Reklam
Reklam

Sel afeti sonrası yıkım kararı verilen evler boşaltılmaya başlandı

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
12 Temmuz, 2022 10:37 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’ün Yenice ilçesinde sel afeti nedeniyle ağır hasar gören 4 ev yıkılırken, yıkım kararı verilen 8 ev de yıkım öncesi vatandaşlar tarafından boşaltılmaya başlandı.
Batı Karadeniz Bölgesinde Haziran ayının son haftasında meydana gelen sel afetinden en çok etkilenen ilçelerden biri de Karabük’ün Yenice ilçesi olmuştu. İlçeye bağlı Tır köyünde afet sonrası bir ev yan yatarken bazı evler de ağır hasar görmüştü. Bölgede yapılan hasar tespitlerinin ardından köyde bulunan 4 ev ilk etapta yıkıldıktan sonra dere yatağına yakın alanda yer alan 8 ev içinde yıkım kararı verildi.
Kurban bayramını buruk bir şekilde yaşayan vatandaşlar yarım asırlık evlerinin gözyaşları içinde boşaltmaya başladı.
Sel sonrası ağır hasar gören evleri yıkılan Münevver Akbıyık, 50 yıllık birikimlerinin yok olduğunu söyleyerek, “ Devlet evimizi yapacağını söyledi. Yetim torunlarım var. İnşallah onların boynu bükük kalmaz” dedi.
Gözyaşları içinde yıllarını verdiği evinin yıkım kararı alındığını anlatan Ali Rıza Onan, “3 tane sel geçirdik ve hiç bir şey olmadı. Ama dere yatağına yakın diye yıkım kararı aldı. Devletimiz güçlü. Bizim devletimiz gibi güçlü devlet nerede var. Dünya devletleri Türkiye’ye parmak ısırıyor. Bana yardım etmesin, benden aşağıda olanlar var. Devlet bugün olmazsa yarın yıkılacak ve seni mağdur etmem diyor. Açık açık söylüyor” dedi.
Bayram sonrası yıkılacak olan 8 ev için tahliye kararı verildiği köyde vatandaşlar evlerindeki eşyalarını boşaltmaya devam ediyor.
Öte yandan, yaşanan sel afetinde büyük hasar gören ve yolların göçtüğü Şeker kanyonunda ise vatandaşlar tehlikeye rağmen doğa yürüyüşü yaparak, zarar gören alanları geziyor. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin

Kastamonu’da kursiyerlerin yaptığı ürünler beğeniye sunuldu

kastamonuda kursiyerlerin yaptigi urunler begeniye sunuldu hKKxJJeM
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Haziran, 2026 00:30 tarihinde yayınlandı
0 0

Kastamonu’da öğrenim gören kursiyer tarafından yapılan ahşap ürünler ve eserlerin beğeniye sunulduğu sergi yoğun ilgi gördü.

Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, ahşap sanatının geçmişten günümüze uzanan birikiminin tanıtılması, geleneksel sanatların yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla sergi düzenlendi. “Hayat Boyu Öğrenme” haftası etkinlikleri çerçevesinde Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilen sergide Halk Eğitimi Merkezi bünyesindeki il genelindeki kurslarda eğitim gören kursiyerlerin yıl boyunca yaptığı ürünler sergilendi. Serginin açılış kurdelesini Vali Meftun Dallı ve Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ile protokol üyeleri kesti. Açılışın ardından Vali Dallı ve beraberindeki heyet kursiyerler tarafından yapılan ürünleri inceledi. Vali Dallı, stantları tek tek ziyaret ederek kursiyerler ve usta öğreticilerinden ahşap ürünleri hakkında bilgiler aldı. Vali Dallı, stant ziyaretinde Kastamonu’nun coğrafi işaretli ürünleri olan Tosya kıstısı ile taş baskı yaptı. Ayrıca Halk Eğitim Merkezi tarafından getirilen dokuma tezgahı da vatandaşların yoğun ilgisini gördü.

Sergide konuşan Vali Meftun Dallı, “Kastamonu’muzun ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi sanatları ve zanaatları var. Hepimiz ’beşikten mezara kadar ilim öğreniniz’ ve ’iki günü eşit olan zarardadır’ bir inancın, bir medeniyetin mensuplarıyız. Hayat Boyu Öğrenme Haftası ve bu hafta çerçevesinde yıl boyunca yapılan etkinliklerle bu güzel sanatlarımızı, zanaatlarımızı hem yeni nesillere aktarmış oluyoruz, hem de bunları geleneksel, kültürel, folklorik olmaktan çıkartıp, bunları yeni teknolojilerle birleştirerek, bugünün ihtiyaçlarına hitap eder hale getiriyoruz. Gençlerimize bu kültürü aktarmanın en güzel yollarından birincisi bu çalışmalardır” dedi.

Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş da, “Bizim kültürümüzde her yapılan işleme, her çalınan müzik, her ağaca verilen şekil o insanımızın sevdasını, geleceğini, hayata bakışını da ifade etmektedir. Burada sergilenen ürünler, insanlarımızın nasıl DNA’sı var ise, toplumumuzun da, kültürümüzün bir DNA olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu DNA kuşaktan kuşağa aktarılmak zorundadır. Bizlerde burada sergilediğimiz ürünlerle zengin olan kültürümüzü de geleceğe aktaracağız. Bugünün çocuğu yarının geleceği olan gençlerimize de bu kültürü de emanet edeceğiz. Medeniyetimize baktığımız zaman binlerce dosyadan, binlerce klasörden oluşan büyük bir kütüphaneye benzetebiliriz. Bu kütüphanelerin içindeki dosyaların bir kısmını da burada görmüş olacağız. Aynı zamanda milli olan ve milli ürünlerle ortaya çıkanlarda, milletler arasında kendini daha rahat ifade edebilir. Buradaki yerli ve milli ürünlerle de milletler arasındaki kültürümüzü en iyi şekilde ifade edebileceğimizin farkındayım. Buradaki her bir ürün bir emek, bir sabır ve bir alın terinin ürünü olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin