin, mısır, yoncaları su altında kaldı. Köyümüzde elektriklerin yenilenmesiyle ilgili çalışma vardı. Müteahhit firmaya ait araç, İhsangazi-Kastamonu karayolu üzerinde sele kapılarak sürüklendi” diye konuştu. Kastamonu’nun merkez Hacıoğlu köyünde yaşayan Nazım Parmaksız da, “Köyümüzde çok aşırı bir yağış olmadı. Fakat yukarı taraflara yağdı. Çok fazla yağış olunca dere taştı ve menfez de dar olduğundan dolayı yol göçtü. 25-30 yıldır bu köprü var, biz burasını kullanıyoruz” şeklinde konuştu. Öte yandan, çöken yol ve sular altında kalan tarım arazileri havadan görüntülendi. (İHA)
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

İğneada ve Gürcistan açıklarındaki hamsi avı beklentileri karşılamayınca balıkçılar erken paydos etti

Türkiye’nin İğneada açıklarında ve Gürcistan sularındaki hamsi avından beklenen verimi alamayan tekneler yavaş yavaş balık av sezonuna veda ediyor.
Balıkçılar, bu bölgelerde görülen hamsinin de umut verici olmadığını belirtirken, genel tabloya bakıldığında Karadeniz’in birçok noktasında durumun benzer olduğunu vurguluyor.
Balıkçılar, günlük 100-150 kasa civarında bir av yapılabilmesi hâlinde balık av sezonunun biteceği 15 Nisan 2026 tarihine kadar denizde kalabileceklerini ancak bu miktarın maliyeti karşılamaması durumunda avlanmanın sürdürülebilir olmadığını dile getiriyor. Şu anda tekneler ağırlıklı olarak istavrit avına yönelirken, bazı teknelerde şimdiden karaya çekerek bir sonraki balık sezonu için hazırlıklarına başladı.
Tekne sahiplerinden Bilal Bozoklu şu an ağırlıklı olarak istavrit avladıklarını belirterek "Hamsi yok diyebiliriz. İğneada taraflarında kendini gösterdi ancak orada da çok iç açıcı bir durum yok. Olan hamsi Gürcistan’da; orada da durum pek parlak değil. Dolayısıyla Gürcistan taraflarında da yoğun bir hamsi avı söz konusu değil. Kısacası her yer aynı durumda. Bundan sonra günlük 100-150 kasa civarında av yapabilirsek sezon sonuna kadar denizde kalabiliriz ancak maliyeti kurtarmadığı sürece denize açılmamız mümkün değil. Şu anda ağırlıklı olarak istavrit avlıyoruz. Eskilerin deyimiyle, denizde zaman zaman kısır dönemler yaşandığına dair söylemler olurdu. Nitekim iyi geçen sezonlar da oldu. Örneğin bir önceki sezonda palamut çoktu, bu sezon ise hamsi vardı ancak değerini bulmadı. Hamsi kış sezonunda olsaydı ve 300-500 kasa avlayabilseydik belki bir şeyler kazanabilirdik. Ancak herkes aynı anda avladığında hamsi ucuz fiyata gidiyor. Piyasaya fazla hamsi girmesi, tekne açısından pek kurtarıcı olmuyor. Şu anda tekneler genellikle İğneada ve Marmara Denizi’nde avlanıyor. Doğu Karadeniz’de ise çok fazla tekne yok; olanlar da bizim gibi günü kurtarmaya çalışıyor. 1,5-2 ay sonra tekneler karaya çekilmeye başlar. Şu an itibarıyla karaya çekilen tekneler de var" diye konuştu.

Deniz dibindeki kirlilik ağları parçalıyor
Deniz dibindeki demir parçaları ve çöplerin ağlara zarar verdiğini belirten Bozoklu, "Denize ağ attığımızda dipteki bir cisim nedeniyle ağlarımız yırtıldı. Balıkçı deyimiyle iki, iki buçuk boy (Yaklaşık 275 metre) kadar ağımız zarar gördü. Denizin güzelliği olduğu kadar çilesi de var. Bu durum sadece dipteki cisimlerden değil, akıntıdan da kaynaklanabiliyor. Denizde çöp var, denizin altında ciddi miktarda atık bulunuyor. Özellikle Trabzon çevresinde bu sorun daha fazla görülüyor" dedi.
Kaptan yardımcısı Harun Yılmaz ise yırtılan ağları tamir ettiklerini kaydederek "Sezon, hamsi açısından verimli geçti ancak fiyatlar oldukça düşük kaldı. Bu nedenle bolluk yaşanmasına rağmen ekonomik anlamda beklentiyi karşılamadı. Şu sıralar ağırlıklı olarak istavrit avcılığı yapıyoruz. Genellikle Eynesil ile Of arasındaki bölgede avlanıyoruz. Şu anda hamsi avı yok; İğneada’da zaman zaman görülüyor ancak orada da süreklilik göstermiyor. Şu an ağ tamiriyle uğraşıyoruz. Ağlarımızın büyük gemilerin çapaları nedeniyle yırtıldığını düşünüyoruz. İki boy ağımız zarar gördü. Ayrıca denizden çöp de çıkıyor; özellikle Beşirli tarafında bu durum daha fazla görülüyor" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin